Osmanlı Savaş Fermanı - (Bu Kahramanlığı Mutlaka Okuyunuz)
Yeni Konu Aç Cevap Gönder
Osmanlı Savaş Fermanı - (Bu Kahramanlığı Mutlaka Okuyunuz) 2009-07-03 (19:06)
Fikret Koç (juniorfico)
Fikret Koç (juniorfico)
Kayıt: 2005-04-04 (18:41)
Mesaj: 2.649
Yıl 1912, İngilizler Hindistan’ı işgal eder, Hindistan Kralı Osmanlı’dan yardım ister. Yıllardır savaş içinde olan Osmanlı bu yardımı karşılıksız bırakmamakla birlikte 350 kişilik bir askeri birliği gemiyle Hindistan’a gönderir. 350 kişilik birlikten 20 kadarı hastalıktan yolda şehit olur, kalan 330 Osmanlı askeri Hindistan’a çıkarlar ve İngilizlerle savaşmaya başlarlar.

Mühimmat açısından kısıtlı olan Osmanlı askerleri birkaç günlükmücadeleden sonra teknolojik donanıma sahip İngiliz askerleri karşısında yenik düşerler ve 40 kadarı esir alınır, diğerleri de savaşta şehit olurlar. Savaş bittikten sonra bu 40 Osmanlı esir askerini, İngilizler gemilerde çalıştırmaya başlarlar. Bir İngiliz gemisi Avustralya’ya geldiğinde, esir iki Osmanlı askeri gemiden bir yolunu bulup kaçarlar.

Bir sure sonra, adı Karadeniz diyarından Mentesoğlu Abdullah olan, baba mesleği dondurmacılığa, Karahisar diyarından Tarakçıoğlu Mehmet de baba mesleği kasaplığa başlar.

1918′de Avustralya Çanakkale’ye asker çıkarır ve bizim iki Osmanlı askeri olayı duyarlar ve hemen buluşur, durum değerlendirmesi yaparlar.

Biz Osmanlı askeriyiz ve Avustralya’da yaşıyoruz. Avustralya devleti Osmanlıya savaş açmış ve bizim ülkemizi işgale gitmiş, bundan dolayı biz de Avustralya devletine savaş açalım derler.

Alırlar kağıdı, kalemi ve yazarlar:

Sayın Avustralya Başkanı, Ekselans Hazretleri..:

Biz iki Osmanlı askeri, ülkenizde bulunuyoruz. Duyduk ki, devletimiz Osmanlıya Avustralya devleti olarak savaş açmış ve Çanakkale’ye asker göndermişsiniz. Bundan dolayı iki Osmanlı askeri olarak biz de Avustralya devletine savaş açmış bulunmaktayız.

Bu bir “Osmanlı Savaş Fermanı “dır. Ekselanslarının bilgilerine duyurulur.

Karahisar diyarından Tarakçıoğlu Mehmet, Karadeniz diyarından Mentesoğlu Abdullah İki Osmanlı askeri, Sidney’ in 250 km uzağında Karlıdağlar denilen bölgede önce virajlarda tren raylarını sökerek 3 tren devirirler. Üçüncü trende askeri mühimmat bularak silahlanırlar. Aynı bölgede 8 karakol basar ve karakollardaki askerlerin tamamını vururlar.

Ne olduğunu bir turlu çözemeyen Avustralya devletının sonunda iki Osmanlı askerinin yazmış olduğu mektup akıllarına gelir ve bölgeye 250 kadar asker gönderirler ve iki Osmanlı askeri araştırılmaya başlanır. Birkaç günlük araştırmadan sonra sıcak çatışma olur

Ve iki Osmanlı askeri bu karlı dağlarda şehit edilir.

İki askerin şu an mezarı Sidney’e 250 km uzakta Karlıdaglar’da ve mezarlarında fotoğraf çekmek yasak. Avustralyalılar iki Osmanlı askeriyle savaştık demek zorlarına gittiği için bu askerlerimize Hindistan asıllı diyorlar. Oysa Hindistan’da ne Karahisar diyarı, ne de Karadeniz diyarı diye bir bölge yok.
2009-07-03 (20:54)
Alp Alp (alp22)
Alp Alp (alp22)
Kayıt: 2008-07-12 (18:40)
Mesaj: 340
nerden aldınız bu hikaye ilginc kaynagı var mı...
yani neden ingilizlere esir oluorlar da avusturya olunca supermanlesiorlar anlamadım...hakkaten enteresan.neden ingilizlere saldırmıolar o arada.ingiliz somurgesi sonucta orası
2009-07-03 (21:53)
Fikret Koç (juniorfico)
Fikret Koç (juniorfico)
Kayıt: 2005-04-04 (18:41)
Mesaj: 2.649
Sunay Akin` dan tarihi bir alinti.


