Mesaj Panosu

Sağlıklı Ramazan
Yeni Konu Aç Cevap Gönder

Sayfa /2Birinci SayfaÖnceki Sayfa 12


2006-09-24 (16:46)
çiğdem84
çiğdem84
eline sağlık ademmm
2006-09-24 (23:11)
Kayıt: 2005-09-09 (23:06)
Mesaj: 22
teşekkür ederim arkadaşım gayet güzel bilgilendirmişsin
ah bu reflü yokmu ramazanda daha da mahvediyo valla...
2006-09-26 (00:49)
datronx[morg_bekcisi]
Bay
datronx[morg_bekcisi]
Türkiye, Ankara
Ankara Üniversitesi
Kayıt: 2004-09-13 (13:45)
Mesaj: 10.111
İftarda boş midelerini hızlı olarak ve fazlaca dolduranların yaşayacağı şişkinlik, gaz, hazımsızlık gibi yakınmaların yanında reflü hastalığına karşı da dikkatli olunması gerekiyor. İftar sonrası tok karna uzananlarda ve özellikle sahurda yemek yedikten sonra tekrar uykuya yatanlarda göğüs kafesi arkasında yanmalar, ağıza acı su gelmesi, geğirti, boğaz ve geniz bölgesi yakınmaları, uyku bozuklukları sık görülen yakınmalardır.

Tüm bunların sebebi reflü hastalığı. Reflü kelime anlamı olarak geriye kaçış demektir. Bu kelime genellikle mideden yemek borusuna asit ve gıdanın kaçışını ifade etmek için kullanılır.

Reflü hastalığı batı ülkelerinin en yaygın hastalığıdır. Erişkinlerde % 20 oranda görülür, yani her beş kişiden birinde reflü hastalığı vardır.

Reflü ne demektir?


Reflü kelime anlamı olarak geriye kaçış demektir. Reflü hastalığı terimi genellikle mideden yemek borusuna ve boğaza doğru asit kaçışını ifade etmek için kullanılır. Her beş kişiden birinde bu hastalık vardır

Reflü hastalığında ne gibi şikayetler oluşur?


Reflü hastalığında tipik yakınmalar göğüste,göğüs kemiğinin arkasında rahatsızlık hissi ve yanma ile ağıza acı su gelmesi ve geğirti olmasıdır. Tipik olmayan yakınmalar ise göğüs ağrısı, mide ağrısı, bulantı gibi yakınmalar ve bunun dışında yemek borusu ve mide dışı yakınmalardır

Yemek borusu dışı yakınmalar nelerdir?


Bunları şöyle sıralayabiliriz :
Dişlerde erozyon ve çürükler
Aşırı tükrük salgılanması
Ses kısıklığı
Ses tellerinde polip,nodül
Boğazda dolgunluk ve takılma hissi
Horlama, uyku esnasında solunum bozuklukları
Larenjit
Kötü nefes kokusu
Müzmin öksürük
Astım
Bronşit

Reflü hastalığı neden oluşur?


Normalde mide asidi yemek borusuna kaçmaz,burada asit kaçmasını engelleyen bir mekanizma vardır. Eğer bu mekanizma bir şekilde bozulur veya kişide mide fıtığı oluşursa reflü hastalığı meydana gelir. Bu gibi bir durumda yalnız asit değil,s afra veya yenilen gıdalar da geriye kaçabilir.
2007-09-10 (22:16)
haaalide
Bayan
haaalide
Türkiye, İstanbul
Boğaziçi Üniversitesi
Kayıt: 2007-07-27 (19:11)
Mesaj: 109
ramazanda gelio artık az kaldı ii oldu okuyunca:)
2007-09-11 (22:48)
MB69
Bay
MB69
Türkiye, İstanbul
İstanbul Teknik Üniversitesi
Kayıt: 2007-06-24 (14:42)
Mesaj: 6.142
saol eline sağlık bilgilerin için Göz kırpıyor
2007-09-13 (04:13)
howarda
Bay
howarda
Türkiye
Kayıt: 2007-06-06 (07:56)
Mesaj: 2.082
harikasın
2007-09-13 (14:05)
asyaaa
Bayan
asyaaa
Türkiye, Kayseri
Erciyes Üniversitesi
Kayıt: 2006-04-18 (18:26)
Mesaj: 165
Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi Diyetisyeni Gülhan Arslan, Ramazan ayı boyunca beslenmeye dikkat edilmesi gerektiğini belirterek, dengesiz beslenenlerde halsizlik, depresyon gibi birçok sağlık probleminin görüldüğü uyarısını yaptı.

