Kayıt: 2005-04-04 (18:41)
Mesaj: 2.649
Pankart Madımak olaylarının yıl donumunde acılmıs..Pankartta gonderme yapılan isim Muhsin Yazıcıoğlu ALLAH rahmet etsin..Olaylar sırasında 35 kişinin BBP binasına sınıgınıp canını kurtardıgı gerçeği göz önünde bulundurulursa bu pankart ı açan destekleyen 'kahpe' lerin kimin maşaları olduğu anlaşılamamaktadır..Bu pankart acaba kime hizmet ediyor? Ne işe yarıyor?
Link vermek ne kadar doğru bilemiyorum..Eğer engelse kaldırırım..Ama buyrun o pankart ve haber....
http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetay&ArticleID=943432&Date=04.07.2009&CategoryID=77
Kayıt: 2007-09-22 (23:51)
Mesaj: 6.967
Kayıt: 2004-12-21 (14:38)
Mesaj: 6.815
Bunlar gibi bir amaç peşinde koştuklarını zanneden, ama vasıfsız ve gereksiz o kadar çok insan varki.
maksatları belli. her anı değerlendirip kargaşa ortamı yaratmak. neye hizmet ettiklerini dahi bilmemektedirler.
Kayıt: 2008-06-25 (12:26)
Mesaj: 286
ne dediklerini ve yapıklarını bilmeyenler

Kayıt: 2007-06-03 (16:01)
Mesaj: 5.737
sivasta polisin askerin gözüönünde insanları kim yaktıysa muhsinin helikopterini kim düşürdüyse pankartlarıda açan onlardır.
Kayıt: 2007-10-20 (01:28)
Mesaj: 162
"Türkiye’de ve yurt dışında, sözleri ile büyük tepkilere yol açan aziz nesin’i sivas gibi hassas bir ilimize getirerek zehrini kusmasına sebep olanlar, olayların birinci derecede sorumlusudur. halkımız kışkırtılmış, tahrik edilmiştir. olayların baş sorumlusu, görevini kötüye kullanan, tahrik unsurlarına yardımcı olan kültür müdürü ve vali’dir, kültür bakanlığıdır"
Evet yukarıda okuduğunuz sözlerin imzası Muhsin Yazıcıoğlu'na ait. Şimdi düşünelim bu sözlere dayanarak. Aziz Nesin neden tahrik unsuruymuş ona bakalım. Bir şenlik var ona davet edilen yazarlar arasında sevgili Aziz Nesin de var. Kitaplarını imzalıyor okurlarına. Bu arada Sivas'ın bazı yerli gazetelerinden muhabirler, nedense cevaplarını bildikleri soruları tekrar sorup Aziz Nesin'in düşüncelerini almak istiyorlar(!) Aziz Nesin de büyük bir sabırla cevaplıyor din ve islamla ilgili düşüncelerini, saldırmadan! Ve bunlar ertesi gün birer tahrik unsuru sözler olarak Sivas'ın o malum gazetelerinde yer alıyor. Tabi aynı zamanda Cuma namazı öncesi dağıtılan binlerce bildiride de yer alıyor. Kim tahrik yaratmış acaba? Aziz Nesin almış eline davulu meydanda, "ey müslümanlar ey dindarlar! yav siz ne salaksınız!" mı demiş?!
BBPliler'in yanacak insanları kurtarmak için seferber olacağını düşünmek komedidir. Katliamı yaşayan insanların anlattıkları başka şeyler söylüyor. "**** gidin yanın, girdiğiniz kapıdan çıkın" diyenler, kalaslarla vurmaya çalışanlar herhalde başka partilerden olmalılar.
Tutun ki kurtardılar 33 kişiyi. Bu insanlar ne kadar robot gibi ki, böyle bir görev için bile ankara'daki yazıcıoğlu'nu arıyorlar ne yapalım diye, insanlık görevi diye birşeyi herhalde duymamışlar. Ya da ne kadar ahmaklar ki, yazıcıoğlu'nu arayıp "onlar da insan, alın" demesini bekliyorlar, herhalde insan görmemişler daha önce ki "başkan"a sormuşlar.
Mustafa Pehliavanoğlu'nu tanır mısınız? 12 Eylül cuntasının astığı bir faşist. Şöyle diyor:
"şevkat çetin ve muhsin yazicioglu, ülkücü gençlik derneği'nin öldürme, yaralama, kurşunlama, bombalama gibi eylemlerini yönlendiren kişilerdir."
"Allah korkusu"yla, "öteki taraf"ı da düşünerek edilmiş itiraflar bunlar, gerçekliğinden şüphe edemeyiz.
