Kayıt: 2008-02-06 (18:15)
Mesaj: 256
Yine yapılan bir araştırmaya göre, ülkemizde okumaya aday ilk grubu oluşturan üniversite gençliğinde okuma oranı % 37,1′dir.5
1993 yılında yapılan bir başka araştırmaya göre ise, yaz aylarında nüfusu üç yüz binin üzerine çıkan Bodrum’da:
127 kahvehane
230 içkili restoran
103 kafe-bar
12 disko
3 gazino
2 kumarhane
2 kitapçı var.
Açıkça görüldüğü gibi Bodrum’da her şey var, ama kitap yok, kitap okuyan yoktur.
Bir başka ilginç durum ise, 1983′te Türkiye’de 7.180 çeşit kitap basıldığı hâlde, bu 1992′de 6.151′e düşüyor. Aynı yıl, yani 1992′de çeşitli ülkelerde basılan kitap sayısı (çeşit olarak) ise şöyledir:
Fransa’da 37.308
İngiltere’de 48.069
Almanya’da 64.761
Japonya’da 42.217
ABD’de 85.121
Türkiye’de ise 6 Türk, yılda 1 kitap okuyor. Hâlen ülkemizde 95 kişiye bir kahvehane, ama 65 bin kişiye bir kütüphane düşüyor.
ayrıca.........
Günlük gazete satışlarında da, Türkiye ile diğer gelişmiş ülkeler arasında benzer uçurumlar dikkati çekiyor. Türkiye’de verilen bütün hediyelere, yapılan bütün promosyonlara rağmen gazetelerin toplam tirajı üç milyonu bir türlü geçmiyor. Toplam tiraj Japonya’da 68 milyonu, ABD’de ise 63 milyonu geçiyor.
Bir Japon, yılda 25 kitap okuyor,
Bir İsveçli, yılda 10 kitap okuyor,
Bir Fransız, yılda 7 kitap okuyor.
1 defa değiştirildi
En Son: 2008-06-04 15:52:06
Kayıt: 2007-06-24 (14:42)
Mesaj: 6.365
niisa çok güzel bir konuya değindin,maalesef sadece Türkiye de değil bir sürü ortadoğu ülkesinde kitap okuma oranı bayağ düşük.İnsanların ''aydın'' kelimesini nin anlamını sahte değil gerçek bir şekilde benimsemesi lazım

bende eskiden kitap okumayı sevmiyordum ama sonra dan yanıldığımı anladım,hele de akıcı bir kitapsa insan ın okudukça okuyası geliyor

paylaştığın için saol

Kayıt: 2008-05-16 (15:12)
Mesaj: 269
Sadece emeğe saygı.....

Kayıt: 2008-02-06 (18:15)
Mesaj: 256
MB69 demiş ki:
niisa çok güzel bir konuya değindin,maalesef sadece Türkiye de değil bir sürü ortadoğu ülkesinde kitap okuma oranı bayağ düşük.İnsanların ''aydın'' kelimesini nin anlamını sahte değil gerçek bir şekilde benimsemesi lazım

bende eskiden kitap okumayı sevmiyordum ama sonra dan yanıldığımı anladım,hele de akıcı bir kitapsa insan ın okudukça okuyası geliyor

paylaştığın için saol

evet arkadaşım malesef öyle

: önce okumayan ,araştırmayan sağlıklı bireyler yetiştiremeyen bir toplum olduk. Sonrada bu ülkenin hali ne nereye gidiyor diyer olduk,Hep bir kurtarıcı bekledik ama o kurtarıcının içimizden çıkabileceğini hiç düşünemedik.Okumadıkça uyuttular ,

uyuttukça yaptıkları herşeye kılıf hazırlayıp önümüze sundular.
1 defa değiştirildi
En Son: 2008-06-04 18:45:16
Kayıt: 2008-02-06 (18:15)
Mesaj: 256
ArdahanlıKrAll demiş ki:
Sadece emeğe saygı.....

pardon

bu konu bilgi amaçlı yazılmıştı pek tarzınıza uymadı galiba

neyse tartışma yaratacak muhalefet ulunacak yeni konularda açılır elbet.