Ramazanda sağlık açısından, yiyip içerken dikkat edilmesi gereken hususlar hakkında İHA'ya açıklamalarda bulunan Gülhan Arslan, "Ramazan ayında, dengesiz beslenen kişilerde halsizlik, depresyon, mide ağrısı, hazımsızlık, tansiyon düşmesi gibi birçok sağlık problemi görülebiliyor. Sahura kalkmamak veya sahurda fazla miktarda yağlı besinler almak, iftarda ise, çok miktarda ve çok çeşitli yemekler, kan şekerini hızla yükselten gıdaları almak, hızlı yemek yemek ve yeteri kadar su içmemek yanlıştır. İftar ve

sahurda ağır ve yağlı gıdalar yerine hafif, posalı ve sebze ağırlıklı besinler tercih edilmeli." dedi.

İFTARDA ÇOK YEMEK TEHLİKELİ

Ramazan ayı boyunca beslenme konusunda oruç tutacaklara tavsiyelerde bulunan Arslan, besin yönünden dengeli bir iftar sofrası hazırlamaya dikkat edilmesinin önemine işaret etti. İftarda, ilk önce hafif, az yağlı gıdalar yenmesi gerektiğine değinen Arslan, "Çok yemek, boş olan mideye yüklenilmesine sebep olur. Bu durumda sindirim zorlaşır, midede ağırlık, ekşime, yanma, bulantı, bağırsaklarda kabızlık, şişkinlik gibi sağlık problemleri yaşanır. Bunun için ilk oruç açıldığında hurma, peynir, domates,

zeytin, kepek ekmeği gibi kahvaltılıklar veya çorba, etli sebze yemeği gibi hafif yemeklerle iftara başlanmalı, sindirime zaman tanı**** 15-20 dakika sonra az yağlı ızgara, et yemeği, kuru baklagiller, sebze yemeği, salata, ayran, cacık gibi yemeklerle devam edilmeli" diye konuştu.

YEMEKLERİ YAVAŞ YEYİN

Kan şekerini hızla yükselten beyaz ekmek, pirinç pilavı gibi glisemik indeksi yüksek olan gıdalar yerine bulgur pilavı, kepekli ekmek veya kepekli makarna gibi posalı, glisemik indeksi düşük besinlerin tercih edilmesi gerektiğini de ifade eden Arslan, "Yemekler yavaş yavaş, iyi çiğnenerek yenmeli. İftarda kızartma ve yağlı gıdalar yerine ızgara, haşlama, buğulama gibi usullerle pişirilmiş hafif yemekler tercih edilmeli. Tatlı yerine hamurlu, ağır tatlılar yerine sütlü tatlılar tercih edilmeli. İftar ile

sahur arasında 2-2,5 litre su veya sulu içecekler içilmeli. Ara öğün yenecekse, meyve yemeli. Çay ve kahve, demirin emilimini azalttığı için, yemekten 1-2 saat sonra içilmeli. İftarda henüz karın doymadan sigara içilmemeli. En az 20 dakika sonra içilmeli. Vücutta hücreler gıda beklerken birden nikotin başta olmak üzere zehir yoğunluğu ile karşı karşıya kalır. Bu durumda kan pıhtılaşır ve kalp krizi riski artar. Oksijen taşıması gereken hücreler, bir anda zehir taşımaya başladığından, beyin hücreleri başta

olmak üzere çok sayıda hücre ölür. Vücutta ciddi anlamda zarar meydana gelir" şeklinde konuştu.

MUTLAKA SAHURA KALKIN

Arslan, akşamki yemekle yetinilmemesi ve mutlaka sahura kalkılmasının da önemini vurguladı. Az da olsa sahurda yemek yenmesi ve hafif besinler tercih edilmesi gerektiğini vurgulayan Arslan, şöyle devam etti:

