Mesaj Panosu

ewrim yanilgisi
Yeni Konu Aç Cevap Gönder
ewrim yanilgisi 2008-03-18 (13:06)
stomatologg
Bay
stomatologg
Ukrayna, Kiev
Bogomolets National Medical University Of Ukraine
Kayıt: 2008-02-03 (00:53)
Mesaj: 211
www.evrimaldatmacasi.com





Günsel GÜNHAN
gunsel@internethaber.com
Siyasete mola-Yaratılış tartışmaları için ilginç bir alıntı
12 Kasım 2007 Pazartesi


Bugün Türkiye'nin siyaset, politika gündeminin belirsizlik ve sıkıcılığına ara verip bu ara ABD üniversitelerinde yoğun olarak tartışılan yaratılışçılık (Intelligent design-darwinizm) tartışmalarını basit ve farklı bir bakış açısıyla ele alan bir kaynaktan ilginç bir bölüm sunacağım:



“Çizgi filmler ve varlık:

AYI YOGI, PARK BEKÇİSİ SMİTH

ve BOO BOO'nun sıradışı felsefi sohbetleri



Yogi:-Şerif seninle bugün ciddi şeyler konuşalım. Sen okumuş adamsın, Biz çizgiden oluşmuş, suluboyayla boyanmış iki boyutlu(En-Boy) TV ekranıyla sınırlı bir evrende yaşayan varlıklarız. Acaba bizi tasarlayan bir animatör, boyayan bir ressam var mıdır? Ve içinde oynadığımız bu ekran ve TV kendi kendine mi var olmuştur, bu televizyonun bir sahibi var mıdır? Varsa bizden ne yapmamızı istiyor? Ve televizyon günlerdir açık ama bir gün kapatacak mı?



Bekçi:-Hayır canım, rahat ol, bu televizyon annen zamanında da açıktı. Büyük bir olasılıkla yıllardır da böyle... Bize gelince...Ekrandaki renk kırpışmalarının binyıllar süren evrimi sonucu bizler oluştuk. Yani bizleri bir tasarlayan yok. Bizi seyredenler olduğunu da düşünme. Bizim boyutumuz (En-Boy) dışında üç boyutlu canlılar(insanlar) olduğu, onların bizi çizdiği tasarladığı bilimsel değil. Çünkü onları göremiyoruz.Bilimsel kanıtlarımız yok. Hiç şüphesiz kendi kendimize var olduk.



Boo:-Ama annem bizi seyreden çocuklar olduğunu, bizim onları mutlu etmek gibi bir görevimiz olduğunu söylüyordu.



Bekçi:Annenin her dediğini yap ama her dediğine inanma. Bunca yıldır şu var olduğumuz ekrana bir dokunan olmadı . Ekranın dışında bir dünya olduğu da sadece söylenti. Görmediğime inanmam ki!



Yogi:-Peki ama bizim var olduğumuzun farkında olmamız, konuşabilmemiz bizi var edeni göstermez mi? Benim müzik setimden ses çıkması onun bir mühendisi olduğunu, fabrikası olduğu nu göstermez mi? Yani biz varsak Animatörlerimiz de var demek değil midir? Hiç yoktan bir televizyon var olur mu? Elektrik var olabilir mi? Bizi seyredenler olmasa niye bizi çizsinler, niye senaryo yazsınlar?



Bekçi:-Ya Yogi, insanlaşıp durma! Bu televizyonun dışında bir alem yok.İnsanlar da yok. Bizler ışık titreşimlerinin evrimleri, dönüşümleri sonucunda bu hale geldik. Örneğin ben maymundan geldim.



Boo:-Ya Şerif amca , senin maymundan gelmen veya benim kediden gelmem neyi değiştirir. Biz varsak, bu ekranda oynayıp duruyorsak, animatörümüz, çizenimiz ve boyayanımız da var demek değil midir? Bence bizim varlığımız şüpheli olabilir ama animatörümüzün varlığı şüphesiz.



Yogi:-Boo Boo doğru söylüyor, ben de seni akıllı bir adam sanırdım. Oysa senin kafan Boo'nunki kadar bile çalışmıyor. Ben animatörümü bulacak, hatta onlarla konuşup bu filmin yeni bölümleri için anlaşma yapacağım. Sense yeni bölümde sanırım olmayacaksın. Çünkü animatörün sanatını küçümseyip onun yok olduğunu söylüyorsun.



Boo:-Amca beraberce ekranın dışına doğru el sallayıp animatörümüzün dikkatini çekelim. Bence bizi mutlaka görecektir. Sanırım bizi seyrediyor, ne güzel kahramanlar çizmişim diye seviniyordur. Hatta ne istersek, yeni sekansta ekranın kenarından bize yollayacaktır. Hiç şüphem yok.



Yogi:-Haklısın Boo Boo. Bizi çizip dizayn ettiğine, onun yarattığı birer kahraman olduğumuza göre bizi mutlaka da seviyordur.



Boo:-Amca, animatör bizi seviyorsa yaramazlık yapmazsam, senaryoyu güzel oynarsam bana bir oyuncak mağazası verir mi?



Yogi:-Niçin olmasın, koca Hanna Barbara Production seni mi kıracak, bizi rahatça çizip canlandırdıklarına göre bu basit birşey olmalı.



Bekçi:-Siz hayal görüyorsunuz. Bizim bir animatörümüz olsaydı bizimle konuşurdu. Ofisime gelirdi. Benim tek ölçüm bilimdir. Görmediğime inanmam.



Boo:-Saf! Senin şu saçma şapkan,şu metal rozetin bile kendi kendine var olmazken, sen mi kendi kendine var oldun? Tabi ki animatörümüz var ve ben onu seviyorum. İyi ki beni çizmiş. Yoksa var olmazdım.



Yogi:-Boo Boo, kendinden büyüklere saf deme çok ayıp!



Boo:-Amca, Şerif amca okulda da okuduğunu söylemişti ama senin Shrek'in arkadaşı kadar bile aklın yok. Dediği evrim gerçekse bence onun atası olsa olsa o geveze Donkey olabilir.



Evet, çizgi filmden gerçek yaşama dönecek olursak Bir YOGI BEAR çizgi filminin üretilmesi için The studios of Hanna-Barbera Productions gerekiyorken Bill Hanna ve Joe Barbera'nın bu tipleri çizip tasarlamaları Senaryo bölümünde metinleri yazılmasına ve her bir tip için seslendirme sanatçısına gerek varken üç boyutlu canlıların olarak yaşadığımız bu evrenin tasarımcısız olduğunu nasıl düşünebiliriz.



Bizler 3 boyutlu varlıklarız. Çizgi film kahramanlarının 3. boyutu anlamaları, idrak edebilmeleri olasılığı olmadığı gibi biz de 4. hatta 5. boyutu kolayca algılayabileceğimizi nasıl düşünebiliriz. Bu evrenin bir yaratanının olduğunu, bir amaç gözetilerek yaratılmış olduğunu anlayabilmek için Shrek kadar akıllı olabilmek herhalde yeter.”

(Kaynak: www.allahvebiz.com)
2008-03-27 (18:38)
MuratKILIÇ
Bay
MuratKILIÇ
Türkiye, Bursa
Uludağ Üniversitesi
Kayıt: 2008-01-27 (01:13)
Mesaj: 3
İlginç Yaptığım Yorum Sİlinmiş...
ben Üniversite Ortamındaki İnsanların Fikirlerini Özgürce Tartışabilmesinden Yanayım.. Şaşkın
Ücretsiz Kayıt Ol