Mesaj Panosu

İlginç bir röportaj okumanızı tavsiye ederim
Yeni Konu Aç Cevap Gönder
İlginç bir röportaj okumanızı tavsiye ederim 2008-07-02 (22:08)
Levent20
Bay
Levent20
Mozambik
Kayıt: 2007-06-19 (22:15)
Mesaj: 937
"Liberalizm tekelciliğe karşı bir sistemdir. Sadece Devlet tekelciliğine değil, Özel tekelciliği de karşı bir sistemdir. Ancak özelleştirilmelerde de gördüğümüz gibi devletten alınıp büyük firmalara satılan kurumlar hala aynı sistem ve zihniyette piyasa yönetimine devam etmektedir. Tekelcilik bu defa da özel teşebbüsler anlamında sürmektedir. Bu liberalizm değildir. Liberalizm, Hukukun üstünlüğünü geçerli kılan ve her şeyin hukuk tarafından güvence altına alındığı bir sistemdir."
-----------------------------------------------------------------------------------------------------------
Ülke gündeminde "özgürlük" denildiğinde, ekonomiden bahsedildiğinde,"özelleştir" melerden bahsedildiğinde sıkça duyduğumuz ve kullandığımız kelimeler oldu artık "Liberalizm", Liberal Demokrasi","Liberal Aydınlar" , "Liberaller" , "Liboşlar" gibi sözcükler.

Yakın siyasi geçmişimizde ANAP'tan bugüne AKP ile devam eden bu yoğun "Liberalizm Terminolojisi" hem aydın kesimin yorumlama şekliyle, hemde uygulamalarda oldukça kafa karıştırıcı bir çizgide devam etse deher geçen gün kaçınılmaz bir şekilde hayatımıza girmeye devam ediyor. Oysa yukarıda saydığımız Liberalizmi temel felsefe edinmiş hatta ismi"Liberal Demokrat Parti" olan -ama nedense parti olarak adı medyadapek duyulmayan -ülke siyasetinde misyon üstlenmiş bir siyasi partimizv ar........

26 Haziran 1994 Yılında Besim TİBUK Başkanlığında kurulmuş olan"Liberal Demokrasi Partisi" yani diğer adıyla "LDP" 3 defa Milletvekili Genel Seçimlerine katılmış bir parti. Besim TİBUK'un siyaseti bırakmasından sonra Genel Başkanlığı Cem TOKER devam ettiriyor. LDP'nin henüz İnebolu'da bir şubesi yok. Ancak öncelikle LDP'yi tanımak ve gerek liberalizmi gerekse ülke gündeminde olan konulara liberal bakış açısının nasıl olduğunu öğrenmek adına LDP Genel Sekreteri Sayın Özcan ARSLAN ile bir röportaj yaptık.

Feyza GEÇMEN: Liberal Demokrat Partiyi Parti olarak nasıl tanımlarsınız?

