Mesaj Panosu

Sabit --GÜZEL HİKAYELER--
Yeni Konu Aç Cevap Gönder

Sayfa /14Birinci SayfaÖnceki Sayfa … 89101112 … Sonraki SayfaSon Sayfa


2008-06-07 (14:44)
deduction
Bayan
deduction
Türkiye, İstanbul
İstanbul Üniversitesi
Kayıt: 2007-09-18 (23:04)
Mesaj: 240
MB69 demiş ki:
çiçek87 çok güzel bir hikaye paylaştığın için saol Göz kırpıyor arkadaşlar takip ettiğim konulara gelen cevaplar bana maille gelmiyor maalesef o yüzden geç bakıyorum kusura bakmayın Göz kırpıyor Bu arada son yazdığım hikayeyi haberlerde duymuş olmanız normal çünkü aslında o bir haberdi Gülüyor Gülüyor


evet artık mail olarak gelmiyor..banada geliyordu ama artık gelmiyor..anlamadım Gözlerini yuvarlıyor neden...
bu arada ''Li Li'' hikayesinin türkçe versiyonunu izlemiştim tv de güzeldi....
tekrar hepinizin ellerine sağlık...artık çok girmiyorum girdimde mi direkt bu konuya bakıyorum...okuyorum gidiyorum.. Çok mutlu
Psikolojide Yöneltme 2008-06-08 (23:11)
MB69
Bay
MB69
Türkiye, İstanbul
İstanbul Teknik Üniversitesi
Kayıt: 2007-06-24 (14:42)
Mesaj: 6.139
Deduction iyi yaparsın,sadece bende o sorun var zannediyordum Çok mutlu


''Yaşlı bir adam emekliye ayrılır ve kendine bir lisenin yanında küçük bir ev alır.
Emekliliğinin ilk bir kaç haftasını huzur içinde geçirir, ama sonra ders yılı baslar.
Okulların açıldığı ilk gün, dersten çıkan öğrenciler yollarının üzerindeki her çöp
bidonunu bağırıp, çağırarak tekmelerler. Bu çekilmez gürültü günler sürer ve
yaşlı adam bir önlem almaya karar verir. Ertesi gün çocuklar gürültüyle evine
doğru yaklaşırken, kapısının önüne çıkar onları durdurur ve:
'Çok tatlı çocuklarsınız, çok da eğleniyorsunuz. Bu neşenizi sürdürmenizi
istiyorum sizden. Ben de sizlerin yasındayken ayni şekilde gürültüler çıkarmaktan
hoşlanırdım, bana gençliğimi hatırlatıyorsunuz. Eğer her gün buradan geçer ve
gürültü yaparsanız size her gün 5 YTL vereceğim' der. Bu teklif çocukların
çok hoşuna gider ve gürültüyü sürdürürler. Birkaç gün sonra yaşlı adam
yine çocukların önüne çıkar ve onlara şöyle der: 'Çocuklar enflasyon beni de etkilemeye başladı
bundan böyle size sadece 1 YTL verebilirim.' Cocuklar pek hoşlanmazlar
ama yine devam ederler gürültüye. Aradan birkaç gün daha geçer ve yaşlı
adam yine karşılar onları: 'Bakin' der, 'Henüz maaşımı alamadım, bu
yüzden size günde ancak 25 Kuruş verebilirim, tamam mı?',
'Olanaksız bayım' der içlerinden biri, 'Günde 25 kuruş için bu işi yapacağımızı
sanıyorsanız yanılıyorsunuz.

BİZ İŞİ BIRAKIYORUZ...!''

Alıntıdır
2008-06-11 (09:56)
MB69
Bay
MB69
Türkiye, İstanbul
İstanbul Teknik Üniversitesi
Kayıt: 2007-06-24 (14:42)
Mesaj: 6.139
kimse bakmıyormu Şok olmuş
2008-06-11 (21:48)
cnnp
Bayan
cnnp
Türkiye, İstanbul
Küçükçekmece Eşref Bitlis Lisesi
Kayıt: 2008-02-12 (21:15)
Mesaj: 120
bu hikayeyi radyoda dinleyip çok beğenmiştim umarım sizde beğenirsiniz Şaka yapıyor

