basindan haberler (polisler ne yapiyor)
Yeni Konu Aç Cevap Gönder
basindan haberler (polisler ne yapiyor) 2007-11-25 (22:48)
Özgür Schen (oezguer)
Özgür Schen (oezguer)
Kayıt: 2006-11-28 (09:37)
Mesaj: 1.064
Polisten kaçan gencin şüpheli kazası
İzmir’de dur ihtarına uymadığı gerekçesiyle polis tarafından kovalanan kişinin kullandığı araç ağaca ve direklere çarptı. Ağır yaralı olarak hastaneye kaldırıldıktan sonra başında kurşun yarası tespit edilen Baran Tursun’un beyin ölümü gerçekleşti.
İZMİR - İzmir Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Bürosu, 20 yaşındaki Baran Tursun’un başındaki kurşun yarasının nasıl meydana geldiğini belirlemek için soruşturma başlattı. Ağır yaralı gencin babası Mehmet Tursun ” ‘Dur’ ihtarına uymayan bir kişinin başından vurulması mı lazım? Aracı durdurmak için polisin kullanabileceği onlarca yöntem var. Benim oğlum pırıl pırıl bir gençti. Oğlumu vuran kişi veya kişilerin cezalandırılması için hukuki yönden elimden geleni yapacağım” dedi.

Bu kez olay, İstanbul Avcılar'da bir parkta meydana geldi. İddiaya göre polis, parkta oturan Feyzullah Ete adlı bir kişiye tekme attı.

Feyzullah Ete'nin, kalbinin üzerine gelen tekme nedeniyle hayatını kaybettiği iddia edildi. Polis memuru ifadesi alındıktan sonra serbest bırakıldı.

Gazetelere yansıyan haberlere göre polislerden biri iki arkadaşa, "Burada neden oturuyorsunuz, evinize gidin" dedi. Feyzullah Ete ise polise, "Mahallenin çocuğuyuz" yanıtını verdi. Ama bu yanıt polisi sinirlendirdi.

Polis, önce Ali Oturakçı'ya yumruk attı, Feyzullah Ete'yi yerinden kaldırmaya çalıştı, kalkmayınca onun da göğsüne tekme attı. Bu tekmeyle Feyzullah Ete yere yığıldı ve yerinden kalkamadı.

Polisler, 26 yaşındaki genci hastaneye kaldırdı ancak Feyzullah Ete yolda ölmüştü. Savcılık kontrolünde yapılan incelemede Ete'nin sol göğsünde darp izi belirlendi. İki kızı olan Feyzullah Ete'ye tekme atan polis, ifadesi alındıktan sonra serbest bırakıldı.

Emniyet'ten yapılan açıklamada Ete ve arkadaşının parkta alkol aldığı belirtildi, "Şahıslar memurlara saldırmışlardır. Çıkan itişmede ete polislerden biriyle yere düşmüş ancak yerden kalkamamıştır" denildi.

Feyzullah Ete dün toprağa verildi.

İki müfettiş görevlendirildi

Bu arada, Emniyet Genel Müdürlüğü, 'polisin tekmeyle vurduğu kişinin öldüğü' yönündeki iddiaları araştırmak üzere iki müfettiş görevlendirdi.

Müfettişlerin konuyla ilgili soruşturmayı tamamladıktan sonra hazırlayacakları raporu Emniyet Genel Müdürlüğü'ne sunacakları öğrenildi.
İSTANBUL - 24 yaşındaki transseksüel Öznür Dağ, 10 Haziran gece yarısı bardan çıktı. Dağ, evine giderken başına gelenleri şöyle anlattı:
"Tarlabaşı'nda yürüyordum. Seks işçiliği yapan 'Y' adlı kadının iki kişi tarafından dövüldüğünü fark ettim. Adamlarından birinin elinde gazeteye sarılı bira vardı. Kadını kaldırımla araç arasına sıkıştırmış, yerde sırtına ve bacaklarına vuruyorlardı. Onları kapkaççı sandım, 'Ne yapıyorsunuz' dedim. Artık hedefte ben vardım."
Dağ'ın anlattığına göre saldırganlar onu da dövdü, hakaret etti. Bu arada Dağ'ı tanıyan transseksüel arkadaşları toplandı. Polisler geldi. İnsan Hakları Derneği (İHD) üyesi transseksüel Ece Dalaman, Dağ'ın yanındaydı: "Polislerin tuttuğu iki saldırgan, kimlik kartı gösterip 'Biz polisiz, devrem' dediler. Bizler 'İşkence yapılıyor, karakola götürün' dedik, götürmediler. Dağılmamızı söylediler."

