Kayıt: 2004-09-13 (13:45)
Mesaj: 10.111
Kızıl Nehirler
Jean-Christophe Grange
DOĞAN KİTAPÇILIK / Dünya Edebiyatı
Biz Efendileriz, Biz Köleleriz.
Biz Her Yerdeyiz, Hem de Hiçbir Yerde.
Biz Karar Verenleriz.
Kızıl Nehirlerin Hakimiyiz.
Kalbinize güvenmiyorsanız ya da ocakta yemeğiniz varsa, bu kitabı okumaya başlamayın.
Grange'nin sınır tanımayan hayal gücü, sürekli artan gerilim, etkileyici karakterler, birbirinden korkunç cinayetler; hepsi daha ilk satırlardan itibaren size hükmedecek...
"Kızıl Nehirler" sadece Fransa'da 450.000 sattı ve 20 dile çevrildi.
Soluk kesen bir tempo. İnsanı hemen saran bir hikaye. Çok gerçekçi şiddet sahneleri. İki sıradışı insanın çevresinde gelişen olaylar: biri enerji dolu, tecrübeli bir polis, diğeri sokaklardan gelme Mağripli bir çaylak...
"İnsanı daha ilk sayfalardan itibaren sarsan, altüst eden, yutan o kitaplardan biri. Sizi sürekli olarak gerilimin sınırlarında dolaştıracak; akkor haline gelmiş bir telin üzerinde yürüyormuş hissi verecek kusursuz bir thriller."
-Le Monde-
"James Ellroy ve Thomas Harris etkisinde bir seri cinayet hikayesi."
-Le Nouvel Observateur-
"Grange inanılmaz bir ustalıkla, insanı şaşkına çeviren kusursuz bir roman yazmayı başarmış. Okur romandan şok halinde ve kitabın bitmiş olmasından duyduğu boşluk içinde çıkıyor."
-Le Point-
"Polisiye-gerilim romanlarının Anglosaksonların işi olduğu söylenirdi. Grange 'Kızıl Nehirler'le, sadece bir Fransız yazarın bu türde yazabileceğini değil, aynı zamanda Anglosaksonlara gerçekten sıkı bir rakip olacağımı da kanıtlıyor."
-Le Magazine litteraire-
"'Kuzuların Sessizliği'nden bu yana yazılmış en iyi gerilim romanı."
-Le Figaro-
Kayıt: 2004-09-13 (13:45)
Mesaj: 10.111
Kurtlar İmparatorluğu
Jean Christophe Grange
DOĞAN KİTAPÇILIK
Her şey korkuyla başladı. Ve yine korkuyla sona erecek.
"Gerçekten etkileyici bir yazar."
- The Guardian
"Grange güçlü bir kalem. Onu seviyorum."
- Anita Brookner, The Spectator
"Eleştirilere, mantığa, gerçeğe meydan okuyan bir kitap..."
- The Washington Post
"Paris'te sokak sokak, cadde cadde yaşanan bir kedi-fare oyunu... İstanbul'a kadar süren ve Nemrut Dağı'nda sona eren bir kaçma-kovalamaca... Jean-Chritophe Grance'ye yaraşır bir kitap."
- Le Monde
Seri cinayetlere, uyuşturucu kaçakçılığı, Strasbourg-Saint-Denis'deki küçük Türkiye, Fransız polisindeki iç hesaplaşmalar, tıbbın karanlık amaçları alet edilmesi.
Paris'i kana boyayan Türk mafyası. Kızıl Nehirler'in, Taş Meclisi'nin ve Leyleklerin Uçuşu'nun yazarı Grange'den yine çarpıcı, yine soluk soluğa bir roman.