AFFET BABACIĞIM

Evlendiğinden beri evinde kalan babası yüzünden eşiyle sürekli tartışıyordu.
Eşi Babasını istemiyor ve onun evde bir fazlalık olduğunu düşünüyordu. Tartışmalar bazen İnanılmaz boyutlara ulaşıyordu. Yine böyle bir tartışma anında; eşi, bütün bağları kopardı ve "Ya ben giderim, ya da baban bu evde kalmayacak" diyerek rest çekti... Eşini kaybetmeyi Göze alamazdı.
Babası yüzünden çıkan tartışmalar dışında mutlu bir yuvası, sevdiği ve kendini seven Bir eşi ve birde çocukları vardı. Eşi için çok mücadele etmişti evliliği sırasında. Ailesini ikna etmek için çok uğraşmış ve çok sorunlarla karşılaşmıştı. Hâlâ onu ölürcesine seviyordu.
Çaresizlik içinde ne yapacağını düşündü ve kendince bir çözüm yolu buldu. Yıllar önce avcılık merakı yüzünden kendisi için yaptırdığı kulübe tipi dağ evine götürecekti babasını . Haftada bir uğrayacak ve ihtiyacı neyse karşılayacak, böylelikle eşiyle de bu tür sorunlar yaşamayacaktı.
Babasına lâzım olacak bütün malzemeleri hazırladıktan sonra yatalak babasını yatağından kaldırdı ve kucakladığı gibi arabaya attı. Oğlu Can, "Baba bende seninle gelmek istiyorum" diye ısrar edince onu da arabaya aldı ve birlikte yola koyuldular.
Karakışın tam ortalarıydı ve korkunç bir soğuk vardı. Kar ve tipi yüzünden yolu zor seçiyorlardı. Minik Can, sürekli babasına "Baba nereye gidiyoruz ?" diye soruyor ama cevap alamıyordu. Öte yandan; nereye götürüldüğünü anlayan yaşlı adamsa gizli gizli gözyaşı döküyor oğlu ve torununa belli etmemeye çalışıyordu.
Saatler süren zorlu yolculuktan sonra dağ evine ulaştılar. Epeydir buraya gelmemişti. Baraka tipindeki dağ evi artık çürümeye yüz tutmuş, tavan akıyordu. Barakanın bir köşesini temizledi hazırladı ve arabadan yüklendiği yatağı oraya itina ile serdi. Sonra diğer malzemeleri taşıdı en son da babasını sırtlayarak yatağa yerleştirdi.

Tipi, adeta barakanın içinde hissediliyordu. Barakanın içinde fırtına vardı adeta. Çaresizlik içinde babasını izledi. Daha şimdiden üşümeye başlamıştı.Yarın yine gelir bir yorgan ve birkaç battaniye getiririm diye düşündü.

Öyle üzgündü ki, dünya başına göçüyor gibiydi. O, bu duygular içindeyken babası, yüreğine bıçak saplanmış gibiydi. Yıllarca emek verdiği oğlu tarafından bir barakaya terk ediliyordu. Gururu incinmişti, içi yanıyordu ama belli etmemeye çalışıyordu.
Minik Can ise olanlara hiçbir anlam veremiyordu. Anlamsızca ama dedesinden ayrılacak olmanın vermiş olduğu üzüntüyle sadece seyrediyordu.

Artık gitme zamanıydı. Babasının yatağına eğildi, yanaklarını ve ellerini defalarca öptü.
Beni affet der gibi sarıldı, kokladı. Artık ikisi de kendine hakim olamıyor ve hıçkıra hıçkıra ağlıyordu. Buna mecburum der gibi baktı babasının yüzüne ve Can'ın elini tutup hızla barakayı terketti. Arabaya bindiler.

