eslem
Türkiye, Kayseri
Erciyes Üniversitesi
Kayıt: 2005-11-05 (16:35)
Mesaj: 535
Hafta sonunu Sivas'ta geçirdim. Çok sevinçliyim, çünkü yıllardır ihmal edilen Gökmedrese'de ciddi bir restorasyon faaliyeti yürütülüyor. Sevinçliyim, çünkü hemşehrilerimde koruma şuurunu çok gelişmiş gördüm.
Sivas şehir kültürünün yansıtıldığı Hayat Ağacı ve Sultan Şehir dergilerini görseniz, bunların bir Anadolu şehrinde hazırlanıp basıldığına inanamazsınız. Sühan dergisinin de taşrada yayımlanmakta olan en güzel edebiyat dergisi olduğunu söyleyebilirim.
Ben, Sivas'ta rahmetli İbrahim Aslanoğlu'nun bir formalık Sivas Folkloru dergisini zor çıkardığı -daha sonra adını değiştirerek İstanbul'a taşımak zorunda kaldığı- yıllarda yaşadım. Çocukluğumuzda Gökmedrese ve Şifaiye'nin kirletilmiş odalarında, yıkık duvarlarında koştururduk da kimse sesini çıkarmaz, ikazda bulunmazdı. Bu eserlerin ne anlama geldiğini Ahmet Hamdi Tanpınar'ın Beş Şehir'ini okuduktan sonra anlamıştım. 1969 yılında 1000 Temel Eser dizisinde yeniden basılan Beş Şehir, benim hayatımda çok önemli bir yere sahiptir. Bacak kadar çocuktum ve Tanpınar'ı taklit ederek Sivas'ı yazmaya heveslenmiş, kelimelerle boğuşa boğuşa Gökmedrese, Çifteminare ve Ulucami hakkında birer deneme yazmıştım. Ulucami hakkındaki denemem, şimdi genel yayın yönetmenliğini yaptığım Türk Edebiyatı dergisinin ilk sayılarından birinde yayımlandı. Diğerlerini ne yazık ki kaybettim.
Çifteminare'yi anlattığım yazıda, o tarihte bir harabe halinde olan Darüşşifa'nın yapıldığı günleri ve I. İzzeddin Keykavus'un teftiş için maiyetiyle birlikte inşaat alanına gelişini hayal ediyor, sonra yaşadığım zamana dönerek duygularımı anlatıyordum. Daha o zamanlar, azıcık bilgimle ve sezgilerimle Sivas'ta tarihî eserlerinin yoğunlaştığı bölgenin farklı bir şekilde değerlendirilmesi gerektiğini düşünür, mesela Kale Camii'ne bitişik olarak inşa edilen Tan Sineması'nın varlığından rahatsız olurdum.
Çok sonraları Tan Sineması yıkıldı, Darüşşifa restore edildi, sadece tackapısı ve minareleri ayakta duran Çifteminareli Medrese'nin ve Kale Camii ile Buruciye arasındaki hamamın temel kalıntıları ortaya çıkarıldı, çevre az çok düzenlenip yeşillendirildi. Ama bunlar yetmezdi, başka bir şeyler yapılmalıydı. Bu sebeple "Sivas Selçuklu Parkı ve Kent Meydanı Projesi"nin ayrıntılarını öğrenince çok heyecanlandım. Valilik, Belediye ve Çekül Vakfı işbirliğiyle hazırlanan projede, Selçuklu'dan Cumhuriyet devrine kadar, sembolik değer taşıyan tarihî yapıların kapsamlı bir şekilde yeniden ele alınması öngörülüyor.
Çeşitli devirleri yansıtan çok sayıda tarihî eserin bir arada olması, bir şehir için ne kadar büyük bir talihtir. Selçuklu'dan Darüşşifa, Çifteminare ve Buruciye; Osmanlı'dan Kale Camii ve hamamı; Osmanlı'nın son devirlerinden Vilâyet binası, Jandarma Kışlası ve Sivas Kongresi'nin yapıldığı ünlü lise binası...
Geçen yıl, Tarihi Kentler Birliği'nin Büyük Ödülüne de lâyık görülen proje uygulanırsa, trafikten de bütünüyle arındırılacak olan şehir meydanı, Türkiye'nin en güzel meydanlarından biri haline gelecek.
Evet, sevinçliyim!
Hamiş: Sivas'a gidip de Çerkezin Kahve'ye uğramamak olmazdı. Kallavi bir fincanla okkalı -ve az şekerli- kahvemi yudumlarken bu kahvenin ayırıcı vasfı olan siyaset dedikodularına kulak kabarttım. Türkiye'yi üç büyük şehirden ibaret zannedenler, Anadolu şehirlerinde, böyle mekânlarda neler konuşulduğunu bilseler hemen toparlanıp kendilerine çekidüzen verirlerdi.
beşir ayvazoğlu
Kayıt: 2007-05-30 (15:06)
Mesaj: 15
SİVAS BANA NAZIM VE YOLDAŞLARINI HATIRLATIR
corli24
Türkiye, Niğde
Niğde Üniversitesi
Kayıt: 2006-06-21 (14:52)
Mesaj: 603
sivasi gecip birsonraki durak olan erzincana kavusmayi okadar istiyorumki varyaaa..
Kayıt: 2006-10-04 (12:26)
Mesaj: 1.241
erzincana giderken sivas suşehrinden geçmiştim.bence ordaki dinlenme tesislerinide düzenlesinler
şaka bi yana sivasta gezmek istediğim şehirler arasındadır