"Çok uzun açlıklarda kan şekeri ve tansiyon düşer, boş midede asit salgısı artar. Ertesi gün ise, aç kalma süresinin uzamasıyla metabolik hız düşer, halsizlik, baş ağrısı görülür. Bunun için geceyi ve ertesi günü aç geçirmemek için mutlaka sahura kalkılmalı. Sahurda yenilen besinlerin miktarı ve çeşidi çok önemlidir. Sahurda yağlı ve ağır besinler metabolizma hızı yavaş olduğundan vücuda alınan besinlerin yağa dönüşümü daha fazla olur. Ayrıca bu tür yağlı ve ağır besinler yenip ardından yatıldığında

ciddi mide rahatsızlıkları görülebilir. Sahurda bunların yerine daha hafif, yağ oranı düşük, günlük alınması gereken protein ihtiyacının karşılanması bakımından protein içeriği yüksek, kan şekerini hızla yükseltmeyen karmaşık şekerlerden oluşan bir öğün tercih edilmeli. Süt, peynir, zeytin, kepekli ekmek, çorba, domates, salatalık, biber, reçel gibi kahvaltılık besinler veya süt, yulaf gevreği, meyve gibi besinlerden oluşan hafif bir öğün en uygunudur. Günlük su ihtiyacı 2-2,5 litredir ve bütün gün su

içilemeyeceğinden dolayı sahurda bol sıvı alınmalı."
Şaka yapıyor
iyi iftarlar
2007-09-13 (14:07)
asyaaa
Bayan
asyaaa
Türkiye, Kayseri
Erciyes Üniversitesi
Kayıt: 2006-04-18 (18:26)
Mesaj: 165
Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi Diyetisyeni Gülhan Arslan, Ramazan ayı boyunca beslenmeye dikkat edilmesi gerektiğini belirterek, dengesiz beslenenlerde halsizlik, depresyon gibi birçok sağlık probleminin görüldüğü uyarısını yaptı.

Ramazanda sağlık açısından, yiyip içerken dikkat edilmesi gereken hususlar hakkında İHA'ya açıklamalarda bulunan Gülhan Arslan, "Ramazan ayında, dengesiz beslenen kişilerde halsizlik, depresyon, mide ağrısı, hazımsızlık, tansiyon düşmesi gibi birçok sağlık problemi görülebiliyor. Sahura kalkmamak veya sahurda fazla miktarda yağlı besinler almak, iftarda ise, çok miktarda ve çok çeşitli yemekler, kan şekerini hızla yükselten gıdaları almak, hızlı yemek yemek ve yeteri kadar su içmemek yanlıştır. İftar ve

sahurda ağır ve yağlı gıdalar yerine hafif, posalı ve sebze ağırlıklı besinler tercih edilmeli." dedi.

İFTARDA ÇOK YEMEK TEHLİKELİ

Ramazan ayı boyunca beslenme konusunda oruç tutacaklara tavsiyelerde bulunan Arslan, besin yönünden dengeli bir iftar sofrası hazırlamaya dikkat edilmesinin önemine işaret etti. İftarda, ilk önce hafif, az yağlı gıdalar yenmesi gerektiğine değinen Arslan, "Çok yemek, boş olan mideye yüklenilmesine sebep olur. Bu durumda sindirim zorlaşır, midede ağırlık, ekşime, yanma, bulantı, bağırsaklarda kabızlık, şişkinlik gibi sağlık problemleri yaşanır. Bunun için ilk oruç açıldığında hurma, peynir, domates,

zeytin, kepek ekmeği gibi kahvaltılıklar veya çorba, etli sebze yemeği gibi hafif yemeklerle iftara başlanmalı, sindirime zaman tanı**** 15-20 dakika sonra az yağlı ızgara, et yemeği, kuru baklagiller, sebze yemeği, salata, ayran, cacık gibi yemeklerle devam edilmeli" diye konuştu.

YEMEKLERİ YAVAŞ YEYİN

Kan şekerini hızla yükselten beyaz ekmek, pirinç pilavı gibi glisemik indeksi yüksek olan gıdalar yerine bulgur pilavı, kepekli ekmek veya kepekli makarna gibi posalı, glisemik indeksi düşük besinlerin tercih edilmesi gerektiğini de ifade eden Arslan, "Yemekler yavaş yavaş, iyi çiğnenerek yenmeli. İftarda kızartma ve yağlı gıdalar yerine ızgara, haşlama, buğulama gibi usullerle pişirilmiş hafif yemekler tercih edilmeli. Tatlı yerine hamurlu, ağır tatlılar yerine sütlü tatlılar tercih edilmeli. İftar ile

sahur arasında 2-2,5 litre su veya sulu içecekler içilmeli. Ara öğün yenecekse, meyve yemeli. Çay ve kahve, demirin emilimini azalttığı için, yemekten 1-2 saat sonra içilmeli. İftarda henüz karın doymadan sigara içilmemeli. En az 20 dakika sonra içilmeli. Vücutta hücreler gıda beklerken birden nikotin başta olmak üzere zehir yoğunluğu ile karşı karşıya kalır. Bu durumda kan pıhtılaşır ve kalp krizi riski artar. Oksijen taşıması gereken hücreler, bir anda zehir taşımaya başladığından, beyin hücreleri başta

olmak üzere çok sayıda hücre ölür. Vücutta ciddi anlamda zarar meydana gelir" şeklinde konuştu.