Can yola çıktıklarında ağlamaya başladı, neden dedemi o soğuk yerde bıraktın diye. Verecek hiçbir cevap bulamıyordu, annen böyle istiyor diyemiyordu. Can: "Baba, sen yaşlandığında ben de seni buraya mı getireceğim?" diye sorunca dünyası başına yıkıldı. O sorunun yöneltilmesiyle birlikte deliler gibi geri çevirdi arabayı. Barakaya ulaştığında "Beni affet baba." diyerek babasının boynuna sarıldı. Baba oğul sıkı sıkı sarılmış çocuklar gibi hıçkıra hıçkıra ağlıyorlardı. Oğlu: "Baba beni affet! Sana bu muameleyi yaptığım için beni affet!" diye hatasını belli ediyordu...Babası oğlunun bu sözlerine en anlamlı cevabı veriyordu..."Geri geleceğini biliyordum yavrum. Ben babamı dağ başına atmadım ki, sen beni atasın... Beni bu dağda bırakamayacağını biliyordum." Çok üzgün, ağlıyor
2008-06-13 (15:18)
deduction
Bayan
deduction
Türkiye, İstanbul
İstanbul Üniversitesi
Kayıt: 2007-09-18 (23:04)
Mesaj: 240
ben geldim.. Gülüyor ..okudum ...yaşlı amcam için üzüldüm yazık ben onun için güler gürültü yapardım...baba oğul hikayesi mutlu bitti bitmeseydi üzülürdüm...teşekkürler güzel hikayeleriniz için...
2008-06-13 (17:44)
MB69
Bay
MB69
Türkiye, İstanbul
İstanbul Teknik Üniversitesi
Kayıt: 2007-06-24 (14:42)
Mesaj: 6.139
öyle baba-oğul hikayelerinde çok sinirim bozulur Kızmış Çok kızmış ya ben öyle kayınpederini kabul etmeyen kadınların erkeklerin varya....neyse cumadayız şu anda Gülüyor neyseki hikaye mutlu sonla bitmiş adam aklını başına almış,cnnp çok saol paylaştığın için Göz kırpıyor
deduction sende arada sırada bir buraya hikaye koy,ihmal etme Gülüyor
2008-06-13 (18:41)
cnnp
Bayan
cnnp
Türkiye, İstanbul
Küçükçekmece Eşref Bitlis Lisesi
Kayıt: 2008-02-12 (21:15)
Mesaj: 120
rica ederim deduction ve mb69
dedemiz şanslıymış ki oğlu sonunda aklını başına almış özbabasına bu zulmü yapmamış
ama günümüzde bunu yapan öyle çok evlat varki huzur evlerini pek bi kullanır olduk herkez bir gün yaşlanıp evlatına muhtaç olacağını bilerek anne babasına öyle davranmalı
ewt mb69 bugün cuma sakın, şaşırdım doğrusu siteni en sakin argo kelime kullanmayan üyesi olarak dikkatimi çekmiştin hayrola bugün snirlimisin Gözlerini yuvarlıyor
2008-06-13 (18:57)
MB69
Bay
MB69
Türkiye, İstanbul
İstanbul Teknik Üniversitesi
Kayıt: 2007-06-24 (14:42)
Mesaj: 6.139
beni çok sakin birisi diye iltifat ettiğin için sana teşekkür ederim Çok mutlu bugün sinirli değilim sadece hikayedeki gibi durumlar sinirimi bozar Kızmış böyle o kadar gerçek olay varki,insan hiç ibret almıyorki Üzgün
2008-06-14 (00:38)
cnnp
Bayan
cnnp
Türkiye, İstanbul
Küçükçekmece Eşref Bitlis Lisesi
Kayıt: 2008-02-12 (21:15)
Mesaj: 120
DUVARI AŞAMIYORSAN BİR KAPI AÇ
Genç Macar Sanatçı Arpad Sebesy, multimilyoner Elmer Kelen'in portresini yapmak için görevlendirilmişti. Görev özellikle zordu, çünkü Kelen sadece üç kısa poz vermeye razı olmuştu. Sonuçta, Sebesy portrenin çoğunu ezberden yapmak zorunda kalmıştı. Kısıtlamalara rağmen, Sebesy portrenin Kelen'e yeterince benzediği görüşündeydi. Ancak, Kelen aynı fikirde değildi. Kibirli milyoner, resmin kendisine benzemediğini öne sürerek portrenin parasını ödemeyi reddetti.
Genç ressam resmini yapabilmek için saatlerce titizlikle çalışmıştı ve birdenbire bunu gösterecek hiç bir şeyi olmadığını fark etti. Milyoner stüdyodan ayrılırken, sanatçı bir ricada bulundu:
-Portreyi size benzemediği için reddettiğinizi belirten bir mektup yazabilir misiniz?
Kelen bu kadar kolay kurtulduğuna sevinerek razı oldu. Aylar sonra, Macar Sanatçıları Derneği, Budapeşte Güzel Sanatlar Galerisi'nde sergi açtı. Kelen in telefonu çalmaya başladı. Biraz sonra galeriye geldiğinde Sebesy'nin yaptığı portresinin, üzerinde "Bir Hırsızın Portresi" etiketiyle teşhir edildiğini gördü.
Mağrur milyoner resmin indirilmesini istedi. Müdür reddedince, Kelen, resim kendisini topluma alay konusu edeceği için dava açmakla tehdit etti. Bunun üzerine müdür Kelen'in resmin kendisine benzemediği için almayı reddettiğini belirten imzalı mektubunu çıkardı.

