Kayıt: 2006-09-12 (12:34)
Mesaj: 2.412
"spike iyi vampirdir" demiş ki:
en yüzmeye giden ben

zöhre
Türkiye, İstanbul
Tuzla Lisesi
Kayıt: 2007-04-20 (20:22)
Mesaj: 554
"spike iyi vampirdir" demiş ki:
en yüzmeye giden ben
bunu nie kopyalamış acepppp

Kayıt: 2007-04-26 (13:24)
Mesaj: 739
Aysel ve Leyla
DTP hareketinin iki kadın ismi; Aysel Tuğluk ve Leyla Zana... Hukukçu Aysel Tuğluk yazılarında Zen Budizmden, Nietzsche'den, "paradigmal değişiklikler" gibi kavramlardan bahsediyor. Üslubunda edebi bir kalite de var.
Siyasette "meşru zeminlerde, meşru söylem ve fikirlerle çözüm arayacağız" diyor.
Marksist tarih felsefesine inandığını söyleyen Tuğluk, bir liberal gibi "düşünce çeşitliliğini" de savunuyor, "tek doğru" iddialarının "aslında faşizm" olduğunu söylüyor.
Ne dersiniz, mesela DTP içinde "düşünce çeşitliliği"nin olabilmesi; farklı konuşanların PKK emriyle artık Hikmet Fidan gibi öldürülmemesi!
Önceki gün, CNN Türk'te Şirin Payzın, Tuğluk'a sordu; ılımlı söylemi DTP de benimsiyor mu? Yarın başka şeyler duymayacak mıyız?!
Tuğluk, ılımlı söylemi topluca benimsediklerini belirtti ve kamuoyu önünde taahhüt saydığım bir açıklama yaptı:
"Samimiyiz. Biz bir gün başka, diğer gün başka bir şey söyleyecek insanlar değiliz!.."
Evet, sorun buradadır: "Yarın başka bir şey" söyleyecekler mi? Yoksa istikrarlı bir şekilde meşruiyetçi ve ılımlı davranacaklar mı?
İnandırıcı olmaları uzun vadeli olarak ılımlı davranışta kararlı olmalarına, içlerinden çıkan aşırılıkları da eleştirmelerine bağlıdır.
Tehdit dili
Ve Leyla Zana; Diyarbakır mitinginde diyor ki:
- Bu barış elini son kez uzatıyoruz! Bu el geri çevrilirse bir daha ölene kadar kimseye barış elimizi uzatmayacağız!
Bayan Zana bu konuşmayı yaparken terör kan dökmeye devam ediyor! Dahası, uzatılan bir barış eli değil, terörü, meşru devletle eşitleme, masaya oturtma taktiğidir.
Zana'nın yaklaşımını Tuğluk'un "meşruiyet" vurgusuyla bağdaştırmak mümkün mü?!
Üstelik Zana tehdit ediyor: "Son kez" uzatıyormuş elini! Terörü tırmandırma tehdididir bu.
Bütün ırkçı milliyetçiliklerde görülen şişirmeleri Zana da yapıyor: 'Diyarbekir' bile demiyor, yörenin Ermeni satraplığı zamanındaki adı olan "Amid" (Amed, Amida) ismini kullanıyor; Diyarbakır'ı "bütün Kürt siyasilerin kıblesi" diye niteliyor!
Bu şiddet yanlısı, şoven milliyetçi ve Pankürdist yaklaşım ancak teröre ideolojik kaynaklık eder; barışa, huzura, demokrasiye dökülen bir kezzaptır.
Bu zihniyetle bir arada yaşamak mümkün olmaz!
İki damar
Kürt hareketinin içinden gelen ve hareketi iyi bilen Eyyüp Demir'in "Yasal Kürtler" kitabında belirttiği gibi, bu harekette daima iki damar olmuştur: Ilımlı ve aşırı... Fakat daima aşırılar ılımlıları tasfiye etmiştir! "Kitleyi daha çok aşırı bir taraftarlığa çeken, biraz da kör bir tutumla fanatikleştirerek yabancılaştıran" bir aşırılık! (Sf. 491)
Hareket üzerindeki PKK güdümü, "biraz da kör bir tutumla" sürekli olarak bu "fanatikleştiren, yabancılaştıran" aşırılığı tahrik ediyor. Çözümün önündeki en büyük tıkaç budur!
Aysel Tuğluk gibilerin sergilediği ılımlı üslup gelişip güçlenirse bir arada yaşamak elbette mümkün olur ve doğru olan da bir arada yaşamaktır.
"Beş yüzyıllık tarihsel ittifakımıza ve iki yüzyıllık modernleşme çabalarımıza sadık kalmayı" savunacaklarını söyleyen Tuğluk ve onun gibi düşünenler, Zana gibilerin tahrikçi ve şoven çizgisini eleştirmelidir! İnandırıcı olmaları için... Bir arada yaşamayı kolaylaştırmak için... Hareketi sağduyulu bir çizgiye çekmek için...
fatma-m
Türkiye, İstanbul
İstanbul Üniversitesi
Kayıt: 2007-05-23 (12:08)
Mesaj: 180
aBuKSuBuK
Türkiye, Sakarya
Sakarya Üniversitesi
Kayıt: 2004-08-28 (22:21)
Mesaj: 6.550
"fenerSAVAR" demiş ki:
adama özel mesajla kaydım. ondandır heralde
kuytuda sıkıştırıcam dedim tırstı lawuk cewap weremedi:D