Kayıt: 2004-09-13 (13:45)
Mesaj: 10.111
Taş Meclisi
Jean-Christophe Grange
DOĞAN KİTAPÇILIK / Çağdaş Dünya Edebiyatı
Jean Christophe Grange, "Kızıl Nehirler"in ardından "Taş Meclisi"yle yine sahnede. Gerçekten şaşırtıcı bir hayal gücü... Dayanılmaz bir gerilim... Fiziksel ve psikolojik şiddet... Parapsikoloji... Şamanizm... Telepatiyle gerçekleştirilen bir trafik kazası... Esrarengiz akupunkturcu... Türk ve Moğol şamanların mirasçıları arasındaki savaş... Mucizevi tedaviler, ani ölümler.. Bilimsel referanslar, polisiye vakaları ve parapsikolojik olguları etkileyici bir psikolojik atmosfer içinde birleştiren bir hikaye. Eski Sovyetler Birliği'nin gömülmüş sırları, nükleer füzyon, Mayıs 68'in hala varlığını sürderen derin izleri, peş peşe bulunan ipuçları. Kurbanların cellat, kahramanların hep kötü olduğu fantastik bir gerilim. "'Taş Meclisi', Grange'nin bugüne kadar yazdığı en karmaşık ve en sarsıcı roman." - Le Point- "Hem gerilim romanlarından hem de fantastik romanlardan izler taşıyan, gene çok satacak yeni bir Grange." - Le Soir- "Sonunda bir Fransız yazarın en iyi Anglosakson gerilim yazarlarıya boy ölçüşebildiğini görmek sevindirici." - L'Independant Dimanche- "Bir zamanların gezgini Grange sadece Avrupa'yı değil, tüm düyayı iyi tanıyor. 'Kızıl Nehirler'in yazarı aslında tam bir edebiyat keşişi. 'Taş Meclisi'de tıpkı ona benziyor. Şamanizm ile parapsikoloji arasında... Biraz büyücülük gibi..." - Femme- (Arka Kapak)
Kayıt: 2004-09-13 (13:45)
Mesaj: 10.111
Leyleklerin Uçuşu
Jean-Christophe Grange
DOĞAN KİTAPÇILIK / Kırmızısiyah Dizisi
Göçmen kuşlardır leylekler. Her bahar Avrupa'ya gelir, yaz sonunda tekrar Afrika'ya doğru yola çıkarlar. Ama bu yıl geri dönmeyecekler.. Louis Antioche'un kayıp leyleklerin sırrını çözmek için çıktığı yolculuk kısa sürede kabusa dönüşür. Parçalanmış cesetler, nereden çıktığı belli olmayan katiller... Arayışı onu, Bulgaristan'daki Çingene mahallerinden işgal altındaki toprakların güneşte kavrulan kibutzlarına, Orta Afrika Cumhuriyeti'nin balta girmemiş ormanlarından Kalküta'nın araka sokaklarına kadar götürecektir. Hatta cehenneme kadar...
Sınır tanımayan bir hayal gücü, kusursuz bir kurgu, tüyler ürpertici şiddet sahneleri, nefes nefese bir gerilim. Jean-Christophe Grange'yi bu tarzın zirvesine çıkaran, Kızıl Nehirler'i dünya çapında bir başarıya ulaştıran bu nitelikler, Leyleklerin Uçuşu'nda da var.
Korkutucu bir yolculuk, şaşırtıcı bir kitap!
"Kızıl Nehirler ve Taş Meclisi'ni okudum. İnanıyorum ki biz polisiye roman yazarları çok sağlam, sıkı, sarkmayan, soluk soluğa okunan bir kurguyla, edebiyatın temel işlevi olan insan benliğine yolculuğu gerçekleştirebiliriz."
Ahmet Ümit
Kayıt: 2004-09-13 (13:45)
Mesaj: 10.111
Latife ve Fikriye - İki Aşk Arasında Atatürk
Atatürk'ün başyaveri Salih Bozok anlatıyor...
İsmet Bozdağ
TRUVA YAYINLARI
Mustafa Kemal Paşa'nın en yakın arkadaşlarından biri ve başyaveri Salih Bozok'un hiçbir yerde yayınlanmamış anıları ve onun gözünden Atatürk'ün özel hayatından bilinmeyen kesitler... Atatürk'e tapan iki kadın... Fikriye ve Latife Hanımların Atatürk'ün hayatındaki yerleri ve seyirleri... Biri, Kurtuluş Savaşı öncesinden ber ionunla olan Fikriye Hanım, diğeri İzmir yangını sebebiyle Paşa'yla tanışan ve yeni bir yangına tutulan Latife Hanım...
"Sofra altüst olmuş, yemek herkesin burnundan gelecek. Mustafa Mecdi Bey dayanamamış, bir kağıda: 'Ya şimdi susarsın ya da "boş" kağıdını yazarım.' diye yazmış. Kambule Hanım'ın, kağıdı okumasıyla susması bir olmuş. Kalkmış, yemek yemeden yatağa çekilmiş.
Arada, bu patırtılar kopardı ama; Fikriye Hanım'lı Çankaya, yine iyiydi! Bu ufak tefek patırtıları bir kenara koyarsak, savaş günlerinin bütün mahrumiyetlerine, tehlikelerine, heyecanlarına, fırtınalarına rağmen; Çankaya, Fikriye Hanım'ın sayesinde hiç güneşsiz kalmadı!..."
Kayıt: 2004-09-13 (13:45)
Mesaj: 10.111
Son Padişah Vahideddin
Yılmaz Çetiner
EPSİLON YAYINLARI
Osmanlı İmparatorluğu'nun tarih sahnesinden çekilişinin son anlarıyla Cumhuriyetin kuruluşunun ilk anlarının Çetiner'in usta anlatımıyla bir roman gibi kaleme alındığı Son Padişah Vahideddin, bir anlamda yakın tarihin bu iki dönemi arasındaki geçiş sürecine de tanıklık ediyor. Osmanlı arşivinden zengin bir fotoğraf seçkisini de içeren bu kitap, tarihimizin önemli bir dönemini aydınlatıyor.