Kayıt: 2007-07-27 (22:57)
Mesaj: 220
Kitap okuma oraninin düsüklügünü Bodrum` daki kitapci, küphane sayisinin yanina alkollü icki servisi veren isletmeleri koyup degerlendirmek yanlis. Dedigin gibi adam Bodrum`a tatil yapmak icin gidiyor. Ickisini icecek, restorana gidecek, tasvip edilmese de cani istiyorsa kendi parasiyla kumarini oynayacak.
Bir cocugun kitap okuma aliskanligini ülkemizin egitim seviyesini göz önünde bulundurursak ailesinden almasini beklemek yanlis olur(Ailesine de kizilmamali ayrica, adam ekmek derdinde kitaba sira gelmemis hayatinda). Okullarin, kitap okuma aliskanligi asisinda en uygun siringa oldugu acik. Okullara daha fazla önem verilmeli. Sira basina düsen ögrenci sayisi ortadan bölünmeli. Buna para toplayan binbir cesit dernek cami yerine okul yaptirarak baslayabilir.Cami yapilmasin demiyorum ama cocuklarin sirada 3 kisi oturdugu yerde mahallenin camisi günde o sinifin cocugu kadar adam cekemiyorsa burada bir yanlis var demektir.
Kayıt: 2007-06-24 (14:42)
Mesaj: 6.365
ayrıca Türkiye de ve diğer bahsettiğim gelişmemiş ülkelerde şöyle bir sorun varki birçoğu aile çocuğuna eğitim vermeden direk okula yolluyor yani ya adam gibi eğitmiyor küçükken afedersiniz ahyvan yerine koyuyor yada yanlış bir şekilde eğitiyor ondan sonra okula gönderiyor sözde büyüsün adam olsun diye yahu daha insan olamayan insan kılığındaki yaratığı sen okula gönderirsen ancak okul a zarar verirsin.Ben bunu kendi hayat deneyimimden anlatıyorum.Yani eğer sen o çocuğa gerekli eğitimi vermezsen küçük yaştan bir canavar olarak çıkar

Bu şekilde diğer öğrencilere de zarar verir öğretmene de sinir krizleri yaşatır.Okul bebek bakım yeri değilki

Türkiye de bir sürü öğretmen bundan yakınıyor.Ya tamam okulda sadece ders verilmiycek yeri geldiğinde eğitim de verilecek ama kalkıp eğitim vericek diye ona annesi nin ve babası nın üşenip te vermediği şeyi vermiycek.Ama o çocuğu gerekli şekilde eğitip sadece şekilen değil ruhen de insan olmasını sağlamak ailelerin elinde.Bu konuda ailelere büyük görev düşüyor.Niye yalan söyliyim düz liselerin süper liselerle birleşmesi hoşuma gitmedi.süper lise ortalamasını kazanıp ta bu yüzden düz lise okumak zorunda kalan öğrencilere acıyorum şu anda tabii katılmıyor olabilirsiniz saygı duyarım

