bursalı arkadaşım profilinde mesleğine "sanatçı"yazmışsın

) tanımıyorum sizi ama heralde vardır bir bildiğin kendine göre ...
ben konuyu dağıtayım istedim

Ne demek sanat, sanatçı?
Kimdir sanatçı?
Nasıl sanatçı olunur?
Sanat kavramının nitelikleri, isterleri nelerdir?
Her estetik eylem bir sanat mıdır?
Bu eylemi her taşıyan sanatçı mıdır?
.....
gibi yüzlerce sanat sorunu var karşımızda..
Öncelikle yazıma "sanat nedir?" sorusundan başlamak istiyorum..
Sese, söze, renge, maddeye, harekete, ışığa biçim vermektir.
Bu kesin ve net açıklama sanat eyleminin ilk parçasıdır diyebiliriz.
Eminim bu noktada herkes şu soruyu sormaktadır;
Bu yukarıda bahsedilen sanat eylemlerinin gerçekleştiği her obje sanat mıdır? Gerçekleştiren kimse sanatçı mıdır?
Mesela bir marangozu örnek alalım. Bir maddeye şekil verir. Peki ya ortaya koyduğu obje sanat olarak nitelendirilebilir mi?
Bunun yanıtı tabiki hayır.
Çünkü,
Bir objenin sanat niteliği taşıyabilmesi için;
Bir ALICI
Bir Sanatçı
Bir Obje
Objenin, biçim ve öz değerlere sahip olması gerekir..
Marangozu sanat kavramından soyutlayıp zanaat kategorisine koyan ise;
Objenin, biçim ve öz olarak ikiye bölünmesidir.
Burada bahsedilen biçim, öyle bağımsız ve halis bir kavramdır ki hiçbir kaynaktan, maddeden kopyalanamaz.
Ve öz kavramı ise objenin bir çıkış noktası, çıkış amacı, tarihsel ve ya toplumsal nitelikleri gibi soruları temsil eder..
Marangozda ve objesinde bunları bulamıyoruz...
Tabiki bu bahsttiğim tüm kavramlar (Alıcı, obje, sanatçı, biçim, öz..) üzerlerine onlarca kitap yazılmış, antik çağdan günümüze süre gelen zaman içinde çokça tartışılmış kavramlardır. Yani bir marangoz örneği ile bu bilgileri pekin kılmak imkansız. Yapmak istediğim sadece birtakım değerleri anlaşılır noktaya getirmektir.
Bu noktada hemen günümüze, günümüz sanatı ve toplum görevlerine değinmek istiyorum.
Günümüzde medyada bir popüler sanat çılgınlığı dağ gibi büyümekte.
Toplum ihtiyaçlarını hangi düzlemlerden karşılıyorsa medya da tabiki bunları aynı düzlemlerden temin etmek zorundadır.
Toplumun yaşam standartları o toplumun sanat kriterlerinide direk etkilemektedir.
Mesela,
Bizim toplumumuzun gelir düzeyini ve yaşam ferahını bir hatırlayalım.
Nüfusun büyük bir çoğunluğu yoksulluk sınırının çokça altında olan bir ülkede sanat kriterleri ne noktadadır?
Bu toplumsal gerçekler ışığında halkın kendine nasıl bir sanatçı tiplemesi seçeceğini düşünelim.
Heralde kimsenin aklına klasik müzik konserlerine, oyunlara, festival sinemalarına giden bir örnek gelmiyordur. Tek sesli bir topluma çok sesli müziği asla anlatamazsınız.
Tabiki halk kültürel kriterleri doğrultusunda kendi sanatı ve sanatçısı olarak televizyonda gördüğü, yaptıkları bir çekirdek kabuğunu doldurmayan, eğitimsiz, bilinçsiz bir asalak yığınını seçecektir ve bunlara işte SANAT VE SANATÇI etiketi takılacaktır.
Şunu hiçbir zaman unutmayalım bence sanat karnı tok, yaşam düzeyi belli bir noktanın üzerinde toplumların işidir.
Mesela şöyle bir soru sormak istiyorum:
Günümüzde medyada hergün yanilerini gördüğümüz isimlerinin altında sanatçı yazan kişiler sizce sanatçı mıdır?
Ben bu soruya şöyle cevap veriyorum:
Evet sanatçı.
Bu toplumda bu şartlarda tabiki sanatçısın bursalı arkadaşım
Ama çok önemli bir soru daha var ki Ne kadar Sanat? Ne kadar Sanatçı?
İşte bu sorular yeni bir yazının yeni bir kitabın konusu olurdu belkide..
Bu gün eğitimsiz, bilinçsiz, asalak bir sanatçı grubuna trilyonlar kazandıran halk gittikçe bilinçlenmekte bence.
Üniversiteler, eğitim olanakları arttıkça insanların sanat kriterlerinin kalitesi de gittikçe artacaktır.