Özcan ARSLAN: Liberal Demokrat Partiyi tanımlamak için önce"Liberalizm"in ne olduğunu tanımlamak gerekir. "Liberalizm" kelime anlamıyla "özgürlük" demektir. Liberalizm bir sistemdir. Yönetimsistemidir. "Liberal Demokrasi" aydınlar tarafından bile farklı şekillerde tanımlanan bir kavramdır. Hatta liberalizmin bir çeşit emperyalizm olduğunu düşünen aydınlar da vardır. Liberalizm bugüne kadar gerek yapılan uygulamalar nedeniyle, gerek farklı görüşleri benimseyenler tarafından bilinçli ya da bilinçsiz olarak halkımıza yanlış tanıtıldı. Geçmiş dönemlerde ANAP'ın uygulamalarıyla liberalizm ülkemizde yerini aldı. ANAP döneminde Serbest Piyasa Ekonomisine geçilmesiyle başlayan "Liberalizm"uygulamaları gerekli hukuki altyapı hazırlanmadan yapıldığı için maalesef gerçek liberalizmden uzak kaldı. 1930'lu yıllarda tek partili sistemden çok partili sisteme geçilme sürecinde Atatürk CHP'nin gittikçe halktan koptuğunu ve kendi istediği yolda gitmediğini, milletten uzaklaştığını hissetti. Çok partili sisteme geçmeye karar verdi. Bu konuda çalışmalar yaptı. Hatta parti programını bile hazırladı. Bu önerisini de Fethi OKYAR Paşaya getirdi. Kız kardeşini bu partiye üye yaptı. Bu dönem aynı zamanda Kadına Seçme ve Seçilme hakkının verildiği dönemlerdir. Özgürlükler ve demokrasi adına, halka yakın olan bir siyaset kurmak adına atılan bu ilk adım,maalesef başarısız oldu. Liberalizm tekelciliğe karşı bir sistemdir. Sadece Devlet tekelciliğine değil, Özel tekelciliği de karşı bir sistemdir. Ancak özelleştirilmelerde de gördüğümüz gibi devletten alınıp büyük firmalara satılan kurumlar hala aynı sistem ve zihniyette piyasa yönetimine devam etmektedir. Tekelcilik bu defa da özel teşebbüsler anlamında sürmektedir. Bu liberalizm değildir. Liberalizm, Hukukun üstünlüğünü geçerli kılan ve her şeyin hukuk tarafından güvence altına alındığı bir sistemdir. Genelde "Liberal Demokrasi " dendiğinde akla ilk gelen hep ekonomikuygulamalardır. Halbuki esas olan önce birey özgürlüğüdür. Ekonomikyönü de bu özgürlükten başlar. Liberalizm dendiğinde 3 temel konu akla gelir.
1) İnanç Özgürlüğü
2)İfade Özgürlüğü
3) Girişim Özgürlüğü
Liberal Demokrat Parti Temel birey hak ve özgürlüklerini, Serbest Piyasa Ekonomisini, birey Merkezli Politik Uygulamaları, Yetkileri Sınırlandırılmış güçlü devlet ve Hukukun Üstünlüğünü temel felsefeedinmiş bir partidir. Bu anlamda biz Bir İdeoloji Partisiyiz.

F. G.: Liberal ve Demokrat olduğunu iddia eden diğer partilerden farkınız nedir?

Ö. A.: Öncelikle biz bir ideoloji Partisiyiz. Bilinen büyük partilerin belirli bir ideolojileri yok. Hepsi geçmişten bugüne aynı siyasi kültür ve sistemi devam ettiriyorlar. Hemen hepsi birbirinden ayrılarak, bölünerek kurulmuş olan partiler. Onlar için önemli olansadece seçimi nasıl kazanırız mantığından hareketle sürekliliklerini devam ettirmek. Liberal ve demokrat olduğunu iddia eden partilerin hepsi yaptıkları uygulamalarla aslında bu görüşten uzak olduklarını göstermekte. Liberalizmin sadece kendilerine yakın buldukları yönünü alıp, onu da işlerine geldiği gibi uyguluyorlar. Biz ise sosyal,kültürel, ekonomik anlamda özgürlükçü felsefeyi ilke edinmiş yeni bir sistemi savunuyor ve kurmak istiyoruz. Dünyadaki yönetim sistemleri de bu çizgide gelişimlerini sürdürüyorlar. Büyük Partiler maddi bakımından hem devlet anlamında Hazine yardımı alarak, hem de çevrelerindeki sermaye sahipleri tarafından destekleniyorlar. Ancak bu durum da farklı şaibelerin ortaya çıkmasına neden oluyor. Bizim arkamızda ne devlet yardımı, ne de büyük sermaye grupları var.

F. G.: Partiyi kurulduğu günden bugüne geldiği aşamada nasıl değerlendirirsiniz?

Ö. A.: Parti olarak 100-120 bin civarında taraftarımız var. Sonseçimlerde seçim sisteminin getirdiği adaletsizlikten dolayı pek çokyerde seçime giremedik. Bu bize sempati duyanlardan bazılarınınhevesini kırdı. Büyük Partilere olan maddi destek, medya desteği bizim gibi ideoloji partilerine olmadığı için kendimizi tanıtmak ve sesimizi duyurmak anlamında yalnızız. Ayrıca insanlarımızın yönetimde söz sahibi olmak bağlamında bir partiye üye olayım, aidat vereyim, ben de sorumluluk üstleneyim şeklinde bir düşüncesi yok. Aslında bireylerin siyasi bilinç ve sorumluluk duygusunun artması bu konuda ülke olarak yaşadığımız pek çok siyasi olumsuzluğun da ortadan kalkmasını sağlayacak.

F. G.: Liberalizm, Liberal Demokrasi terim olarak gerçek anlamda daha çok aydın kesim arasında bilinen ve tartışılan bir sistem. Buikikavramı sade bir vatandaşa nasıl anlatırsınız?

