"datronx[morg_bekcisi demiş ki:
"]güzelim şehrime laf etmeyin...ankara midemi bulandıyor diyenlere sizlere kusmuklarınızı yediririm sabahlara kadar...edebinizle yazın yazılarınızı...saygısızlık yapmayın...zırvalayacaksanızda adam gibi kelimeler kullanın...burası lunapark degil...çocukmu avutuyoruz...artık birazda usluplu yazılar yazılsın su forumda allah aşkına...
olur paşam başka bi arzun varmıydı.. istersen mesajlarımı önce sana yollim.. sen onayla sora atayım.. he, olurmu?
sen nasıl bu kadar tehditkar ve agresif konuşma hakkına sahipsen bende ankara hakkında istediğimi yazacak kadar özgürüm..
"FIRTINA_38" demiş ki:
Bi b.k yok diyen arkadaşlar İstanbulun sırf güzelliklerinin görün siz..Nemden nefes alamadığınız zamanlar trafikte sıkıştığınız zaman paranız bişey almaya yetmediğinde görecem sizi!.
gör koçum.. ben istanbulu yağmurunda da kar yağdığındada trafiğinde de nemindede hereyinde severim.. istanbulun tadı bunlar zaten.. yaşamayan bilemez.. pazara kader degil meara kadar..
uzaktan sadece dudak bükebilirsiniz.. içinde olmak bambaşka bişey..
istanbul insanı yaratıcı cin fikirli geyik ve sıcaktır.. nedeni ise işte size olumsuz gelen özelliklerindendir.. ağustos sıcağında köprüde felç olmuş trafikte kafayı yemektense çıkıp muhabbet eden hatta oyun oynayan ve o anda bile eğlenen insanlarız biz.. iett de sıkış fıkış giderken isyan etmektense kendimize eğlence malezemesi çıkartmayı severiz biz.. her toplulukta mutlaka ortamı ve ortamdakileri koparan sıcak neşeli insanlar vardır.. devlet dairelerinde sabahtan akşama kadar beklemek belki bazıları için işkencedir.. ama eğer istanbulluysan ve hakkını veriyosan bunun.. o zamanlar senin için neşenin ve eğlencenin doruk noktalarıdır.. ne muhabbetler döner oralarda..
ve bunun gibi yüzlerce neden sayabilirim size..
he bide trafik felan diyosunuz ya.. mesela belki ortaköye gitmek için 2 saat yolda geçirmişizdir.. amaa.. kendimizi orya attığımızda bırakın 2 saati bütün dertleriniz arkadar kalır.. sadece ortaköy değil. bi çok yer için böyle bu..
ama boşuna konuşuyorum.. istanbulu ne kadar anlatsam boş.. yaşamanız lazım..
ankaraya gelince; ankaranın benim için hiç ama hiç bi cazip tarafı yok.. valla ister kızın ister sövün ama bu böyle.. sevmek zorunda da dğilim..
ankaranın tek özelliği başkent olması..o sıfatı çıkarın ankaradan, hiçbi özelliği kalmaz.. he bide Atatürkün mezarı var.. başka?
her ile bi renk ver deseler bana, ankaraya kahverengi derdim.. ankara, siyah olacak kadar gizemli karizma, nede beyaz olacak kadar temiz ve huzur verici.. anca kahverengi olur.. hatta duman rengi..
ilk ve ortaöğretimdeyken ben.. şuanda öyle..geziler olurdu.. ankara gelişin tek nedeni vardır; anıtkabir.. başka ne olabilirki.? "hadi gelin size müsteşarlık binasını gösterelim" dicek halleri yokya!
ama istanbulda öylemi.. 80 ilden gelen 80 grup 80 farkı yer gezebilir... saymaya gerek yok sanırım.. kıyaslamam bile yersiz ama neyse..
ankaranın nüfusu sanırım en fazla 3 milyondur.. o da ünv. örencileri dahilken.. istanbul kaç katı peki bunun? işte buna rağmen istanbul bu yükü çekiyor..hakkını fazlasıyla veriyor.. yaşanacak bi şehir olmayı fazlasıyla beceriyor..
bi şey daha dikkatimi çekti.. şehirlerarsı otobüslerin şehirçi servisleri bi tek ankarada kaldırılmıştır.. neymiş efendim.. şehrin görüntüsü bozuluyomuş.. ne görüntü varsa artık.. sosyete bi kaç grup istedi diye ortadirek zordurumda kalıyo.. ilginç?
ankara insanının en çok konuştuğu 3 şey şu imiş: siyaset, siyaset, siyaset... herkes bişeyler söyler durumda imiş siyaset için... yani anlicanız herkes herkese muhalif pozisyonunda.. örnekleri sık bunun...
neyse bugünlük bu kadar yeter..