Muhsin efendi'nin katliamla ilgili olarak söylediği sözleri değerlendirmeye devam edelim. Diyor ki beyzade, "halkımız kışkırtılmıştır". Hangi halk bu? "Cumhuriyet burada kuruldu burada yıkılacak?" diyen mi?, yoksa "Kahrolsun lakiklik yaşasın şeriat!" diyen mi?, yoksa da "Şeytan Aziz, şerefsiz vali!" diyen halk mı? Evet bütün bunları söyleyen ağızlar aynı halka(!) ait. Muhsin efendi'nin halkı! Doğru söylüyor.
Hiç uğraşmayın, hiç. Aklamaya, bir melek yapmaya çalıştığınız adam Muhsin Yazıcıoğlu'dur. Türkiye tarihinin en karanlık kişilerinden biri. Tiksindirecek kadar karanlık. yakın tarihine dair politik hafızası olanların aklına bu isim gelince, Maraş Katliamı gelir akla, Çorum, Balgat Katliamı, Piyangotepe, Beyazıt katliamları gelir. Kan kokusu gelir. Ölen yüzlerce gencimiz aydınımız gelir. Ellerinde bu ülkenin aydınılık insanlarının kanıyla toprağa düşmüştür bu melek! Maraş'ta bir dağ yamacına çakılıp kalarak, kendine yakışır şekilde.
Ve o pankartı açan gencin arkasında ben varım. Biz varız. Bu ülkenin gerçekten demokrat, laik, ilerici bütün kesimleri var. O yiğit arkadaş evet bizlerin maşasıdır, sesi soluğu olmuştur orada. "Kahpe"likse, bu insanlık utancını hala sahiplenmeyip, bir özür dilemeyenlerin yaptığı olabilir ancak.
Kahrolsun şeriat! Kahrolsun gericilik!
Kayıt: 2009-06-30 (23:56)
Mesaj: 34
vakulinchuk demiş ki:
"Türkiye’de ve yurt dışında, sözleri ile büyük tepkilere yol açan aziz nesin’i sivas gibi hassas bir ilimize getirerek zehrini kusmasına sebep olanlar, olayların birinci derecede sorumlusudur. halkımız kışkırtılmış, tahrik edilmiştir. olayların baş sorumlusu, görevini kötüye kullanan, tahrik unsurlarına yardımcı olan kültür müdürü ve vali’dir, kültür bakanlığıdır"
Evet yukarıda okuduğunuz sözlerin imzası Muhsin Yazıcıoğlu'na ait. Şimdi düşünelim bu sözlere dayanarak. Aziz Nesin neden tahrik unsuruymuş ona bakalım. Bir şenlik var ona davet edilen yazarlar arasında sevgili Aziz Nesin de var. Kitaplarını imzalıyor okurlarına. Bu arada Sivas'ın bazı yerli gazetelerinden muhabirler, nedense cevaplarını bildikleri soruları tekrar sorup Aziz Nesin'in düşüncelerini almak istiyorlar(!) Aziz Nesin de büyük bir sabırla cevaplıyor din ve islamla ilgili düşüncelerini, saldırmadan! Ve bunlar ertesi gün birer tahrik unsuru sözler olarak Sivas'ın o malum gazetelerinde yer alıyor. Tabi aynı zamanda Cuma namazı öncesi dağıtılan binlerce bildiride de yer alıyor. Kim tahrik yaratmış acaba? Aziz Nesin almış eline davulu meydanda, "ey müslümanlar ey dindarlar! yav siz ne salaksınız!" mı demiş?!
BBPliler'in yanacak insanları kurtarmak için seferber olacağını düşünmek komedidir. Katliamı yaşayan insanların anlattıkları başka şeyler söylüyor. "**** gidin yanın, girdiğiniz kapıdan çıkın" diyenler, kalaslarla vurmaya çalışanlar herhalde başka partilerden olmalılar.
Tutun ki kurtardılar 33 kişiyi. Bu insanlar ne kadar robot gibi ki, böyle bir görev için bile ankara'daki yazıcıoğlu'nu arıyorlar ne yapalım diye, insanlık görevi diye birşeyi herhalde duymamışlar. Ya da ne kadar ahmaklar ki, yazıcıoğlu'nu arayıp "onlar da insan, alın" demesini bekliyorlar, herhalde insan görmemişler daha önce ki "başkan"a sormuşlar.
Mustafa Pehliavanoğlu'nu tanır mısınız? 12 Eylül cuntasının astığı bir faşist. Şöyle diyor:
"şevkat çetin ve muhsin yazicioglu, ülkücü gençlik derneği'nin öldürme, yaralama, kurşunlama, bombalama gibi eylemlerini yönlendiren kişilerdir."
"Allah korkusu"yla, "öteki taraf"ı da düşünerek edilmiş itiraflar bunlar, gerçekliğinden şüphe edemeyiz.
