Mesaj Panosu

(C.Toksoz-Gemlik) Ingilizce'yi seri konusma, yurtdisinda is deneyimi, work & study, sandwich dil paketleri hakkinda tavsiyeleri…
Yeni Konu Aç Cevap Gönder
(C.Toksoz-Gemlik) Ingilizce'yi seri konusma, yurtdisinda is deneyimi, work & study, sandwich dil paketleri hakkinda tavsiyelerin 2008-02-26 (18:15)
Caglayan Toksoz
Bay
Caglayan Toksoz
Türkiye, Konya
Selçuk Üniversitesi
Kayıt: 2008-02-26 (17:17)
Mesaj: 6
Merhaba Arkadaşlar

Adım Çağlayan Toksöz. Bu postayı Bursa’nın Gemlik ilçesinden gönderiyorum.

Gemlik Celal Bayar Anadolu Lisesi’nden Haziran 2004’te mezun oldum. Üniversite sınavına iki kez hazırlandım. İkinci girişimde Selçuk Üniversitesi Dış Ticaret (İkinci Öğretim) bölümüne yerleştim ve Ağustos 2007’de mezun oldum. Önlisans programını bitirdikten sonraki ilk hedefim Dikey Geçiş Sınavı’na girip iktisat programından lisans derecesinde mezun olmaktı. Ama girdiğim iki ÖSS’de olduğu gibi DGS’de de hedeflediğim başarıyı yakalayamadım ve lisans programına yerleşemedim. Açıköğretim fakültesi işletme 3. sınıfa kaydımı yaptırdım. Artık “akademik hayata devam etme” idealimi bıraktım ve geleceğimi yeniden yapılandırdım!

Lisans programına devam etmemin gerçekleşmeyeceğini öğrenince, diplomamı aldıktan sonra “hangi alanda uzman olmak istediğime” zaman kaybetmeden karar verdim.

Size “Dış Ticaret” ile ilgili kısa bir bilgi verdikten sonra hedefimin ne olduğunu ve sizden ne öğrenmek istediğimi daha iyi anlayacaksınız. Yaz dönemi stajlarımı bir “gümrükleme, gümrük komisyonculuğu, uluslar arası nakliyat, liman işlemleri, lojistik” vb. alanlarında 1982’den beri iş yapan bir şirkette yaptım. Bir “gümrükleme” firmasında çalışmaya devam edersem özellikle “pazar araştırması”, “yurtdışı görüşmeler” ve “ürünlerin pazarlanması” konularında kendimi geliştiremeyeceğimi gördüm. Oradaki amirlerimin bana tavsiyeleri şöyleydi: “Çağlayan, biz seni tanıdık ve gelişime açık bir insan olduğunu gördük. Sana tavsiyemiz bir Gümrük Komisyonculuğu firmasında işe başlama! Çünkü ne yaptığımızı gördün. Burada İngilizceni geliştiremezsin; çünkü biz sadece müşaviriz yani gümrükleme işlemlerini yürütürüz, yurtdışı ile hiç ilişkimiz olmaz. Ama sen İngilizceni sürekli geliştir ve bünyesinde Dış Ticaret Servisi olan şirketlerde kariyerini kur! Çünkü bir ithalat/ihracat personeli olarak işe başlarsan yurtdışına çıkma, fuarlara katılma, pazarlama vb. konularında kendini geliştirebilirsin. Ama bunun için İngilizceyi çok seri konuşmalısın. Yolun açık olsun.”

Staj amirlerimin neyi ima ettiklerini yani “gümrük komisyonculuğu” ile “dış ticaret personeli–uzmanı” arasındaki ayrımı en iyi üniversitedeki ikinci yılımda anlamıştım. Üstüne bir de amirlerimin bu tavsiyesi gelince artık “ne olmak istediğimi”, hangi meslekte kariyer yapmak istediğimi çok iyi biliyorum!