MUTLAKA SAHURA KALKIN

Arslan, akşamki yemekle yetinilmemesi ve mutlaka sahura kalkılmasının da önemini vurguladı. Az da olsa sahurda yemek yenmesi ve hafif besinler tercih edilmesi gerektiğini vurgulayan Arslan, şöyle devam etti:

"Çok uzun açlıklarda kan şekeri ve tansiyon düşer, boş midede asit salgısı artar. Ertesi gün ise, aç kalma süresinin uzamasıyla metabolik hız düşer, halsizlik, baş ağrısı görülür. Bunun için geceyi ve ertesi günü aç geçirmemek için mutlaka sahura kalkılmalı. Sahurda yenilen besinlerin miktarı ve çeşidi çok önemlidir. Sahurda yağlı ve ağır besinler metabolizma hızı yavaş olduğundan vücuda alınan besinlerin yağa dönüşümü daha fazla olur. Ayrıca bu tür yağlı ve ağır besinler yenip ardından yatıldığında ciddi mide rahatsızlıkları görülebilir. Sahurda bunların yerine daha hafif, yağ oranı düşük, günlük alınması gereken protein ihtiyacının karşılanması bakımından protein içeriği yüksek, kan şekerini hızla yükseltmeyen karmaşık şekerlerden oluşan bir öğün tercih edilmeli. Süt, peynir, zeytin, kepekli ekmek, çorba, domates, salatalık, biber, reçel gibi kahvaltılık besinler veya süt, yulaf gevreği, meyve gibi besinlerden oluşan hafif bir öğün en uygunudur. Günlük su ihtiyacı 2-2,5 litredir ve bütün gün su içilemeyeceğinden dolayı sahurda bol sıvı alınmalı."
2007-09-17 (10:53)
MB69
Bay
MB69
Türkiye, İstanbul
İstanbul Teknik Üniversitesi
Kayıt: 2007-06-24 (14:42)
Mesaj: 6.142
Anadolu Sağlık Merkezi’nden Diyetisyen Cemal Aytaç Ak, Ramazan ayını sağlıklı geçirmek öneriler ve örnek iftar ve sahur menüsü verdi.

Günümüzde sahura kalkmak yerine gece yatmadan önce yenilen yemek ya da kahvaltı tercih edilmektedir. Bu alışkanlıktan uzak durup; azalan öğün sayısını az ve sık yiyerek sahur ve iftar dahil 1-2 ara öğünle en az dörde çıkarmak gereklidir. Sahura kalkılmadan oruç tutulursa aç kalma süresi artacağından metabolik hız düşer, halsizlik, başağrısı, yorgunluk ve dikkatte azalmalar görülür.

Gün içinde kan şekerinin düşmesini ve uzun süreli açlık sonrası iftarda aşırı besin tüketimini engellemek için sahurda yavaş sindirilen ve besin değeri yüksek gıdaların tüketilmesi çok önemlidir. Yemeklerin seçiminde çok yağlı, çok tuzlu ve aşırı tatlı besinlerden kaçınmak gereklidir.Bunların yerine hazmı kolay, mide-barsak sisteminde uzun süre kalabilen lifli ve sellüloz içeren sebze, meyve ve kepekli ekmek tercih edilmelidir. Sahur yemeği erken kahvaltı olarak da düşünülebilir. Protein içeriği yüksek olan besinler midenin boşalma süresini uzatarak acıkmayı geciktirdikleri için sahurda tüketilmeleri daha uygundur. Yumurta, süt, yoğurt, peynir, kurubaklagiller tercih edilebilir.

Sahurda zeytin, peynir, esmer ekmek, çiğ sebzeler, süt veya yoğurt, meyve veya taze sıkılmış meyve suları, reçel ve komposto türü gıdalar veya kurubaklagil çorbaları, etli veya etsiz sebze yemeği, yoğurt, esmer ekmek ve meyveden oluşan posa içeriği yüksek bir öğün tüketilebir.

Yetişkin bir insanın günde en az 1,5-2 litre su içmesi gereklidir. Gün içinde su kaybının önlenmesi için özellikle sahurda sıvı alımına önem verilmelidir. Geceden itibaren iftar zamanına kadar uzun süreli açlık ve özellikle sıvı tüketiminin olmaması önemli sağlık sorunlarına neden olabilir.İftar yemeklerinde yemekle beraber su tüketimini biraz daha kısıtlayarak iftar ile sahur arası 2 litre (10 su bardağı) su içmek doğru bir davranış olacaktır.