Altı transseksüel şikâyetçi
Dağ ve 'Y', arkadaşlarının yardımıyla Şişli Etfal Hastanesi'ne götürüldü. Darpı belgeleyen raporla şikâyetçi olundu. Dağ polisten şiddet gördüğünü söyleyen tek transseksüel değil. 26 Nisan'dan beri altı kişi Taksim Polis Merkezi'nde, polis aracında veya sokakta şiddete uğdadığı iddasıyla şikâyette bulundu. Bu iddialar şöyle:
26 Nisan: Ü.E., saat 03.00'te bir müzik kulübünden çıkarken gözaltına alındı: "Çok sayıda polis bana vurdu. Saçım çekildi ve travesti oluşum kastedilerek, 'Kestirdin mi o... çocuğu, i.ne' dediler, göğsümü copla dürttüler."
19 Mayıs: Öznur Dağ'a yardım eden İHD'li Ece Dalaman, Tarlabaşı'nda bir arkadaşıyla yürüyordu: "'34 A 86161' plakalı polis aracında oturan bir polis, araçtan çıkarak, 'Buradan geçmeyeceksiniz' diye bağırdıktan sonra copla sol koluma vurdu."
21 Mayıs: M.K., saat 22.00 sularında Tarlabaşı'nda yürürken yolda durduruldu: "Bir süre yerde sürüklendikten sonra zorla araca bindirildim. Karakola girerken tekmeyle dövüldüm."
Aynı gece E.A. da saat 21.30'da Tarlabaşı'nda üçü resmi, biri de sivil, dört polisten dayak yedi: "Dövülerek polis aracına bindirildim. Sürekli tehdit edildim. Taksim İlkyardım Hastanesi'nde araçtan indirilip yine dövüldüm. Daha sonra da Beyoğlu Ekipler Amirliği'ne götürülüp çırılçıplak soyuldum, küfre ve tacize maruz kaldım."
5 Haziran: İstiklal Caddesi'nde midye satarak geçimini sağlayan transeksüel Esmeray, saat 23.00 sularında Tarlabaşı'ndaki evine dönüyordu. Beyoğlu Emniyet Müdürlüğü önünde "Buradan geçmek yasak" diyerek durduruldu: "Polis küfrederek gözüme yumruk attı ve beni yere düşürdü. Sonra diğer görevli memur geldi ve yerde tekme tokat dövdüler."
Tüm mağdurlar kendilerinin darp edildiğini kanıtlayan sağlık raporlarıyla birlikte, polisler hakkında suç duyurusunda bulundu.


'Beyoğlu'nda durum farklı'
Emniyet yetkilileri Beyoğlu'nda polislerin orantısız güç kullandığı yönündeki iddiaları yalanlayarak şöyle konuştu: "İHD'nin açıkladığı vakaları tek tek inceleyip ona göre karar vermek lazım. Bu iddialar zaten kurum içinde de soruşturmalara konu oluyor. Taksim'e milyonlarca insan çıkıyor. Burası başka ilçeye benzemiyor. Taksim'e çıkanların hepsi sorunsuz insanlar değil ki. Biz bir başka ilçeye göre daha çok vakayla karşılaşıyoruz. Bu yüzden iddialar da daha fazla oluyor."



