Olay 12 Eylül öncesi Türkiye'sinde geçiyor. Bekar bir mühendisin bir papağanı varmış. Bir gün papağanı evde yalnız bırakıp işe giden mühendis, işten eve döndüğünde, balkon camlarının kırık olduğunu görmüş ve papağana sormuş:
-Sen mi kırdın?
-Ben kırmadım.
-Kim kırdı?
-Bilmiyorum.
Bir camcı çağırıp, balkon camlarını taktıran mühendis, ertesi gün işten döndüğünde, balkon camlarının yine kırık olduğunu görünce; yine papağana sormuş:
-Sen mi yaptın?
-Ben yapmadım.
-Kim yaptı?
-Bilmiyorum.
Mühendis yine camcı çağırmak zorunda kalmış ve kırılan camların yerine yeni camlar taktırmış, kendi kendine,"Ulan bizim camları biri kırıyor, ama acaba kim kırıyor?" diye düşünmüş. Ertesi gün, işe gider gibi evden ayrılan mühendis, yolun karşı tarafına geçip evi gözetlemeye başlamış. Öğleye doğru sağcı bir grup, sloganlar atarak evin önünden geçiyormuş. Papağan da balkona çıkıp bağırmış:
-Kahrolsun faşizim!..
Sağcı grup da taş atarak tepkisini dile getirmiş ve balkon camlarının yarısı kırılmış. Mühendis olanları görünce şaşırmış ve kendi kendine "Vay adi, şerefsiz papağan!.." demiş ve yine de evi gözetlemeye devam etmiş. Akşama doğru solcu bir grup sloganlar atarak geçiyormuş. Papağan da balkona çıkıp bağırmış:
-Koministler Moskova'ya!..
Solcu grup da tepkisini dile getirince, sağlam kalan camlar da kırılmış. Mühendis öfkeyle girmiş eve ve papağanı bir güzel dövdükten sonra camcı çağırıp, camları yeniden taktırmış. Hırsını alamayan mühendis, ertesi gün işe giderken de papağanı tavuk kümesine hapsetmiş. Tavuklar papağanı kümeste görünce; başlamışlar gülmeye, gülerken de birbirlerine soruyorlarmış:
-Bu salak ne arıyor burada?
Papağan, tavukların kendisiyle alay etmesine sinirlenerek bağırmış:
-Ne gülüyorsunuz ulan! Sizin gibi fahişelikten yatmıyorum burada, ben siyasi suçluyum!..
Yaklaşık 8 aylik hamile bir bayan otobuse biner.
Karsisinda oturan adamin ona gulumsedigini farkeder. Hemen baska bir koltuga
gecer. Bu sefer gulumseme siritmaya donusur ve bayan da tekrar yer
degistirir. Adam daha da egleniyor gibidir. 4cu yer degistirmede adam kahkaha
atar, bayan ,sofore sIkayet eder ve o da adami tutuklattirir.
Olay mahkemeye intikal eder. Hakim adama ( yaklasIk 20
yasindadir ) soyleyecegi bir seyi olup olmadigini sorar. Adam
cevap verir.'' Sayin Hakim , soyle oldu:
Bayan otobuse bindiginde durumunu farkettim. Ustunde
''Cift Nane Ikizleri Geliyor '' yazisi olan bir reklam afisinin altina
oturdu ve ben sirittim.
Daha sonra kalkti ve uzerinde ''Logan'in agri kesici
merhemi sisIkleri azaltir '' yazili afisinaltina oturdu , ben de
gulumsemek zorunda kaldim.
Daha sonra '' William'in buyuk cubugu yapti '' yazan
deodorant afisi altina oturunca kendimi cok zor tuttum.
Fakat , Sayin hakim , dorduncu defa kalkip '' Goodyear
kaucugu bu kazayi onleyebilirdi '' afisinin altina oturunca.... ben
koptum.
DAVA DÜŞMÜŞTÜR
>> >Ders 1.