Kayıt: 2005-08-09 (18:51)
Mesaj: 323
Yavaşça çekiliyor ruhum bedeninden,vazgeçişlerin arkasına saklanmış aciz bir çocuk gibi titrek yüreğim..Yavaşça bırakıyorum hayatımın akışını,uzun zamandır yapmadığım kadar bilinmeyene...Yavaşça acılarımı da alıp yanıma kaybolup gidiyorum bir kaç bilinmeyenli yollarda..Bugün dünden daha eski aşkından yavaşça vazgeçiyorum..Tozlu gözlüğümün camından hayatı daha bi tatsız görüyorum,renklerin içinden geçip daha renksiz daha anlamsız ifadelerde buluyorum kendimi.Aşk diyorum hani sewip de terketmek zorunda kalınış,hani vedanın son hali,hani yürek yangını...Kalemin ucundan gözyaşı akıyor masmavi,ben geçiyorum senin hayatından,herşey durmuş bana bakıyor,ben bitiyorum yüreğinde.Susuyorum...
Kayıt: 2006-08-26 (18:18)
Mesaj: 792
şizofren
Türkiye, Çanakkale
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi
Kayıt: 2006-12-30 (22:22)
Mesaj: 376
Saldıranlar:
Ordu: HAYELET
General: General
Yerleşim Düzeni: Standart
Bölükler:
41 Babil Okçusu
180 Baltalı Piyade (Demir)
8 Ciritçi (Demir)
345 Barbar
Toplam: 574 ünite.
Savunanlar:
Ordular savaş alanına geldiler... Borazan ve nara sesleriyle savaş başlıyor!
HAYELET ordusunun generali General savaşı uzaktan izliyor.
Savaşın sonundaki toplam zayiat:
Saldıranlar:
Ordu: HAYELET
0 Babil Okçusu
0 Baltalı Piyade (Demir)
0 Ciritçi (Demir)
0 Barbar
Savunanlar:
hukumdarlar.com savaş raporu hiiiiiii hile için ispitlemiştim birini
Kayıt: 2007-08-20 (22:51)
Mesaj: 374
...babamın öldüğü yaştayım !
Kayıt: 2007-06-06 (07:56)
Mesaj: 2.082
• Bodrumlu Beşiktaşlılar'dan örnek davranış
nerden kalmş bende bilmiom