Kayıt: 2004-01-09 (18:25)
Mesaj: 4.586
sivas a hic gitmedim ama burada yasayan sivaslilar sayesinde gitmis kadar oldum...
cok sivasli tanidigim var haddi en yakin arkadasalrimdan birisi sivasli ayrica en sevdigim parcalardan biriside "sivasin yollarina" hele bir de selda bagcan söyledi mi dinlemeye doyum olmaz..radyo da program yaparken dinleyenleri biktirmistim en son birisi bana sivas limisin yoksa sivasli bir sevdigin mi var diye sormustu bende o güzel sehri sevmek icin orali olmaya gerek yok biz sivasin fahri hemsehrisiyiz demistim

..
insallah rabbim bir gün kismet eder o güzel sehri görmeyi...ayrica sivas tan cikan bir cok yigidi de es gecmeyelim yoksa yigidolara haksizlik olur

Kayıt: 2006-10-04 (12:26)
Mesaj: 1.241
sivas kogresininde bu şehirde yapılması kentin onur kaynağı olsa gerek

corli24
Türkiye, Niğde
Niğde Üniversitesi
Kayıt: 2006-06-21 (14:52)
Mesaj: 603
GONUL VERDİN DERLERDİ O DELİKANLİYA..
EN SONNDA VARMİŞTİN BİR ERZİNCANLİYA.
BİLMEM ŞİMDİ HALA BU İLK KOCANDAMİSİN..
YOKSA HALA DAGLARİ KARLİ ERZİNCANDAMİSİN...
Kayıt: 2004-01-09 (18:25)
Mesaj: 4.586
"corli24" demiş ki:
GONUL VERDİN DERLERDİ O DELİKANLİYA..
EN SONNDA VARMİŞTİN BİR ERZİNCANLİYA.
BİLMEM ŞİMDİ HALA BU İLK KOCANDAMİSİN..
YOKSA HALA DAGLARİ KARLİ ERZİNCANDAMİSİN...
sivas basligini bile erzincan basligina cevirdin

..
anliyiz, kanliyiz erzincanliyiz...

eslem
Türkiye, Kayseri
Erciyes Üniversitesi
Kayıt: 2005-11-05 (16:35)
Mesaj: 535
"uçun kuşlar uçun doğduğum yere,
şimdi dağlarında mol sümbül vardır..."
Sivasın yollarına çıkayım dağlarına....
Sivas bu hem kendi özel ve önemlidr..hemde yiğidoları..öldürün ama hakkımızı yemeyin
.
Erzincan deyince hep karşı dağı aşsam karşıma çıkacakmış gibi gelirdi çocukkun...gitmeden görmeden sevdiğim şehirlerdendir Erzincan..
Kayıt: 2004-01-09 (18:25)
Mesaj: 4.586
"eslem" demiş ki:
"uçun kuşlar uçun doğduğum yere,
şimdi dağlarında mol sümbül vardır..."
Sivasın yollarına çıkayım dağlarına....
Sivas bu hem kendi özel ve önemlidr..hemde yiğidoları..öldürün ama hakkımızı yemeyin
.
Erzincan deyince hep karşı dağı aşsam karşıma çıkacakmış gibi gelirdi çocukkun...gitmeden görmeden sevdiğim şehirlerdendir Erzincan..
insanin memleketi sevilmez mi...
ben söyle birsey desem ben hayatimda hic memleketime gitmedim orada dogdum ama oraya gitmedim

..
ben trabzon dogumluyum ama ben dogduktan kisa bir müddet sonra sakarya ya göcmüsüz su anda 23 yasindayim 23 senedir hic Trabzona gitmedim ama oraya öyle bir sevgi besliyorum ki bunu kelimelerle ifade edemem...
daha sonra sakarya ya yerlestik hatta dogum yerim bile sakarya olarak yaziyor sakarya yida cok seviyorum ama Trabzonun kalbimde ayri bir yeri var...kismet olursa bu yaz gidecegim bu hasreti bitirmek icin..
rabbim kimseye memleket hasreti vermesin ne diyeyim...

..
ilginc bir dipnot Türkiye de illerin yarisini gezmeme ragmen Trabzon a gitmek nasip olmadi