Gün boyunca aç kalınacağı için yavaş sindirilen mide bağırsak sisteminde uzun süre kalabilen lifli ve kana geçiş hızı düşük olan esmer tahıl ürünleri, sebzeler, kurubaklagiller, salata gibi gıdaları tercih etmek iftar sonrası yaşanabilecek rahatsızlıkları engeller.

İftar yemeği yavaş yavaş ve küçük porsiyonlar halinde yenmelidir. Azar azar, iyi çiğneyerek ve sık aralıklarla besin tüketilmeli; çok yağlı, çok tuzlu ve aşırı tatlı besinlerden kaçınmak gereklidir. Çorba ve kahvaltılık ürünler ve salata ile oruç açıldıktan 1-2 saat sonra ana öğün tüketmek hem metabolizmayı çalıştırmak hem de boş mideye birden yemek yemenin yol açabileceği sağlık sorunlarını engellemek adına önemlidir.

İftardan birkaç saat sonra tüketilen ana öğünde etli veya etsiz, az yağlı sebze yemeği ile az miktarda pilav, makarna veya börek yenebilir. Bunun yanında yoğurt, ayran veya süt tüketimi ihmal edilmemeli; günde 2-3 su bardağının altına düşmemesine özen gösterilmelidir.
Yemeğin ardından şerbetli hamur tatlıları, kızartılan tatlılar yerine sütlaç, güllaç gibi sütlü tatlılar veya meyve tüketilmelidir.

ÖRNEK İFTAR VE SAHUR MENÜSÜ
İFTAR:

1 kase çorba
1 dilim az yağlı beyaz peynir, 3-4 zeytin
Salata
1-2 ince dilim esmer ekmek

İftardan 1-2 saat sonra

1 tabak etli veya etsiz sebze yemeği veya
2-3 köfte kadar ızgara tavuk/balık/ kırmızı et
3-4 yemek kaşığı pilav/makarna veya 1 dilim börek
Salata
1 kase yoğurt veya cacık
1-2 ince dilim esmer ekmek

2 saat sonra

1-2 porsiyon meyve ile 1 bardak süt veya yoğurt veya 1 kase sütlü tatlı

Yatmadan

1-2 porsiyon meyve

SAHUR:
1 bardak süt veya ayran
1 haşlanmış yumurta
1-2 dilim az yağlı beyaz peynir
Domates - salatalık
1-2 porsiyon meyve
Esmer ekmek

veya;

1 kase çorba
1 tabak sebze yemeği
2-3 köfte kadar ızgara tavuk/balık/kırmızı et
1 kase yoğurt
1-2 dilim esmer ekmek

Doğru beslenmenin en önemli ilkelerinden biri sık sık ve az az yemektir. Günlük aldığı enerji miktarı aynı olan, aynı kilodaki ve aynı genetik yapıdaki ikizler eşit miktardaki yemekleri farklı şekilde tüketirlerse sonuç farklı olur. Yemeği hızlı tüketen de sonuç yağlanma olurken az az ve sık sık tüketen böyle bir sonuçla karşılaşmayacaktır. Ramazanda zayıflamaktan çok bahsedilmesi gereken tehlike şişmanlıktır. İftar sofraları genellikle oldukça zengin olup, yüksek kaloriler tatlı ile birlikte bu öğünde tüketilmektedir.

Erken saatlerdeki iftarı düşünürsek akşam saatlerinde acıktığımızda yanlış yiyecekler tercih edilirse (çikolata, cips, kuruyemiş) üstüne sahur yemeklerinde tüketilen hamur işleri börekler, gözlemeler eklenirse ramazan boyunca ciddi kilolar alınması muhtemeldir. Bu nedenle özellikle erken iftar yemeği yenilen ramazan aylarında iftarı bölüp akşamın ilerleyen saatlerine bir öğün daha eklemek doğru olacaktır. Özellikle Ramazan ayında tüketimi artan tatlılar şişmanlığa neden olan önemli yiyeceklerdir. Ramazan ayında şişmanlamak istemeyenler tatlılardan kaçınmalı, tatlı tüketilecekse az olmak şartıyla sütlü tatlılar tercih edilmelidir.

Sayfa /2Birinci SayfaÖnceki Sayfa 12


Ücretsiz Kayıt Ol