Kayıt: 2008-02-06 (18:15)
Mesaj: 256
kirbit demiş ki:
Kitap okuma oraninin düsüklügünü Bodrum` daki kitapci, küphane sayisinin yanina alkollü icki servisi veren isletmeleri koyup degerlendirmek yanlis. Dedigin gibi adam Bodrum`a tatil yapmak icin gidiyor. Ickisini icecek, restorana gidecek, tasvip edilmese de cani istiyorsa kendi parasiyla kumarini oynayacak.
.
galiba yanlış anlaşılma oldu bodrum örnegi meb yapmış olduğu bir anketin sonucudur bilimsel bir veri olduğu için ekledim ama tatil yeri olsa bile bu oran oldukça az çünkü orada dört mevsim tatil yapılmıyor dört mevsim olsa bile 2 kitapçının bulunması çok vahim
ayrıca
sizinde bahsettiğiniz gibi okul kitap okuma alışkanlığının edinilmesinisağlaya bilecek çok önemli kurumlar ailede öyle. ama artık günümüzde küreselleşmenin yol açmasıylaı kitleiletişim toplumu olduk. kitap okuma alışkanlığını yaymanında bana göre en kolay yolu kitleiletişim araçlarıdır. insanlar televizyonda bir çok karakteri kendine örnek alır ve yapılan davranışları belli bir süre ki
şi kendisi yapar yani en basitinden bir polat alemdarın elinde bir kitabın görülmesi bile o kitabın büyük traj yakalamasına neden olabilir.
Kayıt: 2008-02-06 (18:15)
Mesaj: 256
MB69 demiş ki:
ayrıca Türkiye de ve diğer bahsettiğim gelişmemiş ülkelerde şöyle bir sorun varki birçoğu aile çocuğuna eğitim vermeden direk okula yolluyor yani ya adam gibi eğitmiyor küçükken afedersiniz ahyvan yerine koyuyor yada yanlış bir şekilde eğitiyor ondan sonra okula gönderiyor sözde büyüsün adam olsun diye yahu daha insan olamayan insan kılığındaki yaratığı sen okula gönderirsen ancak okul a zarar verirsin.Ben bunu kendi hayat deneyimimden anlatıyorum.Yani eğer sen o çocuğa gerekli eğitimi vermezsen küçük yaştan bir canavar olarak çıkar

Bu şekilde diğer öğrencilere de zarar verir öğretmene de sinir krizleri yaşatır.Okul bebek bakım yeri değilki

Türkiye de bir sürü öğretmen bundan yakınıyor.Ya tamam okulda sadece ders verilmiycek yeri geldiğinde eğitim de verilecek ama kalkıp eğitim vericek diye ona annesi nin ve babası nın üşenip te vermediği şeyi vermiycek.Ama o çocuğu gerekli şekilde eğitip sadece şekilen değil ruhen de insan olmasını sağlamak ailelerin elinde.Bu konuda ailelere büyük görev düşüyor.Niye yalan söyliyim düz liselerin süper liselerle birleşmesi hoşuma gitmedi.süper lise ortalamasını kazanıp ta bu yüzden düz lise okumak zorunda kalan öğrencilere acıyorum şu anda tabii katılmıyor olabilirsiniz saygı duyarım

saldım çayıra mevlam kayıra

en iyi açıklayan söz heralde

Kayıt: 2007-06-24 (14:42)
Mesaj: 6.365
niisa demiş ki:
kirbit demiş ki:
Kitap okuma oraninin düsüklügünü Bodrum` daki kitapci, küphane sayisinin yanina alkollü icki servisi veren isletmeleri koyup degerlendirmek yanlis. Dedigin gibi adam Bodrum`a tatil yapmak icin gidiyor. Ickisini icecek, restorana gidecek, tasvip edilmese de cani istiyorsa kendi parasiyla kumarini oynayacak.
.
galiba yanlış anlaşılma oldu bodrum örnegi meb yapmış olduğu bir anketin sonucudur bilimsel bir veri olduğu için ekledim ama tatil yeri olsa bile bu oran oldukça az çünkü orada dört mevsim tatil yapılmıyor dört mevsim olsa bile 2 kitapçının bulunması çok vahim
ayrıca
sizinde bahsettiğiniz gibi okul kitap okuma alışkanlığının edinilmesinisağlaya bilecek çok önemli kurumlar ailede öyle. ama artık günümüzde küreselleşmenin yol açmasıylaı kitleiletişim toplumu olduk. kitap okuma alışkanlığını yaymanında bana göre en kolay yolu kitleiletişim araçlarıdır. insanlar televizyonda bir çok karakteri kendine örnek alır ve yapılan davranışları belli bir süre ki
şi kendisi yapar yani en basitinden bir polat alemdarın elinde bir kitabın görülmesi bile o kitabın büyük traj yakalamasına neden olabilir.
güzel bir fikir
