Mesaj Panosu

en sevdiğiniz şiir nedir?
Yeni Konu Aç Cevap Gönder

Sayfa /20Birinci SayfaÖnceki Sayfa 12345 … Sonraki SayfaSon Sayfa


2005-09-11 (16:43)
Kayıt: 2005-07-20 (02:48)
Mesaj: 7
Atilla İlhan-Üçüncü Şahsın Şiiri
Orhan Veli Kanık-Anlatamıyorum
2005-09-11 (17:59)
Kayıt: 2004-12-06 (14:04)
Mesaj: 3.704
Sana çirkin dediler, düşmanı oldum güzelin:
Sana kafir dediler, diş biledim Hakka bile
Topladım saçtığı altınları yüzlerce elin,
Kahpelendim de garaz bağladım ahlaka bile

Sana çirkin demedim ben, sana kafir demedim
Bence dinin gibi küfrün de mukaddesi senin
Yaşadın beş sene gönlümde, misafir demedim
Bu firar aklına nerden, ne zaman esti senin?
Zülfün yay gibi kuvvetli çelik tellerine
Takılan gönlüm asırlarca peşinden gidecek,
Sen bir ahu gibi dağdan dağa kaçsan da yine
Seni aşkım canavarlar gibi takip edecek!
2005-09-15 (00:22)
Kayıt: 2005-09-01 (11:25)
Mesaj: 2.005
Gözlerini yuvarlıyor Gözlerini yuvarlıyor Gözlerini yuvarlıyor Çok üzgün, ağlıyor Çok üzgün, ağlıyor Çok üzgün, ağlıyor
2005-09-15 (20:08)
Kayıt: 2004-10-28 (11:57)
Mesaj: 2.271
aruz vezniyle yazılmış şiirler daha çok çekiyo ilgimi...
şiir okumayı çok çok sevmem ama bi bakinin fuzulinin şiirlerini tahlil etmek yorumlamak bana eğlenceli geliyo.
2005-09-16 (22:28)
Kayıt: 2005-02-03 (23:04)
Mesaj: 642
kimi sevsem,sensin...

kimi sevsem sensin/hayret
sevgin hepsini nasıl değiştiriyor
gözleri maviyken yaprak yeşili
senin sesinle konuşuyor elbet
yarım bakışları o kadar tehlikeli
senin sigaranı senin gibi içiyor
kim sevsem sensin/hayret
senden nedense vazgeçilemiyor...

herşeyi terkettim/ne aşk ne şehvet
sarışın başladığım esmer bitiyor
anlaşılmaz yüzü koyun gölgeli
dudakları keskin kırmızı jilet
bir belaya çattık/nasıl bitirmeli
gitar kımıldadımı zaman deliriyor
kimi sevsem senisin/hayret
kapıların kapalı girilemiyor...

kimi sevsem sensin/senden ibaret
hepsini senin adınla çağırıyorum
arkamdan şımarık gülüşüyorlar
getirdikleri yağmur/sende unuttuğum
hani o sımsıcak iri çekirdekli
senin gibi vahşi öpüşüyorlar
kimi sevsem sensin/hayret
in misin cin misin anlayamıyorum..

atilla ilhan
2005-09-17 (18:28)
Kayıt: 2004-12-06 (14:04)
Mesaj: 3.704
"+lAviNia+" demiş ki:
aruz vezniyle yazılmış şiirler daha çok çekiyo ilgimi...
şiir okumayı çok çok sevmem ama bi bakinin fuzulinin şiirlerini tahlil etmek yorumlamak bana eğlenceli geliyo.



aynen kıss yoksa biz kardeşmiyiz Gülüyor Gülüyor
2005-09-17 (19:47)
Kayıt: 2005-08-24 (22:35)
Mesaj: 78
ne hasta bekler sabahı
ne de taze ölüyü mezar
ne de şeytan bir günahı
benim seni beklediğim kadar:


geçti istemem artık gelmeni
yokluğunda buldum ben seni
bırak vehmimde kalsın gölgeni
gelme artık neye yarar!