Milyoner artık resmin parasını ödeyip almaktan başka çare kalmadığını anlamıştı. Genç sanatçı sadece son gülen olmakla kalmamış, aynı zamanda güçlüğü karlı bir alışverişe dönüşmüştü. Çünkü milyoner resmi almaya kalktığında fiyatının eskisinden on kat daha fazla olduğunu görmüştü.
Gördüğünüz gibi, güçlüklere teslim olmayı kabul etmemişti. Bunun yerine öfke ve acıya teslim olmaktansa yaratıcı ve yararlı bir kapı açacak bir yol düşündü. Kısaca ressam değerli bir prensip keşfetmişti :
Yeni fırsatlar bizi genellikle sıkıntılı anlarda ziyaret eder, çünkü bir kapı kapanırsa, başka bir kapı açılır.

Alıntı..
2008-06-14 (12:44)
deduction
Bayan
deduction
Türkiye, İstanbul
İstanbul Üniversitesi
Kayıt: 2007-09-18 (23:04)
Mesaj: 240
Çok uzun zamandan sonra benden hikaye.. Gülüyor ...

SATILIK KÖPEK YAVRULARI


‘’Satılık Köpek Yavruları’’ ilanının altında küçücük bir çocuğun başı gözüktü ve çocuk dükkan sahibine sordu; ‘’Köpek yavrularını kaça satıyorsunuz?’’
Dükkan sahibi ‘’30 dolarla 50 dolar arasında değişiyor fiyatları’’ dedi..


‘’Benim 2 dolar 97 sentim var’’ dedi çocuk..’’Bir bakabilirmiyim yavrulara?’’


Dükkan sahibi gülümsedikten sonra bir ıslık çaldı ve köpek kulubesinden 5 tane yumak halinde yavru çıktı..Yavrulardan biri arkadan geliyordu..Küçük çocuk yürümekte zorluk çeken sakat yavruyu işaret edip sordu:’’Bunun nesi var?’’Dükkan sahibi onun kalça çıkığı olduğunu ve hep sakat kalacağını açıkladı.Küçük çocuk heyecanlanmıştı.’’Ben bu yavruyu satın almak istiyorum.’’
Dükkan sahibi,’’Hayır, o yavruyu satın alman gerekmiyor.Eğer gerçekten istiyorsan,o yavruyu sana bedava veririm.’’


Küçük çocuk birden sinirleniverdi.Dükkan sahibinin gözlerinin içne dik dik bakarak,’’Onu bana vermenizi istemiyorum.O da diğer yavrular kadar değerli ve ben fiyatını tam olarak ödeyeceğim.Aslında size şimdi 2 dolar 37 sent vereceğim ve geri kalan borcumu da her ay 50 sent ödeyerek tamamlayacağım.’’


Dükkan sahibi çocuğu ikna etmeye çalıştı.’’Bu köpeği gerçekten satın almak istediğini sanmıyorum.Bu yavru hiçbir zaman diğer yavrular gibi koşup,zıplayamayacak ve seninle oynayamayacak.’’


Bunun üzerine küçük çocuk eğildi,pantolonunu sıvadı ve büyük bir metal parçasının desteklediği sakat bacağını dükkan sahibine gösterip,tatlı bir sesle,’’Ben de çok iyi koşamıyorum ve bu yavrunun kendisini çok iyi anlayacak bir sahibe gereksinimi var’’dedi…




ALINTI

Sayfa /14Birinci SayfaÖnceki Sayfa … 89101112 … Sonraki SayfaSon Sayfa


Ücretsiz Kayıt Ol