Kayıt: 2008-06-24 (12:29)
Mesaj: 54
siz her hangi bir vakitte ölümü düşünüyormusunuz acaba;? yani birgün gidecez bu dıyardan mechıl bir yereee yoksun ama hayat devam ediyorr şarkıla sinemalar herşeyy devam ediyoorr ama SİZZsizzz bir hayatt..ölüm bilinmezliktir. boşluktur. sonsuz rüyasız bi uykudaki gibi bi hissizliktir. ve bence ancak bi insanın acısı her şeyi sona erdirmeyi, bi daha var olmamayı isteyecek kadar büyükse kurtuluştur. diğer türlü sadece bi kendini uyuşturma, bi kaçıştır. olabilirmi..yani ne sizce kendi düşüncelerinizi merak ediyorumm o yok oluşu veya yeniden doğmayıı nasıl tamlarsınızz

:

: o kadar farklı yaşamlar tadacak ki ölüm...Bir gün geriye baktığımızda tek gerçeğimizin ölüm ve inançlarımız olduğunu farkedeceğiz,o gün inanmayanlar bile aslında inanmadığına inandığını fark edecek..kendi düşüncelerimde çıkamazdayımm ya sizcee??
Kayıt: 2004-07-26 (20:48)
Mesaj: 3.313
sorunun nedir birader? o kadar sey söylemissin sorununu soylememissin?
ölüm gelecek, ancak bir acıdan daha büyükse bir kurtulus sayılabilir, ve insanlar inandığına inanacak, ee sonra? çıkmazda olduğun nokta neresi? nerede bir soru soruyorsun da cevabını alamıyorsun? biraz acık konus.
Kayıt: 2004-12-11 (21:11)
Mesaj: 4.171
sorun sende
Kayıt: 2008-06-24 (12:29)
Mesaj: 54
sorunu taqm anlatamadım galiba sizlerre yani demek istedigim ölümü süşünüyormusunuzzz

:

Kayıt: 2008-02-06 (18:36)
Mesaj: 378
keşke heran ölümü düşünsek de adımlarımızı ona göre atabilsek...ama ne yazıkki başımıza kötü bi olay gelmeyene kadar aklımızdan bile geçmiyor.
Kayıt: 2007-09-22 (23:51)
Mesaj: 5.800
ölüm ölüm dediğin nedir ki gülüm ben senin için yasamayı göze aldım demiş polat abimiz
tabi işin espirisi.hiç ölmeyecekmiş gibi bu dünyaya yarın ölecekmiş gibi öteki dünyaya hazır olmak işte hersey burda..
Kayıt: 2008-02-06 (18:36)
Mesaj: 378
Mü'min ölüme, meyve vermek için bir tohum gibi toprağın bağrına saçılmak nazarıyla bakmalıdır. Ölüm her ne kadar zâhirî yüzü itibarıyla soğuk gibi görünse de, mü'min onu bir iltifat çağrısı olarak kabul etmelidir. Zira ahiret mü'minin asıl yurdudur ve başta peygamber ve ashabı insanın bütün sevdiklerinin çoğu oradadır. Âyet-i kerimenin ifadesiyle "Her nefis ölümü tatmaktadır." (Âl-i İmrân sûresi, 3/185.) Bu itibarla ahirete hazırlıklı göçmek isteyen mü'min, ölüm gerçeğini hatırından bir lâhza olsun çıkarmamalıdır. Nitekim Efendimiz'in (sallallâhu aleyhi ve sellem) "Lezzetleri acılaştıran ve yıkan ölümü çokça hatırlayın." hadisleri bu hakikati hatırlatır ve bizleri uyarır.
Cenâb-ı Allah'ın istediği gibi bir hayat sürdürdüğü takdirde mü'min için ölüm, bir yok oluş değildir. Hatta ölümü, yok olmak yerine, ebedî hayata uyanmak ve ikinci bir doğum olarak değerlendirmek daha doğru olur. Çünkü insanoğlu bu dünyaya imtihan için gönderilmiştir; öleceği âna kadar da buradaki imtihan devam edecektir. Bu imtihan devresinde insanın hayatı, yaşamından ölümüne kadar, -tabir yerinde ise- hep sürünmekle geçmektedir. Haddizatında ölüm, dünyanın sıkıntılı, dağdağalı ve boğucu havasından; yani böyle sürüm sürüm sürünmeyle geçen hayattan sıyrılmak ve bunun sonunda tasavvurları aşan saadetlere ermek için geçilecek olan bir kapıdan ibarettir. İnsanın, babasından kopup annesinin rahmine giden bir sperm olarak sürünüşünü, dünyaya gelene kadar anne karnındaki dokuz aylık sürünme süresi takip etmektedir. Sonra, bezler arasında sürüm sürüm büyümesi, daha sonra da bunu çocukluk, gençlik ve ihtiyarlık safhaları takip etmektedir. Mü'min için dünyanın sıkıntılarla dolu olma ciheti de düşünülecek olursa; onun ölene kadar süründüğü ve bu mânâda ancak ölmekle sürünmekten kurtulduğunu söylemek mümkündür.
Kayıt: 2008-02-06 (18:36)
Mesaj: 378
yazı bir alıntıydı.yeterince güzel açıklanmış bence.yaşam tarzına göre ölüme verdiğin anlam da değişir.bomboş bi hayat geçirmissen ölüm oldukça azap dolu korkutucu,yok gereğince yaşamıssan hakikaktlerin farkına varabilmissen bir kurtuluş vesilesi olacaktır Mevlana misali...
Kayıt: 2006-06-25 (15:30)
Mesaj: 1.639
ölümü degilde aslında sunu düşünürüm ölene kadar bir güzel gün görmeden yasayan insanalrı. üzülürüm onlar için. dünyadaki nimetlerden [basarı vs gibi nimetlerden] hiçbiri tadamadan ömrünün sonuna gelen insanlara üzülürüm. biz çok şükür az çok yararlandık ve yararlanıyoruz bu nimetlerden.zaman zaman erteleme hatasına düşüyoruz hepimiz. belkide yarın olmayacak anı yaşamak lazım.
Kayıt: 2008-02-12 (03:21)
Mesaj: 2.320
Düşünme!
Arzu et sade
Bak böceklerde öyle yapıyor.