N.F.KISAKÜREK
2005-09-17 (23:03)
özgentürk
özgentürk
Türkiye, Ankara
Kayıt: 2005-09-16 (19:04)
Mesaj: 11
HAZİRANDA ÖLMEK ZOR

işten çıktım
sokaktayım
elim yüzüm üstümbaşım gazete


sokakta tank paleti
sokakta düdük sesi
sokakta tomson
sokağa çıkmak yasak


sokaktayım
gece leylâk
ve tomurcuk kokuyor
yaralı bir şahin olmuş yüreğim
uy anam anam
haziranda ölmek zor !


havada tüy
havada kuş
havada kuş soluğu kokusu
hava leylâk
ve tomurcuk kokuyor
ne anlar acılardan/güzel haziran
ne anlar güzel bahar!
kopuk bir kol sokakta
çırpınıp durur


çalışmışım onbeş saat
tükenmişim onbeş saat
acıkmışım yorulmuşum uykusamışım
anama sövmüş patron
ter döktüğüm gazetede
sıkmışım dişlerimi
ıslıkla söylemişim umutlarımı
susarak söylemişim
sıcak bir ev özlemişim
sıcak bir yemek
ve sıcacık bir yatakta
unutturan öpücükler
çıkmışım bir kavgadan
vurmuşum sokaklara


sokakta tank paleti
sokakta düdük sesi
sarı sarı yapraklarla birlikte sanki
dallarda insan iskeletleri


asacaklar aydemir'i
asacaklar gürcan'ı
belki başkalarını
pis bir ota değmiş gibi sızlıyor genzim
dökülüyor etlerim
sarı yapraklar gibi


asmak neyi kurtarır
sarı sarı yaprakları kuru dallara Şaşkın:
yolunmuş yaprakları
kırılmış dallarıyla
ne anlatır bir ağaç
hani rüzgâr
hani kuş
hani nerde rüzgârlı kuş sesleri Şaşkın:

asılmak sorun değil
asılmamak da değil
kimin kimi astığı
kimin kimi neden niçin astığı
budur işte asıl sorun!


sevdim gelin morunu
sevdim şiir morunu
moru sevdim tomurcukta
moru sevdim memede
ve öptüğüm dudakta
ama sevmedim, hayır
iğrendim insanoğlunun
yağlı ipte sallanan morluğundan !

neden böyle acılıyım
neden böyle ağrılı
neden niçin bu sokaklar böyle boş
niçin neden bu evler böyle dolu Şaşkın:
sokaklarla solur evler
sokaklarla atar nabzı
kentlerin
sokaksız kent
kentsiz ülke
kahkahanın yanıbaşı gözyaşı


işten çıktım
elim yüzüm üstümbaşım gazete
karanlıkta akan bir su
gibi vurdum kendimi caddelere
hava leylâk
ve tomurcuk kokusu
havada köryoluna
havada suçsuz günahsız
gitme korkusu
ah desem
eriyecek demirleri bu korkuluğun
oh desem
tutuşacak soluğum

asmak neyi kurtarır
öldürmek neyi
yaşatmaktır önemlisi
güzel yaşatmak
abeceden geçirmek kıracın çekirgesini
ekmeksiz yuvasız hekimsiz bırakmamak


ah yavrum
ah güzelim
canım benim / sevdiceğim
bitanem
kısa sürdü bu yolculuk
n'eylersin ki sonu yok !
gece leylâk
ve tomurcuk kokuyor
uy anam anam
haziranda ölmek zor !

nerdeyim ben
nerdeyim ben
nerdeyim Şaşkın:
kimsiniz siz
kimsiniz siz
kimsiniz Şaşkın:
ne söyler bu radyolar
gazeteler ne yazar
kim ölmüş uzaklarda
göçen kim dünyamızdan Şaşkın:


asmak neyi kurtarır
öldürmek neyi Şaşkın:
yolunmuş yaprakları
ve kırılmış dallarıyla bir ağaç
söyler hangi güzelliği Şaşkın:

kökü burda
yüreğimde
yaprakları uzaklarda bir çınar
ıslık çala çala göçtü bir çınar
göçtü memet diye diye
şafak vakti bir çınar
silkeledi kuşlarını
güneşlerini:
«oğlum sana sesleniyorum işitiyor musun, memet,
memet!»