>> >
>> >Adamin biri tam dusa girmek üzeredir ve karisi da dusunu almis
>> >olarak kabinden çikmaktadir ki, kapinin zili çalar. Kapiya kimin
>bakacagi konusunda ufak bir tartisma sonrasinda kadin pes eder. Üzerine
>bir havlu alarak merdivenleri asagi iner ve kapiyi açar. Gelen esinin
>arkadasi x'tir.Kadin daha selam veremeden x "havlunuzu üzerinizden yere
>düsürürseniz size aninda 300 Euro veririm" der. kadin bir müddet tereddüt
>eder, ancak havlunun dügümünü açarak
>> >havlunun düsmesini saglar. X ona bakar ve 300 Euro verir ve söze
>devam eder:"Antrede dogabilecek ufak bir tensel yakinlik
>>için size
>> >500 Euro daha verebilirim, hem de derhal" der.Önce saskin, fakat
>daha sonra adrenalinin verdigi heyecan ve alacagi para ile
>> >yapabileceklerinin anlik hayaliyle kisa bir duraksamadan sonra
>kabul eder.Yasamis oldugu olayin ve kisacik bir süre içerisinde edinmis
>oldugu ufak servetin heyecaniyla merdivenleri yukari çikarak banyoya geri
>döner.Hala dusta olan esi ona kimin geldigini sorar."Arkadasin x" diye
>cevap verir kadin."Çok iyi, ona borç verdigim 800 Euro'yu getirecegini
>söylemisti, onu getirdi o zaman."
>> >
>> >1. hikayeden çikartilacak ders :
>> >
>> >Eger bir ekipte çalisiyorsaniz bilgiyi saklamayin,paylasin. Karar
>mekanizmasinda belirleyici olabilir. Böylece yanlis anlasilmalarin ve
>disariya karsi kötü duruma düsmenin önüne geçebilirsiniz.
>> >
>> >Ders 2
>>:
>> >
>> >Aracinin direksiyonuna geçip kiliseye gitmek üzere yola koyulan
>rahip yolda yürümekte olan bir rahibeye rastlar. Aracini durdurur ve
>kiliseye kadar onunla gelmek isteyip istemedigini sorar. Kadin
>> >arabaya biner ve bacak bacak üstüne attiginda bacaklarinin
>güzelligi ortaya çikar. Rahibin gözü kayar ve bakayim derken kisa bir süre
>için aracin kontrolünü kaybeder. Araci tekrar kontrol altina
>> >aldiktan sonra sag elini rahibenin bacagi üstüne koyar. Rahibe
>ona bakar ve söyle der : "Rahip,129. ayeti hatirliyor musunuz ?"Utançtan
>kipkirmizi olan rahip derhal elini çekerek rahibeye özürlerini
>> >siralar.Bir müddet sonra akli tekrar karisir ve rahibenin
>bacagina tekrar dokunur vites degistirme bahanesiyle ve rahibe ayni soru
>ile karsilik verir : "Rahip, 129. ayeti hatirliyor musunuz ?"Utancindan
>>
>> >yine kizaran rahip elini çeker ve "afedersin kardesim,insanoglu
>zayif düsebiliyor" der.Kiliseye vardiklarinda rahibe arabadan iner ve tek
>kelime söylemeksizin, ancak çok manali bir bakis firlatarak kaybolur.Rahip
>aceleyle içeriye kosturur ve bir Incil alarak 129. ayeti açar okumak için
>129. ayet söyle demektedir : Ileriye gidiniz, daha yukarlarda arayiniz.
>Orada güzellikler bulacaksiniz.
>> >
>> >2. hikayeden çikartilacak ders :
>> >
>> >Görev alaninizla ilgili her zaman bilgili olun, aksi taktirde
>> >firsatlari kaçirabilirsiniz.
>> >
>> >Ders 3.
