Dresden - Neonazi
Yeni Konu Aç Cevap Gönder
Dresden - Neonazi 2008-08-16 (20:17)
Mutlu Cebeci (plotonique)
Mutlu Cebeci (plotonique)
Kayıt: 2006-08-18 (09:27)
Mesaj: 1.102
Almanya'nin hatta Avrupanin en nadide güzel sehirlerinden birisi olan Dresden ve Dogu Almanya Blogu'yla insanlarin bilinc altina sokulmus Neonazi kavramini karsilastiralim bilgili arkadaslarla...

Birincisi Dresden Dogu Almanyanin en büyük sehirlerinden birisi, hemde Teknik Universitesiyle gercekten akademik kariyer icin cok muhtesem bir yer, ama su Nazi kavrami gercekten Dresden icin dogru mudur?

Dresden de okuyan bir arkadas vardi ondan da bu cevabi almak isterim umarim yazar, insanlarda bir sogukluk ve irkcilik gibi bir durum var mi Dresden'de, geceleri tek cikmamak, Almanca disinda baska bir dilde konusmamak gibi durumlara giriliyor mu?

Cok istedigim bölümden Diplom kabulü aldigim icin ayrica bir istahim kabarmakta bu sehre karsi tabi neler olacak bilemiyorum...

Söyle de bir kac satir eklemek istiyorum Dresden hakkinda:

**

1930 yilindan kalma tanitici bir brosurde, "die stadt der kunst, der blumen und bilder, des deutschen barock" (sanatin, ciceklerin ve resimlerin, alman barok'unun sehri) olarak tanitilan dresden'in ikinci dunya savasi'nin sonlarina dogru bombalandigi geceler (13-14 subat 1945) hakkinda sair gerhard hauptmann sunlari yazmistir: "wer das weinen verlernt hat, der lernt es wieder beim untergang dresdens." ("kim ki aglamayi unutmustur, dresden'in cokusu sirasinda tekrar ogrenir.") sehrin en önemli sembollerinden birisi olan die frauenkirche de bu bombardimanlarda yikilmistir.

vaktiyle icinde barindirdigi, barok, neo ronesans ve klasik mimari stillerindeki cok sayida gorkemli binalari, sanat eserleri ve sehrin elbe nehri kiyisinda olmasi sebebiyle elbflorenz (elbe'nin floransa'si) diye adlandirilmis olan dresden'in zengin tarihi mirasindan bugune kalabilmis binalardan birisi de die semperoper'dir.

**

derler ki, "kim dresden' e bir kere geldiyse, mutlaka bir daha gelir" ** bana, buraya 7 kere gelmek ve burada 2 yıl kadar yaşamak nasip oldu. son geldiğim 2006 yılı temmuz ayında, yıllarca birlikte çalıştığım şirket ile çalışma sözleşmemi feshettikten sonra, albertbrücke üzerinden batan güneşin kızıla boyadığı elbe nehrine bakıp gözyaşlarımı içime akıtırken, buraya bir daha kolay kolay gelemeyeceğimi düşünmüştüm. hayat, hiç ummadık bir anda birkaç günlüğüne dahi olsa beni gene buraya, hem de doğum günümde atıverdi işte.
nazik insanlarıyla, zwinger' iyle, hofkirchesiyle, frauenkirchesiyle, ortasından geçen elbe nehriyle dresden her zaman olduğu gibi muhteşem... zingarella şarkısı eşliğinde bir alman şehri pencereden böylesine tutkuyla izlenir mi? ancak o şehir dresden ise, evet..
2008-08-19 (10:55)
Mutlu Cebeci (plotonique)
Mutlu Cebeci (plotonique)
Kayıt: 2006-08-18 (09:27)
Mesaj: 1.102
->
2008-08-19 (21:04)
Mutlu Cebeci (plotonique)
Mutlu Cebeci (plotonique)
Kayıt: 2006-08-18 (09:27)
Mesaj: 1.102
->
2008-08-19 (21:28)
Cem Adrian (mevolvi)
Cem Adrian (mevolvi)
Kayıt: 2008-01-17 (17:59)
Mesaj: 137
simdi hep aklimdaydi bu konu, ilk actigin zamandan beri, ama bir türlü yazamadigim icin kusura bakma.

ilk olarak tu dresden mimarlik diplom kabulüm var, ama henüz daha dresden a gitmis degilim, tabi ki de arastirdim, ve hatta cevremdeki insanlar cok bilgi sahibiler, onlardan aldiklarim ve kendi arastirmalarimla biraz cevap vereyim.

öncelikle dresden gerek tarihi, gerekse kültürel yapisi ile inanilmaz bir sehir, sanatcilarin ilham aldigi ender sehirlerden bir tanesi, kuzey floransa olarakta literatürlerde gecmekte, zamaninda ruslarin, hic bir stratejik durumu yokken, intikam almak amaciyla cok agir bombaladigi bir sehir, hala daha güzelligini korumakta.

simdi gelelim nazi olayina, öncelikle yaninda kaldigim kisi, bir yabanci ( alman da degil), okulumun pazarlama bölümünde calisiyor. kendisi 4 yil boyunca dresden da yasamis ve bugüne kadar basina hicbirsey gelmemis, kendisini almanlar mükemmel karsilamislar, fakat okulda diger konustugum almanlar ne yazik ki böyle söylemiyor, özellikle dresden in sehir merkezinden disariya adim atmanin yürek isteyecegini anladim. birde bundan 2 hafta kadar önce bu yaninda kaldigim arkadasin 3 tane arkadasi geldi dresden dan, uzun uzun konustuk bu konulari, sehir disina cikmamin, pek benim hayirima olmayacagini söylediler, ki onlarin sözüne de inanirim, dogma büyüme oralilar. ondan sonra 20 senedir burada yasayan bir abimiz var , cok görmüs gecirmis birisi, kendisini burada tanidim, türk. cok gezmis almanya icerisinde , isi geregi, o da yapacagim en son is oldugunu söylüyor dresden a gitmenin. daha yeni bir kafede 2 türk ve 1 yunanli kursunlandi, acikcasi, bu riske deger mi bilmiyorum, diplom kabulüm var, hemde mimarlikta ilk 3 te bu okul, ama bir nevi yusuf da yok degil, ama sirt sirta verir osmanlinin torunlari ile onlari tanistiririz diyorsan , buyur gidelim derim. Çok mutlu