gece leylâk
ve tomurcuk kokuyor
üstümbaşım elim yüzüm gazete
vurmuşum sokaklara
vurmuşum karanlığa
uy anam anam
haziranda ölmek zor !


bu acılar
bu ağrılar
bu yürek
neyi kimden esirgiyor bu buz gibi sokaklar
bu ağaçlar niçin böyle yapraksız
bu geceler niçin böyle insansız
bu insanlar niçin böyle yarınsız
bu niçinler niçin böyle yanıtsız Şaşkın:

kim bu korku
kim bu umut
ne adına
kim için Şaşkın:


«uyarına gelirse
tepemde bir de çınar»
demişti on yıl önce
demek ki on yıl sonra
demek ki sabah sabah
demek ki «manda gönü»
demek ki «şile bezi»
demek ki «yeşil biber»
bir de memet'in yüzü
bir de güzel istanbul
bir de «saman sarısı»
bir de özlem kırmızısı
demek ki göçtü usta
kaldı yürek sızısı
geride kalanlara


nerdeyim ben
nerdeyim Şaşkın:
kimsiniz siz
kimsiniz Şaşkın:


yıllar var ki ter içinde
taşıdım ben bu yükü
bıraktım acının alkışlarına
3 haziran '63'ü

bir kırmızı gül dalı
şimdi uzakta
bir kırmızı gül dalı
iğilmiş üzerine
yatıyor oralarda
bir eski gömütlükte
yatıyor usta
bir kırmızı gül dalı
iğilmiş üzerine
okşar yanan alnını
bir kırmızı gül dalı
nâzım ustanın


gece leylâk
ve tomurcuk kokuyor
bir basın işçisiyim
elim yüzüm üstümbaşım gazete
geçsem de gölgesinden tankların tomsonların
şuramda bir çalıkuşu ötüyor
uy anam anam
haziranda ölmek zor !


Hasan Hüseyin Korkmazgil
nazımla 3 gün için ömrümün 10 yılını hiç düsünmedn veriridm 2005-09-19 (11:58)
güzin esra
güzin esra
Türkiye, İstanbul
Kayıt: 2005-08-31 (18:04)
Mesaj: 12
SON OTOBÜS

Gece yarısı. Son otobüs.
Biletçi kesti bileti.
Beni ne bir kara haber bekliyor evde,
ne rakı ziyafeti.
Beni ayrılık bekliyor.
Yürüyorum ayrılığa korkusuz
ve kedersiz.

İyice yaklaştı bana büyük karanlık.
Dünyayı telâşsız, rahat
seyredebiliyorum artık.
Artık şaşırtmıyor beni dostun kahpeliği,
elimi sıkarken sapladığı bıçak.
Nafile, artık kışkırtamıyor beni düşman.
Geçtim putların ormanından
baltalayarak
ne de kolay yıkılıyorlardı.
Yeniden vurdum mihenge inandığım şeyleri,
çoğu katkısız çıktı çok şükür.
Ne böylesine pırıl pırıl olmuşluğum vardı,
ne böylesine hür.

İyice yaklaştı bana büyük karanlık.
Dünyayı telâşsız, rahat
seyredebiliyorum artık.
Bakınıyorum başımı kaldırıp işten,
karşıma çıkıveriyor geçmişten
bir söz
bir koku
bir el işareti.

Söz dostça
koku güzel,
el eden sevgilim.
Kederlendirmiyor artık beni hâtıraların dâveti.
Hâtıralardan şikâyetçi değilim.
Hiçbir şeyden şikâyetim yok zaten,
yüreğimin durup dinlenmeden
kocaman bir diş gibi ağrımasından bile.