Ö. A.: Liberalizmi belki ideoloji anlamında sade bir vatandaşaanlatmak zor olabilir. Ancak biz bunu uygulamalarımızla anlatmak ve göstermek durumundayız. Bunun da yolu ülke gündemini yakalamaktangeçiyor. Halkın gündeminde ekonomi, işsizlik, haksızlık, adaletsizlik var. Gündemdeki bu sorunlar eskiden de vardı. Bugün de var. Bu sorunların çözümüne yönelik gerçekçi uygulamaları ve kendi yapacaklarımızı halka göstererek onlara liberalizmi anlatabiliriz. Halk işsizlikten ekonomik sorunlardan ve adaletsizlikten şikayetçi.Ancak bunların çözümüne yönelik doğru adımlar atılmıyor. Bugüne kadar oy kaygısıyla yapılan uygulamalar hep yine halkımızın esnafımızın sırtına bindirilmiş ve onlardan çıkarılmıştır. "Esnaf kepenk indirdi"sözünü sık duyuyoruz. Esnaf ağır vergiler, defter, kayıt, muhasebe vemeslek odalarının altında her geçen gün daha da ezilmekte. Dahakazanmadan vergi ödemeye zorlanmakta. Ülkede işsizlik her geçen günartmakta. Bir esnaf 5-6 kişiyi yanında çalıştırsa bu bile devlet için birkazançtır. Böylece ülkenin istihdam sorununu çözülecek hem de iş bulan her kişi aynı zamanda tüketici olacağı için ekonomik hareketlilik olacaktır. Yanında 5- 6 kişi çalıştıran esnafın, sanatkarın, küçük işyerinin vergiden muaf tutulması ve meslek odalarına üye olmazorunluluğu kaldırılması şarttır. Bu ağır yükten kurtulan küçük girişimci kendini daha kolaygeliştirecek, büyütecek ve yeni istihdam alanları sağlayarak devletinyükünü daha da hafifletecektir. Diğer siyasi partilerin bugüne kadar olan yanlış uygulama ve vaatlerisadece seçim kazanmaya yönelik politikaları nedeniyle, liberalizmi veyapmayı hedeflediğimiz gerçek çözüm reçetelerini anlatmak maalesefzoroluyor. Bahsettiğimiz sorunların aşılması ancak girişimcilere fırsatve kolaylık tanınmasıyla, devletin küçük esnafın sırtından bu yüklerialmasıyla mümkün olacaktır. En büyük işveren esnaftır. Biz bu anlamdaesnaf partisiyiz. Parti yönetici ve üyelerimiz esnaf, işçi memur,emekli, mühendis, çiftçi, avukat, doktor kısacası bu ülkenin herkesiminden olan kişilerdir. Ayrıca biz LDP olarak halkın sırtından alınan vergilerin hazinedenyardım olarak partilere verilmesine karşıyız. Ancak Anayasa'da böylebir madde var. Fakat bu maddeyle çelişkili olarak Siyasi PartilerKanunu son genel seçimlerde %7 barajını koymuştur. Yani burada da birtekel durumu söz konusudur. Yaklaşık 1 yıl önce Ankara 5. İdare Mahkemesine Siyasi PartilerKanununun hazine yardımıyla ilgili bölümleriyle ilgili düzenlemeninAnayasayanın 2, 5, 10 ve 68. Maddelerini ihlal ettiği gerekçesiyledava açtık. Kendi savunmamızı kendimiz yaptık. Bu dava sürecinde %7'den az oy almış küçük partilere de birlikte hareket etme teklifindebulunmuştuk. Ancak " bundan bir şey çıkmaz, burası Türkiye, boşunauğraşıyorsunuz" gibi klasik cevaplar almıştık. Bu dava sonuçlandı. Vegerekçemiz haklı bulundu. Konu şu an Anayasa Mahkemesinde Raportörünönünde. Biz bu davayı açmasaydık, halkımızın vergileriyle toplanan yaklaşık 1katrilyon sadece AKP,CHP ve MHP'ye verilecekti. İlgili Yasadadeğişiklik yapıldığında seçime katılan tüm partiler aldıkları oyoranında bu yardımı alacaklar. Biz de Halkımıza soruyoruz: Bu üç Parti dışında kalan partiler "KendiHaklarını dahi aramaktan acizken, milletin hakkını nasılarayabilirler?" F. G.: Ülkemizin içinde bulunduğu şu anki şartları nasıldeğerlendiriyorsunuz. Bu konuda çözüm önerileriniz nedir ya da sizolsaydınız ne yapardınız? Ö. A.: Ülkemizin içinde bulunduğu sorunların hiçbirinin çözümü busistemle maalesef mümkün değildir. Yeni bir sistem ve farklı biranlayış gelmesi şart. Birey hak ve özgürlüklerini esas alan yeni biranayasa, hukukun üstünlüğü öne çıkmış olan bir devlet düzeni vegirişimciye destek veren ekonomik uygulamalar gerekli. Biz devletinolmadığı değil devletin daha sıkı denetçi olduğu bir sistemdenyanayız. Öncelikle Parlamenter sistem değişmeli. Aslında bizim savunduğumuz "Başkanlık Sistemi". Biz Türkiye şartları anlamında batıda Avrupa ülkelerinebenzemediğimiziçin istismara açık bir konu. Avrupa ülkelerinde 15-20 parti biraraya gelip uzun yıllar bir ülkeyi idare edebiliyorlar. Ama ülkemizdegeçmişte de bu örnekleri gördük. Adalet ve istikrarı sağlamak mümkünolmadı. "Başkanlık Sistemi" çok farklı. Yasama, Yürütme ve Yargı anlamındakuvvetler ayrılığı ve birbirini dengeleme söz konusu. Ülke olarakABD'nin yapısı bize benziyor. ABD'ye benzer bir "Başkanlık Sistemi "yasal anlamda düzenlenmiş kuvvetler ayrılığının dengeli bir şekildeuygulanmasıyla ülke yönetiminin daha başarılı olacağını savunuyoruz. Biz ABD'nin dünyada yaptığı uygulamalara karşıyız. Ancak ABD'nin kendi halkına uyguladığı sisteme karşı değiliz.