>> >
>> >Pazarlamaci, sef sekreter ve personel müdürü bir öglen paydosunda
>lokantaya dogru yürümektedirler. Parktaki banklardan birinin üzerinde
>sihirli bir lamba bulurlar. Lambayi ovarlar ve gerçekten de lambadan cin
>çikar."Aslinda kisiye 3 dilek
>>hakki veriyorum ama sizler üç kisi
>> >oldugunuz için hepinizin birer dilegini gerçek yapacagim" der
>cin. Şef sekreter arsizca atilarak "önce ben" diyerek siranin önüne
>> >yerlesir."Bahamalarda, muhtesem bir sahilde tatil yapmak
>istiyorum. Tatilim hiç bitmesin ve hiçbir dert hayatima girmesin" diye
>dilegini ifade eder.Ve hoop, ortadan kaybolur.Simdi de pazarlamaci atilir
>ve "simdi sira bende" der."Hayallerimdeki kadinla Tahiti sahillerinde Pina
>Colada içmek istiyorum" der ve hoop, o da ortadan
>> >kaybolur."Simdi sira sende" der cin Personel Müdürüne.
>> >
>> >"Ikisini de ögleden sonra islerinin basinda görmek istiyorum" der
>personel müdürü.
>> >
>> >3. hikayeden çikartilacak ders :
>> >
>> >Üstünüz olan birinin her zaman için önce konusmasina izin
>>verin.
>> >
SineQuaNon Türkiye, İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi
Kayıt: 2008-04-06 (20:41)
Mesaj: 2
çin'i keşfe çıkan bir serüvenci, uçsuz bucaksız bozkırlarda kaybolmuş. tam üç ay, otlar yiyerek, ağaçlar altında uyuyarak yaşamış.. bir gün bir eski çiftlik evi çıkmıs karşısına.. kapıyı çalmış.. yaşlı bir çinli açmış.. "üç aydır sefil haldeyim. bir kap sıcak yemek, bir sıcak yatak.. size hiç dert olmam, ne olur" diye yalvarmis adam.. "peki" demiş, ihtiyar çinli.. "bu lafını unutma.. güzel torunuma askıntı olursan, çin'in en korkunç üç işkencesini sana uygularım.." güzel torun da akşam yemeğine katılmış. dünyalar güzeli bir kız. o da doğduğundan beri dedesi ile yalnız. erkek yüzü görmemiş. adamın da karnı doydukça içinde kıpırdanmalar başlamış. gizli gizli bakışlar,vaatlerle geçmis yemek. yemekten sonra herkes odasına çekildilince, adamın tavan arasındakı odasının kapısı açılmış, bir çin ipeği tül gecelik içinde huri torun adamın önce odasına, sonra yatağına süzülmüş.. adam kıza sarılırken "böyle bir gece üç değil, bin işkenceye değer" demiş içinden. sabaha kadar muhteşem bir gece geçirmisler birlikte . gün ışırken
kız odasına dönmüş, adam tüm yorgunluğu ile derin uykulara dalmış. öğleye doğru bir uyanmış ki, göğsünün üzerinde müthiş bir ağırlık.. birde ne görsün, üzerinde tam 50 kiloluk bir kaya parçası var. kayanın üzerinde de bir yazı:
"birinci çin işkencesi.. göğüs üzerinde 50 kiloluk kaya.."
"bunun nesi işkence" demiş adam içinden.. kayayı kucaklamış, pencerenin önüne gelmiş, aşağı fırlatmış. tam o anda da, kayanın dibindeki ikinci yazıyı okumuş:
"ikinci çin işkencesi.. sağ testisin kayaya bağlı.."
aşağı uçan kayayı yakalamasına imkan yok ya.. adam kendisini de fırlatmış kayanın ardından, hayatı pahasına teşkilatı kurtarmak için.. ikinci kattaki ihtiyarın odasının önünden düşerken, camda üçüncü
yazıyı okumuş:
"üçüncü çin işkencesi.. sol testisin karyolaya bağlı!.."
uydurbişiler Türkiye, Kayseri Erciyes Üniversitesi
Kayıt: 2008-05-17 (00:22)
Mesaj: 52
günn mesajı : temelin hiç ewlenmemiş kızı ölür we temel mezar taşına şunların yazılmasını ister.. bakire doğdu bir döne bakire yaşadı çok sene bakire öldü fakire temel kızı fadime .. mezarcı bu yazıyı çoık uzun bulur we uğraşmamak için şunları yazar...