--------------------------------------------------------------------------------


Altı ayda 22 şikâyet
İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi, Beyoğlu'nda 2007 yılının ilk altı ayında, polisin yaptığı iddia edilen 22 işkence ve kötü muamele olayı bulunduğunu açıkladı. İHD Şube Başkanı Rıza Dalkılıç, hazırladıkları 'Beyoğlu'nda işkence var' raporunu basın açıklamasıyla kamuoyuna duyurdu. Polise geniş yetkiler tanıyan Polis Vazife ve Salahiyetleri Kanunu'nda haziranda yapılan değişikliklerden sonra endişelerinin arttığı belirten Dalkılıç, şöyle konuştu: "Asayiş olaylarındaki artışı gerekçe gösteren polis, hukuku çiğneyerek işkenceyi günlük, olağan uygulama haline dönüştürdü."
İHD'nin raporunda yer alan şikâyetlerden bazıları şöyle:
30 Mayıs: Ömerhayyam'da oturan 28 yaşındaki Resul Pekdoğan'ın evine baskın düzenlendi: "Önce sokakta, sonra karakolda dövüldüm. 'Davacı olursan seni öldürürüz' diye tehdit ettiler."
31 Mayıs: 25 yaşındaki Engin Takmaz, Piyalepaşa Bulvarı'nda kimliğini isteyen sivil bir araç içindeki kişilerce dövüldü: "Beni zorla arabaya bindirdiler. Arabada küfür ve dayağa devam ettiler."
6 Haziran: 40 yaşındaki Şaban Bakır, İstiklal Caddesi'nde polis, bir kişiye biber gazı sıkarken arada kaldı: "Bana da üç-dört defa sıktı ve yumruk attı. Diğer polisler geldi. Beni yere yatırıp vurdular."
7 Haziran: 31 yaşındaki Hacı Ömer Sağlam, Beyoğlu Emniyet Müdürlüğü önünde beklerken dayak yedi: "Polis, 'Niye buradan geçiyorsun' dedi, tokat attı. İtiraz edince diğer polisler de vurdu."

Ölüm yeri: Beyoğlu Emniyeti
Beyoğlu'nda gözaltına alınan Nijeryalı Festus Okey, polis kurşunuyla öldü. Emniyet'e göre Okey polisin elinden silahı almak isterken vurulmuştu. Mülteciler endişeli: Daha önce dövüldük. Fakat ilk kez bir arkadaşımız ölüyor. Acaba devamı gelir mi? İSMAİL SAYMAZ / Radikal Gazetesi - "...1982 doğumlu Peter oğlu Festus Okey'in cenazesi tabutlanmış ve müherlenmiş olup Nijerya ili Legos ilçesine naklinde sakınca yoktur." Okey, iki yıl önce 'kaçak' geldiği Türkiye'de, eceliyle ölmedi. En son 20 Ağustos'ta Tarlabaşı'nda arkadaşı M.O. ile gözaltına alınırken görüldü. İddiaya göre götürüldüğü, Beyoğlu Asayiş Şube Müdürlüğü'nde bir polisin silahını almaya yeltenince çıkan arbedede silah ateşlendi, Okey öldü. Okey, 10 gündür morgda bekletiliyor...
Okey'in öldüğü Beyoğlu'nda daha daha önce birçok kişi polisten dayak yediğini iddia etmişti. Travesti Esmeray, 'Buradan geçemezsin' denilerek önünde dövüldüğünü, işadamı Sezai Yakar burnu ve elinin kırıldığı, gazeteci Serkan Tekpetek kaçırılıp dövüldükten sonra Karaköy'e yola atıldığını, taksici Engin Topal gaspçılardan kaçıp sığındığı polislerce dövüldüğünü söylemişti. Bu kez de Nijaryalı Festus Okey, Asayiş Şube Müdürlüğü'nde şüpheli biçimde vurularak öldü.

Sığınma için başvuracaktı
Nijeryalı mültecilerin, adını açıklamaktan kaçınan lideri, bara ve lokantaya dönüştürdükleri izbe dairede, daha 25 yaşındaki Okey'in, tüm siyahların bildik geçmişini andıran iki yıllık Türkiye serüvenini anlattı. Arkadaşları Okey'i, 'Okute' diye çağırıyordu. Okey, ülkeye futbolcu olma umuduyla kaçmıştı. Kimi amatör takımlarda deneme maçlarına çıkmış ama tutunamamıştı. İstanbul'da yakalanınca altı ay Yabancılar Şube Müdürlüğü'nün Kumkapı'daki misafirhanesinde tutulmuştu. Okey, Birleşmiş Milletler (BM) Mülteciler Yüksek Komiserliği'ne başvurup, 'sığınma' talebinde bulunacağını belirtince bir ay önce bırakılmıştı.