F. G.: Kendinizi, Partinizi, misyonunuzu daha iyi anlatabilmek içinbundan sonraki adımlarınız nelerdir?

Ö. A.: Bundan sonraki adımlarımız ülkemizin içinde bulunduğusorunların çözümüne yönelik yapacaklarımızı halka anlatmak baştaolmaküzere gerek demokrasi adına gerekse önümüzdeki engelleri aşmak adınamücadele etmek olacak.

F. G.: Liberalizmle ilgili olarak bazı alt kuruşlar ya da dallarınızvar. Bize onlardan da bahseder misiniz? Yunus Hareketi, 3 H Hareketi, , Liberal Demokrasi Enstitüsü, Liberal Düşünce Topluluğugibi...

Ö.A.: Liberal Düşünce Topluluğu; Ankara'da akademisyenler tarafındankurulmuş olan liberalizmle ilgili fikir ve gelişmelerin tartışıldığıakademik bir topluluk. Yunus Hareketi; Partili gençler tarafından başlatılmış liberalizmitanıtmak ve öğretmek amaçlı kurulmuş bir oluşum. 3 H Hareketi; Yine Liberalizm kelimesini kullanmadan liberalfelsefeyianlatmayı amaçlayan bir oluşum. Liberal Demokrasi Enstitüsü; Partililere eğitim vermek amacıylakurduğumuz bir kurum. Burada liberalizmin ne olduğunu, neleryapılmasıgerektiği konusunda partililerimizi eğitiyoruz. Bunun meyvelerini deyavaş yavaş görmeye başladık.

F.G.: Dünyadaki Liberalizm ile ülkemizdeki Liberalizmi nasıl değerlendirirsiniz?

Ö.A.: Sosyolojik anlamda 3 tip insan var. 1. Kendi hegamonyasınıtatmin için başkalarını ezen ve üstünde güç kuranlar, 2. Yönetmeyi ve yönetilmeyi reddedenler , 3. Yönetilmekten hoşlananlar Bizim ülkemizde 3. Gruba girenler çoğunlukta. Yani yönetilmektenhoşlananlar. Onlar hep başkaları kendi adlarına düşünsün, kararversin ve uygulasın istiyorlar. Oysa liberalizm kişinin kendiözgürlüğünü ve girişimciliği temeline dayanır. Liberalizm bir yapının kendisidir. Bizler liberalizm anlamında birermisyoneriz. Türkiye'deki yapıyı değiştirip Liberalizmi getirmek içinçabalıyoruz. Liberal görüşü savunup başka partilerde de uuygulamalarısavunan ve gerçekleştirecek arkadaşlarımız olacaktır. Liberalizm tek bir yönden ele alınacak bir sistem değildir. Sosyal,Kültürel, ekonomik, Hukuki yönleri de olan köklü bir sistemdir.Dünyadaki gelişmiş ülkelerin bir çoğu bu süreci aşmıştır. Liberalizmi gerek bireysel hak ve özgürlükler anlamında, gerekse ekonomik anlamdahukuki altyapılarıyla sağlamlaştırmışlar ve sistemlerinikurmuşlardır.Ancak ülkemizin gerçek liberalizm adına katetmesi gereken uzun biryolvar.