İkinci sınıftayken hazırladığımız projelerde; 50’yi aşkın ülkeden 250’ye yakın şirkete e-posta gönderdik ve yaklaşık 15 şirketten cevap aldık. Elimizdeki ürünü (Proje dağıtımında bize “Yapı Malzemeleri” düşmüştü) pro-forma fatura aşamasına gelinceye kadar pazarlamayı, ürünün talep görmesini başardık. Ve final sınavında bu projeden 100 tam puan aldık.

DGS olmayınca ve bir “gümrük komisyoncusu” olmak istemediğim için “artık ne yapmalıyım?” sorusunu kendime defalarca sorarken; yukarıda bahsettiğim projeyi hazırlarken yaşadıklarımız aklıma geldi. 5 arkadaş bir araya gelmiş; Konya’da çatı veya yapı malzemeleri üreten, fabrikası ya da tesisleri olan, büyümek isteyen şirketleri bir bir dolaştık. Dış Ticaret bölümünde okuduğumuzu, final sınavı için ithalat ve ihracat projeleri hazırladığımızı, bunun için kendileriyle anlaşıp ürünlerini yurtdışına pazarlamak istediğimizi ve eğer gerçekten, ciddi anlamda teklif gelirse bir “ihracat yapabileceğimizi dahi” söyleyince, kapılarını sonuna kadar bizlere açtılar. 250’yi geçen şirket arasında 15’inden cevap geldi. Numune parça isteyeninden tutun, banka hesap numaralarını gönderen, detaylı sipariş mektupları vb. onlarca ekli posta gönderen “müşterimiz” oldu. Ülkeler arasında saat farkı olduğundan mesela gece 01.00’de mesajı gönderirdim, sabah saat 06.00’da lavaboya kalkarken e-postamı hemen kontrol ederdim; cevaplar gelmiş. Müthiş zevk aldığımız zamanlardı! Çünkü “intermediate” seviyesinde dahi olmayan İngilizcemizle böyle işler başarmak bizi daha fazla kamçılıyordu. En sonunda beşimiz de DGS’ye hazırlanıp lisans programına gitmek istediğimizden, bu projelerin üzerine düşmeyi notumuzu aldıktan sonra bıraktık.

İş başvurularında “İngilizceyi seri konuşma” sorunu karşıma hep çıktı ve çıkmaya devam ediyor. Bunu aşmak için Eylül 2007’de Bursa TÖMER şubesine kayıt oldum. Halen devam ediyorum. TÖMER 12 kurdan oluşur. Kayıt için sınavı olduktan ve hocalarla mülakattan sonra 6. kurdan (Pre-Intermediate) başladım. Şubat 08 itibariyle 9. kurdayım (Intermediate’ın son seviyesi) ve Mayıs’a kadar devam edip “Upper-Intermediate”i tamamlamak istiyorum.

Sınıfımız 16 kişilik. Ve sınıfta “her şeyini İngilizce ifade etmeye çalışan” birkaç kişiden biriyim. Hatta hocamız “Çağlayan, sen şu kelime kapasiten ve pronunciation-intonation kabiliyetinle nasıl iş bulamıyorsun anlayamıyorum” diyor!

İngilizcemi canlı tutmak, sürekli geliştirmek için Oxford Bookworms serisini bitirmek üzereyim. Altyazısı İngilizce filmler izliyorum ki “Listening”im gelişsin. Rock müzik hayatımın bir parçası (Pink Floyd favorim!)

Fakat yurtdışında olup hayatın “tam ortasında” her zaman İngilizce konuşmak ile Türkiye’de dil öğrenmek arasında muazzam fark olduğunu çok iyi biliyorum!

