simdi hep aklimdaydi bu konu, ilk actigin zamandan beri, ama bir türlü yazamadigim icin kusura bakma.
ilk olarak tu dresden mimarlik diplom kabulüm var, ama henüz daha dresden a gitmis degilim, tabi ki de arastirdim, ve hatta cevremdeki insanlar cok bilgi sahibiler, onlardan aldiklarim ve kendi arastirmalarimla biraz cevap vereyim.
öncelikle dresden gerek tarihi, gerekse kültürel yapisi ile inanilmaz bir sehir, sanatcilarin ilham aldigi ender sehirlerden bir tanesi, kuzey floransa olarakta literatürlerde gecmekte, zamaninda ruslarin, hic bir stratejik durumu yokken, intikam almak amaciyla cok agir bombaladigi bir sehir, hala daha güzelligini korumakta.
simdi gelelim nazi olayina, öncelikle yaninda kaldigim kisi, bir yabanci ( alman da degil), okulumun pazarlama bölümünde calisiyor. kendisi 4 yil boyunca dresden da yasamis ve bugüne kadar basina hicbirsey gelmemis, kendisini almanlar mükemmel karsilamislar, fakat okulda diger konustugum almanlar ne yazik ki böyle söylemiyor, özellikle dresden in sehir merkezinden disariya adim atmanin yürek isteyecegini anladim. birde bundan 2 hafta kadar önce bu yaninda kaldigim arkadasin 3 tane arkadasi geldi dresden dan, uzun uzun konustuk bu konulari, sehir disina cikmamin, pek benim hayirima olmayacagini söylediler, ki onlarin sözüne de inanirim, dogma büyüme oralilar. ondan sonra 20 senedir burada yasayan bir abimiz var , cok görmüs gecirmis birisi, kendisini burada tanidim, türk. cok gezmis almanya icerisinde , isi geregi, o da yapacagim en son is oldugunu söylüyor dresden a gitmenin. daha yeni bir kafede 2 türk ve 1 yunanli kursunlandi, acikcasi, bu riske deger mi bilmiyorum, diplom kabulüm var, hemde mimarlikta ilk 3 te bu okul, ama bir nevi yusuf da yok degil, ama sirt sirta verir osmanlinin torunlari ile onlari tanistiririz diyorsan , buyur gidelim derim.