Kul Mehmet yabancisi oldugu ülkede kendine bir is bulamayinca kendi isini kurmaya karar verir. Yaptigi tek tekerlekli arabayi kirmizi ve beyaz renklere boyar. Yüregindeki memleket özlemini dindirememis olacak ki, bir de ay yildizli bayrak asar önüne. Bir kenarina "Türk dondurmasi" yazili arabasi ile sokaklari gezmeye koyulur. Bir yandan da Türkçe olarak: "Kaymaklii" diye bagirmaktadir. Kasap Abdullah Bey de, Kul Mehmet gibi Avustralya` nin Silver City kentinde yasamaktadir.

Bu ikisini biraraya getiren, Osmanli` nin Ingiltere` ye savas ilan etmesidir. Bu iki kafadar savas çikinca ülkelerine dönmek ister ancak yollarin kapali olusu bahanesi ile geri çevrilirler. 1915 yilinin ilk günü, Anzaklar` in Çanakkale` ye çikarma yapmalarindan yaklasik dört ay önce, hinca hinç dolu bir tren Broken Hills Bogazi` na geldiginde, makinist yolun bir araba ile kesilmis oldugunu görerek yavaslar. Arabanin üstündeki ayyildizli bayragin ne anlama geldigini düsünürken bir kursun yagmuru baslar karsi tepeden. Makinist treni geriye dogru hareket ettirirken vagonlardan insan iniltileri yükselmektedir.

Olay yerine gelen polis açilan atesin siddetinden tepede en az bir bölük asker oldugunu düsünüp eyalet kuvvetlerini yardima çagirsa da bir sonuç alinamaz ve askeri birlikler yardima kosar sonunda. Nihayetinde tepe düser ve anzak askerleri Kasap Abdullah Bey ile Dondurmaci Mehmet` i on metre ara ile cansiz yatarken bulurlar. **** sikiya sarildiklari bos tüfekleri zor alinir ellerinden."Digerleri kaçmis" denilerek büyük bir arama baslatilir bölgede. Avustralya ordusu, iki insan tarafindan durdurulduguna inanamaz bir türlü ve bu iki Türk` ün arkasinda Almanlarin olacagi düsünülüp, bölgedeki göçmen Alman dernekleri basilip, yagma edilir; ancak bir sonuca varilamaz... Dondurmaci Kul Mehmet ve kasap Abdullah Bey` in, Çanakkale hezimetinin habercisi olan direnisi "Resmi Avustralya Harp Tarihi" ne "Broken Hill Savasi" adiyla yazilir!..

Ruhlari Şad olsun...




''On New Years Day 1915, Broken Hill was the scene of the only enemy attack on Australian soil when, only four months before the Anzacs fought the Turks at Gallipoli, a picnic train on its way to Silverton came under attack.

On New Years Day 1915, the Local Branch of the Manchester unity Order of Oddfellows was to celebrate its annual picnic. At 10 o’clock the picnickers set out, pack in a train of ore-trucks on the Silverton Tramway.
The train had gone only two miles when an ice-cream cart flying the Turkish flag was noticed beside the railway line. Nearby on the bank of the long pipeline, from Umberumberka dam were two men with rifles. Originally thought to be shooting rabbits, the two men were pouring their gunfire into the crowed ore trucks.

Three Picnickers died – one woman and two men – and another six were seriously injured.
The two gunmen were locals of Indian/Afghan origin and Turkish Sympathisers. The elder was Mullah ‘Abdullah, a long-time Broken Hill butcher, and the younger was Goal Mahammed, an ice-cream vendor.

As soon as the train was clear of danger a telephone message was sent to the police. A number of police, together with as many soldiers as could be gathered and some rifle club members, hurried out to the scene.

Meanwhile the two attackers, called at a cottage and shot its occupant. They then retired to rocky hill where one of the police who came upon them unexpectedly was wounded.

The fight lasted till past noon in which some of the local Indians among others helped the police. Many of the infuriated citizens of Broken Hill attributed it to German agitation. The German Club was burned that night by a crowd. The police and soldiers had difficultly in preventing an attack on the camp of ‘Afghan’ camel drivers outside the town.

The following day, one of the mines took steps to rid itself of employees of enemy nationality. Mr Hughes, Attorney-General of the Commonwealth remarked that the incident pointed to the danger of leaving enemy subjects at large.

Original paper clippings, guns and relics can be seen at the Railway Museum and Silverton Goal.

Contact details
Outback Archives - Broken Hill City Library
08 8088 3317 (ph)
council@brokenhill.nsw.gov.au''



İngilizce metinin nereden alındıgı yazıyor..Ama cok fazla aydınlatıcı bir yazı olmasada yinede böyle bir olayın varlıgınddan söz ediyor..Tabi anlatım biraz farklı Gülümsüyor Çanakkale savaşı Avustralya Topraklarında başlamıştı!
2009-07-04 (02:42)
Amisos Sosima (nothingx)
Amisos Sosima (nothingx)
Kayıt: 2009-05-10 (16:28)
Mesaj: 57
okumayamasam bile saatin geçliğinden kaynaklanıyo uyku var Şaka yapıyor yine de onaylıyorum güzel yazı Gülümsüyor