Baro Başkanı telefonda Elif’in savunmasını üzerime almamı istediği zaman doğrusu hem şaşırmış, hem de üzülmüştüm. Erhan Bener,
Hücre bir işkence odasıdır. Kemal Bekir,
Yüksek mühendis Erdoğan kolunun geniş bir hareketiyle, yarım saattir üzerinde çakılıp kaldıkları tepeyi, merdiven merdiven alçalarak ovaya doğru inen öteki yalçın tepelere bağladı. İlhan Tarus,
kemerinide iyice sıktıktan sonra o rüzgarlı havada şemsiyesi elinde ve bir diğerindede el feneri bulunan orta yaşlı bir adama camdan bakarak izlerini takip ediyor,ellerindeki sıkıca -sanki derisine yapışmış olan- kemere bakan adama tekmeler savururken,kötü havanın uğursuzluk getireceği düşüncesi içinde havaya küfürler savuruyordu...
işte sende gittin beynime bir kurşun sıkıp.soğuk kaldırımların üzerinde kanlar içinde yığılıp kalışımı seyrettin.ardına bile bakmadın.sigaranın izmaritini kanımda söndürdün....
GÜNLER HATTA YILLAR, SONBAHARDA HIRÇIN RÜZGARLARLA SERT BİR MÜCADELEDEN SONRA, DÜŞMEYE VE TÜKENMEYE MAHKUM BİR YAPRAK MİSALİ GEÇİYORDU,VE YARIN DAHA SONRAKİ GÜN SONRAKİ GÜN NE OLACAĞI BELLİ DEĞİLDİ Kİ HAZIRLANASIN ZOR GÜNLERE,İŞTE YİNE O GÜNLERDE BİRİYDİ...
İYİ AKŞAMLAR,SEN DE DENESENE YAZMAYI.ORDAKİLER CEVHER OLDUKLARINDA DEİL YAZMAYA ÇALIŞTIKLARI İÇİN YAZABİLMİŞLER.EMİNİM SEN DAHA GÜZELİNİ DE YAZARSIN.CİDDİYİM DENESENE.OKUMAK İÇİN BEKLİORUM