F.G.: Din ve Siyaset İlişkisini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Ö.A.: Liberalizmde Din ve siyaset ilişkisi diye bir kavram olmaz.Kişilerin inanç özgürlüğüne inancı olana da olmayana da saygımızvardır. Bizler inancı değil bilgiyi tartışırız. Partimizde de farklıdinlere mensup üyelerimiz vardır. Üniversitelerde başörtüsüne karşı değiliz. Ancak devlet dairelerinde eğer farklı bir dine mensup birinin kıyafeti bize garip gelmeyecekse,-mesela; Budist birinin kıyafeti- onları da hoş görebileceksek buşartlara göre düşünmemiz gerekir. Üniversiteleri sonuçta seçme hakkımız var. Ama devlet dairelerinde seçme şansımız yok.

F.G. Parti Kapatılması konusuna yaklaşımınız nedir?

Ö. A.: Demokrasinin olduğu yerde parti kapatmaların olmaması gerekir.Suçun bireyselliği esastır. Ortada bir suç varsa suçu işleyencezalandırılabilir. Ancak bu parti kapatmayı gerektirmez. Hukuk olarak parti değil suçu işleyen bireyler suçludur. Ancak günümüzde butabloyamaruz kalanlar ne ektilerse onu biçiyorlar. Adalet ve KalkınmaPartisimaalesef adında bulunan 2 kavramda başarısız oldu. Adalet ve kalkınmakonusunda gerekli adımları atmadı. Adil bir yönetim sergilemedi.

F.G.: Ülkenin şu anki siyasi gidişini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Ö.A.: Bu aslında cevabı en zor soru. Zaman ve şartlar önümüzdekigünlerde ne gösterecek hep birlikte göreceğiz. Bizde siyaset değişkenbir çizgide. Bugün 1. olan bir parti bir bakıyorsunuz bir dahakidönemde aynı yerde olmayabiliyor. Ya da hiç ummadığınız gelişmelerlehiç umulmadık bir siyasi parti en ön sıralara yükselebiliyor. Bunu yukarıda da bahsettiğim açıklamalar bağlamında gelişmelerle birliktegöreceğiz.

F.G.: Partiniz ve medya ilişkilerinizle ilgili nelersöyleyebilirsiniz?

Ö.A.: Maalesef medyamızdan beklediğimiz ilgiyi görmüyoruz. Arkamızda sermaye desteği olmadığı gibi medya da gerekli iletişim imkanınıvermiyor. Medya genelde büyük siyasi partilerin haberlerini vedestekçiliğini yapıyor. Hazine yardımıyla ilgili olarak açtığımızdavasonucuyla ilgili olarak düzenlediğimiz basın toplantısına katılanmedya kurumları bile, bütün partileri ilgilendiren bir konu olduğuhalde, yeterince duyurmadılar. Biz ancak internet yoluyla halkımıza ulaşmaya çalışıyoruz. Bu şekildene kadar kişiye ulaşabilirsek.

İnebolununsesi:
2008-07-04 (21:23)
defne50
Bayan
defne50
Türkiye, Manisa
Celal Bayar Üniversitesi
Kayıt: 2008-03-01 (00:04)
Mesaj: 44
Okudum. Soğukkanlı
2008-07-05 (11:18)
conquer
Bay
conquer
Türkiye, Kayseri
Erciyes Üniversitesi
Kayıt: 2005-12-13 (16:32)
Mesaj: 574
faydalı bir alıntı,teşekkür ediyorum arkadaşım...

liberalizmin eksik yönleri olsa da -bana göre-,mantıklı bir ideoloji olduğunu düşünen milyonlarca insandan sadece biriyim...





Ücretsiz Kayıt Ol