Böylece yurtdışına çıkmak için Bursa’da birçok “Yurtdışı Eğitim Danışmanlık” şirketine başvurdum. Yetkililere ilk önce “Au Pair” hakkında bilgim olduğunu söyledim ve beni bu konu hakkında daha fazla aydınlatmalarını istedim. Bana ilk tavsiyeleri; Türkiye’de iyi bir dil kursuna yazılıp İngilizce düzeyimi en aşağı intermediate’a çıkarmamdı. Bunun üzerine TÖMER’e gittiğimi ve İngilizcemin sürekli geliştiğini kendilerine anlattım. Sonra, Au Pair’liği düşünmemin çok iyi olduğunu fakat özellikle İngiltere’de ailelerin “erkek” adaylara pek rağbet göstermediklerini söylediler. Arzu edersem beni kaydedebileceklerini ama 3 haftadan 10 aya kadar ve hatta daha uzun bir süre içinde bile bir ailenin denk düşemeyebileceğini, bu süre zarfını göze alırsam kayıt yaptırmamın daha iyi olacağını söylediler. Alternatif olarak ise Au Pair’likten öte “Yurtdışında Dil Okulu” tercih etmemi tavsiye ettiler. Eğitim kalitesi ve maliyeti yönünden önem sırasına göre dizilmiş dil okulu broşürlerini incelemem için verdiler.

Bütün bunları aldıktan sonra nihai kararı vermek için ailemle görüştüm. Şöyle karar aldık. En azından 1 yıl veya AÖF’ü bitirene kadar, TÖMER’e devam etmek. Dış Ticaret mezunu olduğumdan mesleğimi geliştirebileceğim kurslara katılmak. Askerlik öncesi minimum 2 yılı İngilizcemi kullanabileceğim bir yerde çalışmak!

Size danışmak istediklerime gelince; iş başvurularımın “çoğunda” sadece askerlik bahane edilerek; başvurularım kabul edilmedi. Başvurularımın “pek azında” ise İngilizce şartında ısrar etmediler. Bazı insan kaynakları müdürleri “Bir an önce yurtdışına çıkıp İngilizceyi seri konuşma işini hallet sonra bize gel işbaşı yap” diyor. Bazı insan kaynakları ise “Şu anki İngilizcen bile bize yeter. Yurtdışına çıkıp boşuna zaman ve para kaybetme. Hem burada sürekli İngilizce konuşacağından kendiliğinden gelişecek. Sadece -askerliğini yapmadığın için- seni işe alamıyoruz!”

7 aya yakın süre içinde yaşadıklarımın özetini yukarıda “uzunca” anlatmaya çalıştım. Şunu anladım ki, şu anki İngilizcemle bile Türkiye’de işe başlayabilirim. Ama sadece “askerliğimi” yapmadığım için [AÖF’ü bitirene kadar da (1,5 yıl kaldı) yapamayacağım] galiba iş başvurularımda askerlik engeli yine karşıma çıkacak!

Son haftalarda birçok arkadaşım “Au Pair” dışında da yurtdışında dil öğrenme yolları olduğunu söyledi. İnternette özellikle “Work & Study / Maaşlı veya maaşsız staj / Sandwich dil paketleri” başlıkları altında Google’da tarama yaparsam; bu konularda hizmet veren yüzlerce şirket bulabileceğimi söylediler.

Yukarıdaki üç dil öğrenme yolunun ne olduğunu internette okuma yaparak öğrendim. Size danışmak istememin nedeni ise sitenizin çok düzenli olması, yaptıklarınızı “ayaklarınızı yere basarak anlatmanız” ve tecrübeli insanların “yaşadıklarını” anlatmasıdır.

Bu üç sayfalık mektubumda bir “Dış Ticaret Uzmanı” olmak istediğimi artık anladığınızı umuyorum. Benim konumumda olan birisine ne yapmasını önerirsiniz? Work & Study, Sertifika ve Diploma Eğitimleri ya da tecrübelerinize dayanarak bunlar dışında bana en uygun “İngilizceyi seri konuşma” ve “Dış Ticaret sektöründe deneyim kazanma” konularında ne önerirsiniz?

İyi çalışmalar diliyor, cevabınızı bekliyorum…

E-posta: cag.tksz@yahoo.com
Ücretsiz Kayıt Ol