TEMEL KZII FADİME AÇILMADAN İADE
Yurdumuzun doğu illerinden bir memurun tayini Sakarya'nın Geyve ilçesine çıkar.
Memurumuz ilk işgünü işyerine gitmek için Geyve otobüsündeki yerini alır.
Otobüs şoförü o kadar hızlı gitmektedir ki, araba bi sağda bi solda, makaslar o biçim trafikte.
Bizim memur korkudan dualar etmeye başlamışken, tam o sırada şoför:
- TIRSAN var mı ?
diye yolculara sorar.
Garip adamcağız parmak kaldırarak seslenir:
- Kaptan ben TIRSTIM lütfen daha yavaş gider misiniz ?
Memurun cevabıyla birlikte arabada kahkaha tufanı patlar.
Benim Adapazarı' na yeni gelmiş memurum nerden bilsin TIRSAN A.Ş. dorse fabrikasının
bu yol üzerinde olduğunu.
Gümrük kapısından bir İngiliz, bir Fransız, bir Türk geçmek için bekliyorlarmış. Gümrük görevlileri valizlerini kontrol etmeye başlamış. Önce İngiliz'in valizine bakmışlar. İçinden 7 adet don çıkmış. "Niye 7 tane?" diye İngiliz'e sormuşlar. O da "Haftanın yedi gün var. Hepsi için bir tane. Pazartesi, Salı, Çarşamba..." demiş. "Vay be! Helal olsun medeniyete, temizliğe bak adamlardaki." Sıra Fransız'ın valizine gelmiş. açmışlar bakmışlar 8 tane don. "7'yi anladık da niye 8?" diye sormuşlar. Fransız "Pazartesi, Salı, Çarşamba... Hergün için bir tane, bir tane de ne olur ne olmaz diye yedek aldım" demiş. "Vay be! Adamlardaki temizliğe medeniyete bak!" demiş görevliler. Sıra Temel'e gelince açmışlar bakmışlar tam 12 adet don. "Vay be! Ne varsa bizim insanımızda var. Şu medeniyete, şu temizliğe bak!" Sormuşlar "Neden 12 adet?" Bizimki cevap vermiş "Ocak, Şubat, Mart,......"
FBI eleman alimi icin duyuru yapar. Uc kisi basvurur. FBI binasinda adaylarin hepsiyle tek tek gorusmeler yapylmaktadir. Ilk adam
iceri alinir ve su sorular sorulur. "Karini seviyormusun?" "Evet, efendim" "Ulkeni seviyormusun?" "Evet , efendim" "Pekala , biz karini
da getirdik.Su an yan odada." der ve masanin uzerine bir tabanca koyar. "Simdi odaya gir ve karini oldur!" Adam silahi alir yan odaya
gecer.5 dakika hic ses duyulmaz. Adam tekrar ilk odaya geri doner.Kravati gevsemis,ter icinde kalmistir. "Yapamiyacagim efendim."
der ve orayi terk eder. Ikinci adam iceri alinir. Ayni sorular sorulur.ayni yanitlar. Ve ona da iceri girip karisini oldurmesi soylenir.Adam
yapamayacagini soyler ve ayrilir.
Son adam girer. Ayni sorular.Ayni cevaplar. Ona da iceri girip karisini oldurmesi soylenir. Adam iceri girer.5-10 saniye sonra icerden
silahsesleri gelmeye baslar. BAM,BAM,BAM,BAM,BAM,BAM .... Derken kisa bir sessizlik ve ardindan gurultulu bir cam kirilmasi
duyulur. Adam iceri girer , biraz terlemistir. FBI personeli sorar "Ne oldu ?" Adam cevaplar..
"Efendim bana verdiginiz silah kurusiki cikti, o yuzden onu pencerden asagiya atmak zorunda kaldim