İyice yaklaştı bana büyük karanlık.
Artık ne kibri nâzırın, ne kâtibinin şakşağı.
Tas tas ışık dökünüyorum başımdan aşağı,
güneşe bakabiliyorum gözüm kamaşmadan.
Ve belki, ne yazık,
hattâ en güzel yalan
beni kandıramıyor artık.
Artık söz sarhoş edemiyor beni,
ne başkasınınki, ne kendiminki.

İşte böyle gülüm,
iyice yaklaştı bana ölüm.
Dünya, her zamankinden güzel, dünya.
Dünya, iç çamaşırlarım, elbisemdi,
başladım soyunmağa.
Bir tiren penceresiydim,
bir istasyonum şimdi.
Evin içerisiydim,
şimdi kapısıyım kilitsiz.
Bir kat daha seviyorum konukları.
Ve sıcak her zamankinden sarı,
kar her zamankinden temiz.

Pırağ, 21 Temmuz 957
DOĞRU DEĞİL Mİ? YA SİZ?
2005-09-20 (12:00)
acareftelya
Bayan
acareftelya
Türkiye, İstanbul
Bahçeşehir Üniversitesi
Kayıt: 2004-02-19 (21:13)
Mesaj: 3.724
Büyük O! 19.09.05 14:54
Sevmek dedim, yoluna ölmek dedi..yol dedim, alıp başını gitmek dedi..gitmek dedim, bir ahh çekip dostlardan ayrılmak dedi..dost dedim, durdu.bana baktı..dost diye mırıldandı..yüreğime nasıl koysam
bilemediğim dedi..yürek dedim, dünyaları içine sığdıramadığım dedi..

dünya dedim, hayatın bir yüzü dedi..yüz dedim, ardında ne
gizli bilemediğim dedi..giz dedim, hep çözmeye çalıştığım
dedi..çalışmak dedim, bitmeyecek öykü dedi..öykü dedim, binlercesini
içimde gizliyorum dedi..gizlemek dedim, işte herşeyin bitimi
dedi..şey dedim, sevda dedi..sevda dedim, peşinden koştuğum
dedi..koşmak dedim, hayat bir maraton dedi..hayat dedim, öyle kısa
ki ! dedi..niçin kısa ? diye sordum,yaşanacak çok şey var, zaman yok
dedi..yaşanması gereken ne var ? diye sordum,aşk dedi..kaç kere ?
diye sordum,bin kere dedi, milyon kere..neden bir kere değil ? diye
sordum,bütün aşkların toplamı en yüce ve tek aşk dedi..önce ona
varsan olmaz mı ? diye sordum,keşke olsa dedi, ama önce yoğrulmak
gerek..acı çekmek mi ? diye sordum,evet, aşk acısında yok olmak
dedi..yok olunca ! dedim,işte gerçek aşkta o zaman yaşamaya
başlarsın dedi.. gerçek aşk ! dedim , büyük o! dedi.. durdum durdum
ve sustum..neden sustun ? diye sordu.yüreğim titredi sanki dedim..
neden ? diye sordu, bilmiyorum dedim..büyük o ! evet dedi..büyük o !
nerede ? diye sordum, her yerde dedi..nasıl diye sordum, yüreğini aç
dedi..yüreğimi açmak ! dedim, bir tebessümle bak herşeye dedi..
tebessüm dedim, her kapının anahtarı dedi..kapı dedim, girmeden
bilemezsin dedi.. ya korku ! dedim, bilinmeyenden korkar insan
dedi..ben bilmiyorum dedim.. neyi ? diye sordu. ben ` i dedim.. sen
kimsin ? diye sordu, ben kimim ? diye sordum. sevgiyle beslenensin
dedi..kimin sevgisiyle ? diye sordum, büyük o ` nun dedi..durdum
durdum yine sustum..kimsin ? diye sordum, sen` im dedi....


BENİM ÇOK HOŞUMA GİTTİ SİZİNLE DE PAYLAŞMAK İSTEDİM...
SEVGİYLE..

Sayfa /20Birinci SayfaÖnceki Sayfa 12345 … Sonraki SayfaSon Sayfa


Ücretsiz Kayıt Ol