Mesaj Panosu

en sevdiğiniz şiir nedir?
Yeni Konu Aç Cevap Gönder

Sayfa /20Birinci SayfaÖnceki Sayfa … 1415161718 … Sonraki SayfaSon Sayfa


Kız Çocuğu... 2007-09-22 (19:59)
melikege
Bayan
melikege
Türkiye, İzmir
Ege Üniversitesi
Kayıt: 2007-08-20 (22:51)
Mesaj: 374
Kız Çocuğu / Nazım Hikmet Ran

Kapıları çalan benim
kapıları birer birer.
Gözünüze görünemem
göze görünmez ölüler.

Hiroşima'da öleli
oluyor bir on yıl kadar.
Yedi yaşında bir kızım,
büyümez ölü çocuklar.

Saçlarım tutuştu önce,
gözlerim yandı kavruldu.
Bir avuç kül oluverdim,
külüm havaya savruldu.

Benim sizden kendim için
hiçbir şey istediğim yok.
Şeker bile yiyemez ki
kâat gibi yanan çocuk.

Çalıyorum kapınızı,
teyze, amca, bir imza ver.
Çocuklar öldürülmesin
şeker de yiyebilsinler.

Nazım Hikmet RAN
:) 2007-09-22 (20:07)
YalanlarUsandırdı
Bay
YalanlarUsandırdı
Türkiye, İzmir
Ege Üniversitesi
Kayıt: 2007-09-08 (13:09)
Mesaj: 303
YAŞAMAYA DAİR..
Yaşamak şakaya gelmez,
büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın
bir sincap gibi mesela,
yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden,
yani bütün işin gücün yaşamak olacak.

Yaşamayı ciddiye alacaksın,
yani o derecede, öylesine ki,
mesela, kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda,
yahut kocaman gözlüklerin,
beyaz gömleğinle bir laboratuarda
insanlar için ölebileceksin,
hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için,
hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken,
hem de en güzel en gerçek şeyin
yaşamak olduğunu bildiğin halde.

Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı,
yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin,
hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,
ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için,
yaşamak yanı ağır bastığından.

1947

2

Diyelim ki, ağır ameliyatlık hastayız,
yani, beyaz masadan,
bir daha kalkmamak ihtimali de var.
Duymamak mümkün değilse de biraz erken gitmenin kederini
biz yine de güleceğiz anlatılan Bektaşi fıkrasına,
hava yağmurlu mu, diye bakacağız pencereden,
yahut da sabırsızlıkla bekleyeceğiz
en son ajans haberlerini.

Diyelim ki, dövüşülmeye değer bir şeyler için,
diyelim ki, cephedeyiz.
Daha orda ilk hücumda, daha o gün
yüzükoyun kapaklanıp ölmek de mümkün.
Tuhaf bir hınçla bileceğiz bunu,
fakat yine de çıldırasıya merak edeceğiz
belki yıllarca sürecek olan savaşın sonunu.

Diyelim ki hapisteyiz,
yaşımız da elliye yakın,
daha da on sekiz sene olsun açılmasına demir kapının.
Yine de dışarıyla birlikte yaşayacağız,
insanları, hayvanları, kavgası ve rüzgarıyla
yani, duvarın ardındaki dışarıyla.

Yani, nasıl ve nerede olursak olalım
hiç ölünmeyecekmiş gibi yaşanacak...

1948

3

Bu dünya soğuyacak,
yıldızların arasında bir yıldız,
hem de en ufacıklarından,
mavi kadifede bir yaldız zerresi yani,
yani bu koskocaman dünyamız.

Bu dünya soğuyacak günün birinde,
hatta bir buz yığını
yahut ölü bir bulut gibi de değil,
boş bir ceviz gibi yuvarlanacak
zifiri karanlıkta uçsuz bucaksız.

Şimdiden çekilecek acısı bunun,
duyulacak mahzunluğu şimdiden.
Böylesine sevilecek bu dünya
'Yaşadım' diyebilmen için...