Gambiya formalı Nijeryalı
Okey, Tarlabaşı'nda gözaltına alınmadan önce, mültecilerin aralarından bu yıl dördüncüsünü düzenlediği 'Afrika Kupası'nda top oynamıştı. Gambiya ile Senegal'ın karşılaştığı maçta, futbolcusu eksik olduğu için iki yıldır Gambiya forması giyiyordu. Ne de olsa aynı kıtanın çocuklarıydılar...
Halen Yabancılar Şubesi'nde gözaltına tutulan Burundili M.O.'nun, kendisini ziyaret eden Nijerya Konsolosluğu yetkilileri ve Nijeryalı mülteciler Topluluğu'nun liderine aktardığına göre, iki arkadaş 20 Ağustos akşamında Tarlabaşı'ndan, Taksim İlkyardım Hastanesi'ne doğru çıkıyordu.

Beşinci katta vuruldu
Yolda bir araç durdu, araçtan inen sivil polisler, iddiaya göre 'uyuşturucu madde' bulundurdukları iddiasıyla aradıkları M.O. ve Okey'i gözaltına alıp Beyoğlu Asayiş Şube Müdürlüğü'ne götürdü. M.O.'nun iddiasına göre Okey, beşinci kata çıkarılırken, kendisi birinci katta tutuldu. M.O., bir süre sonra çığlıklar duydu. Sonra bir el silah sesi işitildi. Yanına gelen polis, M.O.'ya "Arkadaşın öldü" dedi.
Adli Tıp Kurumu'nun otopsi tutanağına göre, 'ateşli silah mermi çekirdeği yaralamasına bağlı kot kırığı ve iç organ delinmesinden' yaşamını yitirdi. Soruşturma başlatan Beyoğlu Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan alınan bilgiye göre polis, Nijeryalı Okey'in C.Y. adlı memurun silahını almaya çalıştığını, çıkan arbedede silahın ateşlendiğini, kurşunun Okey'e isabet ettiğini öne sürüyor.

Ailesinin haberi yok
Okey'in cenazesi Bahçelievler'deki Adli Tıp Morgu'nda, ülkesine gönderilmeyi bekliyor. Ailesi oğullarının öldüğünü bilmiyor. 'Karakolda ölüm' mültecileri endişelendirmiş durumda. Liderleri "Daha önce polislerce dövüldük, paramız alındı. Fakat ilk kez bir arkadışımız ölüyor. Acaba devamı gelir mi" diye soruyor. Polis yetkilileri, Okey'in karakolda öldüğünü doğrularken bilgi vermekten kaçınıyor.
2007-11-26 (02:14)
Yiğit Subaşı (buTCher11)
Yiğit Subaşı (buTCher11)
Kayıt: 2007-11-19 (03:22)
Mesaj: 124
bence polis olmak bu kadar kolay olmamalı !
polis olan eğitimsiz ve elinden başka iş gelmeyen bir sürü insan devleti yönettiğini falan düşünüyor ve kafasına göre şiddet uyguluyor..
aynı zamanda rütbesi daha yüksek olan amir arkadaşları da onlara destek oluyor ve olayların üstü kapanıyor..
taa ki bazıları sert bi kayaya çarpana kadar..
ama elmayla armutu da karıştırmamak lazım görevini layıkıyla yapan eğitimli polislerimize saygımız sonsuz..
2007-12-07 (23:24)
Best Of Mb (MB69)
Best Of Mb (MB69)
Kayıt: 2007-06-24 (14:42)
Mesaj: 6.408
buTCher11 demiş ki:
bence polis olmak bu kadar kolay olmamalı !
polis olan eğitimsiz ve elinden başka iş gelmeyen bir sürü insan devleti yönettiğini falan düşünüyor ve kafasına göre şiddet uyguluyor..
aynı zamanda rütbesi daha yüksek olan amir arkadaşları da onlara destek oluyor ve olayların üstü kapanıyor..
taa ki bazıları sert bi kayaya çarpana kadar..
ama elmayla armutu da karıştırmamak lazım görevini layıkıyla yapan eğitimli polislerimize saygımız sonsuz..

katılıyorum.Kafasına göre hareket eden ve onları savunan amirleri yüzünden anarşistler haklı çıkıyor Kızmış
Paylaşımın için saol oezguer