Yılmaz Çetiner Son Padişah Vahideddin adlı kitabında ...yakın tarihin meraklı sayfalarını akıcı bir uslupla anlatıyor ... saray kalıntılarının kırık dökük yaşantılarından ... bir roman bütünlüğü oluşturuyor. (İlhan Selçuk)
Kayıt: 2004-09-13 (13:45)
Mesaj: 10.111
Avrupa Birliği ve Kapitalizm
Almanya, İngiltere, Türkiye Perspektifleri
Dr. Kenan Dağcı
TASAM PUBLİCATİONS / Avrupa Birliği Serisi
Kenan Dağcı'nın "Avrupa Birliği ve Kapitalizm" konulu çalışmasının ülkemizde serbest piyasa ekonomisi üzerine çalışanlara önemli bir katkı sağlayacağına inanıyorum.
Prof. Dr. Cemal Şanslı
İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi
Ekonomik entegrasyondan siyasal entegrasyona doğru yol alan AB'de kapitalizmin nasıl nitelik değiştirdiğini mukayeseli olarak ortaya koyan faydalı bir çalışma.
Prof. Dr. Hasret ÇOMAK
Kocaeli Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı
Avrupa Birliği ve Kapitalizm, iktisadi sistem araştırmaları açısından farklı ve yararlı bir çalışma. Bu alanda yapılan tartışmalar renk katacağına inanıyorum.
Prof. D. Mehmet Zelka
Beyken Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı
Kayıt: 2004-12-07 (12:31)
Mesaj: 366
Kayıp Romanlar
Vedat Türkali
Everest Yayınları;
Ekim 2004, 1.baskı
Doktor Nahit Kotar yıllar süren siyasal sürgünden, tutkuyla bağlı olduğu İstanbul'una dönebildiğinde yetmişinin sonlarındadır. Devrimci bir emeklilik yaşam çizgisi çekmiştir kendince. İstanbul'uyla özlem giderecek, dış ülkelerde sürekli içinde olduğu sanat etkinliklerini ülkesinde izleyecek, artık kapalı olan eski örgütü adına dış ülkelerde sürdürdükleri etkinliklerden üstünde kalmış yüklüce parayı vereceği en uygun örgütü arayıp bu ağır yükten kurtulacaktır. Bir de roman yazmayı düşünmektedir bu arada. Çelişkilerle çalkalanarak değişen, değişemeyen Türkiye'de şaşkınca dolaşmaya başladığı daha ilk günlerinde bir genç kız çıkar karşısına. Aralarında yaş uçurumu olan, inandıklarının tam karşısında değerler tablosunu benimsemiş görünen bu genç kızla, Esme'yle karşılaşması yeni bir dönem başlatmıştır yaşamında. Kızgınlıklar, karşılıklı suçlamalar içinde bağlı oldukları değerleri tartışmaları, birbirlerini gizli, açık, kaçınılmaz biçimde de kendilerini sorgulamaya başlamalarıyla yepyeni bir yola düşerler. Ülkenin özgürlük kavgası, tarihten gelen, çözüm bekleyen Kürt, Ermeni sorunları, tüm bu sorunlarla birlikte dış-iç egemen karanlık güçlerin, mafyaların kanlı gölgesi vardır bu bin bir tehlikeyle dolu yolun üzerinde. Cennet, cehennem karışımı ülkemizde, yer yer yazarın da katıldığı kendine özgü acı, buruk tadıyla bir aşk romanı çıkar ortaya böylece.
Vedat Türkali'den bir aşk romanı...
Kayıt: 2004-12-07 (12:31)
Mesaj: 366
Gece Sesleri
Ayşe Kulin
Remzi Kitabevi;
Temmuz 2004, 16.baskı
Sayfa sayısı:256
Dört kuşağı içine alan anne-kız ilişkileri, aile içi çatışmalar, sık tekrarlanan askeri darbelerin değişik kuşaklar üzerindeki izleri... Geçmiş araştırılırken ortaya çıkan sırlar, ertelenmiş, söylenmiş sevgi sözleri, dolayısıyla pişmanlıklar... Kulin, Egeli büyük bir ailenin 40'lı yıllardan başlayarak günümüze kadar gelen öyküsünü anlatıyor.
Kayıt: 2005-01-17 (19:14)
Mesaj: 15
gerçi en çoooooooooook sewdiim 4 kitap en başta yazıyoo ama
MATTHEW PEARL
DANTE KULÜBÜ
İçeri girenler, dışarda bırakın her umudu
Boston...1865...Dantenin Cehennemini aMERİKAlılara tanıtmak için hazırlanan bir grup akademisyen...Ve Cehennemi canlandırmak için harekete geçen bir katil..
bla bla bla daa bi sürü bi sürü şeyler war ama yazamıcam ya bi de beni çok etkiliyen bi kitap daa
david almond
dünya büyülü bir yer