1948

NAZIM HİKMET Buda Nazım Göz kırpıyor
2007-09-22 (20:09)
melikege
Bayan
melikege
Türkiye, İzmir
Ege Üniversitesi
Kayıt: 2007-08-20 (22:51)
Mesaj: 374
Şaka yapıyor Mr. Green Göz kırpıyor Soğukkanlı
:) 2007-09-22 (20:11)
YalanlarUsandırdı
Bay
YalanlarUsandırdı
Türkiye, İzmir
Ege Üniversitesi
Kayıt: 2007-09-08 (13:09)
Mesaj: 303
Çok mutlu Gülüyor Yüzü kızarıyor Çok üzgün, ağlıyor -> Göz kırpıyor
2007-09-22 (20:12)
melikege
Bayan
melikege
Türkiye, İzmir
Ege Üniversitesi
Kayıt: 2007-08-20 (22:51)
Mesaj: 374
Şaka yapıyor Mr. Green
:) 2007-09-22 (20:16)
YalanlarUsandırdı
Bay
YalanlarUsandırdı
Türkiye, İzmir
Ege Üniversitesi
Kayıt: 2007-09-08 (13:09)
Mesaj: 303
Sende Edebiyat ruhuda warmış Göz kırpıyor Mr. Green
2007-09-22 (20:19)
melikege
Bayan
melikege
Türkiye, İzmir
Ege Üniversitesi
Kayıt: 2007-08-20 (22:51)
Mesaj: 374
YalanlarUsandırdı demiş ki:
Sende Edebiyat ruhuda warmış Göz kırpıyor Mr. Green
oooooooo ayıpsınnn ! Soğukkanlı Göz kırpıyor olma mı Göz kırpıyor ben kaçar şimdilik byee Göz kırpıyor
:) 2007-09-22 (20:26)
YalanlarUsandırdı
Bay
YalanlarUsandırdı
Türkiye, İzmir
Ege Üniversitesi
Kayıt: 2007-09-08 (13:09)
Mesaj: 303
Byeeeeee Çok mutlu Göz kırpıyor Mr. Green
2007-09-27 (11:53)
ugurdogan
Bay
ugurdogan
Türkiye, Tokat
Gaziosmanpaşa Üniversitesi
Kayıt: 2007-09-26 (08:40)
Mesaj: 26
Çok kızmış Niyeti kötü
yahya kemal beyatlının ' SESSİZ GEMİ'
Orhan Veli Kanık-Anlatamıyorum
Cahit sıtkı Tarancı-35 yaş şiiri
CEMAL SÜREYYA ve Cahit sıtkının bütün şiirleri Çok kızmış Niyeti kötü
2007-09-27 (13:56)
çiçek87
Bayan
çiçek87
Türkiye, Edirne
Trakya Üniversitesi
Kayıt: 2007-08-27 (19:29)
Mesaj: 347
Kim Özlerdi Avuç İçlerinin Kokusunu

O kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar
bırakılmasaydı eğer.

Dayanılması o kadar da zor değildir,
büyük ayrılıklar bile, en güzel yerde başlatılsaydı eğer.

Utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer.

Yüz kızartıcı bir suç değildir hırsızlık,
çalınan birinin kalbiyse eğer.

Korkulacak bir yanı yoktur aşkların,
insan bütün derilerden soyunabilseydi eğer.

O kadar da yürek burkmazdı alışılmış bir ses,
hiçbir zaman duyulmasaydı eğer.

Daha çabuk unutulurdu belki su sızdırmayan sarılmalar,
kara sevdayla sarıp sarmalanmasalardı eğer.

Belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine delice bakmasalardı eğer.

Çabuk unutulurdu ıslak bir öpücüğün yakıcı tadı
belki de,
kalp, göğüs kafesine o kadar yüklenmeseydi eğer.

Yerini başka şeyler alabilirdi uzun gece
sohbetlerinin,
son sigara yudum yudum paylaşılmasaydı eğer.

Düşlere bile kar yağmazdı hiçbir zaman,
meydan savaşlarında korkular, aşkı ağır
yaralamasaydı eğer.

Su gibi akıp geçerdi hiç geçmeyecekmiş gibi duran zaman,
beklemeye değecek olan gelecekse sonunda eğer.

Rengi bile solardı düşlerdeki saçların zamanla,
tanımsız kokuları yastıklara yapışıp kalmasaydı eğer.

O büyük, o görkemli son, ölüm bile anlamını yitirirdi,
yaşanılası her şey yaşanmış olsaydı eğer.

O kadar da çekilmez olmazdı yalnızlıklar,
son umut ışığı da sönmemiş olsaydı eğer.

Bu kadar da ısıtmazdı belki de bahar güneşleri,
her kaybedişin ardından hayat yeniden başlamasaydı eğer.

Kahvaltıdan da önce sigaraya sarılmak şart olmazdı belki de,
dev bir özlem dalgası meydan okumasaydı eğer.

Anılarda kalırdı belki de zamanla ince bel,
namussuz çay bile ince belli bardaktan verilmeseydi eğer.

Uykusuzluklar yıkıp geçmezdi, kısacık kestirmelerin ardından,
dokunulası ipekten bir o kadar uzakta olmasaydı eğer.

Issız bir yuva bile cennete dönüşebilirdi belki de,
sıcak bir gülüşle ısıtılsaydı eğer.

Yoksul düşmezdi yıllanmış şarap tadındaki şiirler böylesine,
kulağına okunacak biri olsaydı eğer.

İnanmak mümkün olmazdı her aşkın bağrında bir
ayrılık gizlendiğine
belki de, kartvizitinde "onca ayrılığın birinci
dereceden failidir"
denmeseydi eğer.

Gerçekten boynunu bükmezdi papatyalar,
ihanetinden onlar da payını almasaydı eğer.

Issızlığa teslim olmazdı sahiller,
kendi belirsiz sahillerinde amaçsız gezintilerle
avunmaya kalkmamış olsaydın eğer.

Sen gittikten sonra yalnız kalacağım.
Yalnız kalmaktan korkmuyorum da, ya canım ellerini
tutmak isterse...

Evet Sevgili,
Kim özlerdi avuç içlerinin ter kokusunu, kim
uzanmak isterdi ince parmaklarına,
mazilerinde görkemli bir yaşanmışlığa tanıklık
etmiş olmasalardı eğer!!



CAN YÜCEL

Sayfa /20Birinci SayfaÖnceki Sayfa … 1415161718 … Sonraki SayfaSon Sayfa


Ücretsiz Kayıt Ol