Muhsin efendi'nin katliamla ilgili olarak söylediği sözleri değerlendirmeye devam edelim. Diyor ki beyzade, "halkımız kışkırtılmıştır". Hangi halk bu? "Cumhuriyet burada kuruldu burada yıkılacak?" diyen mi?, yoksa "Kahrolsun lakiklik yaşasın şeriat!" diyen mi?, yoksa da "Şeytan Aziz, şerefsiz vali!" diyen halk mı? Evet bütün bunları söyleyen ağızlar aynı halka(!) ait. Muhsin efendi'nin halkı! Doğru söylüyor.
Hiç uğraşmayın, hiç. Aklamaya, bir melek yapmaya çalıştığınız adam Muhsin Yazıcıoğlu'dur. Türkiye tarihinin en karanlık kişilerinden biri. Tiksindirecek kadar karanlık. yakın tarihine dair politik hafızası olanların aklına bu isim gelince, Maraş Katliamı gelir akla, Çorum, Balgat Katliamı, Piyangotepe, Beyazıt katliamları gelir. Kan kokusu gelir. Ölen yüzlerce gencimiz aydınımız gelir. Ellerinde bu ülkenin aydınılık insanlarının kanıyla toprağa düşmüştür bu melek! Maraş'ta bir dağ yamacına çakılıp kalarak, kendine yakışır şekilde.
Ve o pankartı açan gencin arkasında ben varım. Biz varız. Bu ülkenin gerçekten demokrat, laik, ilerici bütün kesimleri var. O yiğit arkadaş evet bizlerin maşasıdır, sesi soluğu olmuştur orada. "Kahpe"likse, bu insanlık utancını hala sahiplenmeyip, bir özür dilemeyenlerin yaptığı olabilir ancak.
Kahrolsun şeriat! Kahrolsun gericilik!
altına imzamı atıyorum

bu ülkede mollalar meydanlarda öldürülmedi hiç...ama nedense hala laikler baskı yapıomuş gibi mazlumu oynuyolar ya...ona kıl oluyorum...çok sinsi ve akıllılar fidel kardeş...
Kayıt: 2006-08-10 (08:28)
Mesaj: 44
sivas ta insanlar vahşice katledilmiştir. bu konuda hemfikiriz de benim anlamadığım niye ucu size dokununca avazınız çıkıncaya kadar bağırıp başka zaman da başınızı emme basma tulumba gibi sallıyorsunuz... bakın bir dava başladı siz yok saysanız da saymasanız da başladı "ERGENEKON"... "DEVLET MİLLET" adına icraat yaptıklarını iddia edip onu bunu kesip biçenler, darbe gönüllüleri, sahte şeyhler peydah edip Anadolu insanının yobaz, gerici olduğunu ileri sürenler, yargıyı arka bahçeleri yapanlar , birçok provokasyonun tetikçileri , yargılanıyor. bu adamlar hakkında ne düşündüğünüzü de yazın anlayalım ne kadar demokrat olduğunuzu ....
kadeh kaldırmayanı çağdaşlıktan nasip almamış gören , içinden çıktığı halkı beğenmeyip analarının başındaki örtüye küfreden , demokratlığı kendi tekeline alan , memleket sevdasını dillerinden düşürmeyerek kendi çıkarları için ayaklar altına almaktan utanmayan, tek tip insan olsun memlekette diyen, irticacı, gerici, yobaz , faşist solculardan mısınız görelim bakalım kimin kaos planlarının altına imzanızı atıyorsunuz.?????
Kayıt: 2009-06-30 (23:56)
Mesaj: 34
samsunlu arkadaşa katılıyorum ve ergenekonun 28 şubatçılar olduğunu bende biliyorum...
ve 28 şubata bende genelkurmay başkanı olsam ben değil muhtıra darbe yapardım...açık ve net söylüyorum...demokrasinin arkasına sığınıp sinsi ve kalleşçe konuşmanın lüzumu yok...28 şubat haklı bir müdahaledir...demokrasi ise baskıcı rejimleri def etmek için vardır...ve her zaman demokrasi dincilere karşı bir koz olmuştur...demokrasi adı altında takiye yapanlara değil...muhsin yazıcıoğlu hakkında da bir şey söyliycem...kardeşlerin ülkesinde kalleşlik yapan bir adamdı...ALLAH yardımcısı olsun,hiç sevmezdim...sevmemde, boşuna konuşmanın lüzumu yok...
Kayıt: 2007-10-20 (01:28)
Mesaj: 162
Haluk Samsunlu konuşmalarında hakaret boyutuna varacak ithamlardan bulunuyorsun. Bunlar birine durup dururken söylenecek sözler değil. Böyle konuşacaksak çok daha ağırlarını da yazabiliriz. Bizler çağdaşlığı örtü düşmanlığına kadeh dostluğuna indirgeyecek kadar ahmak değiliz. Bunlar insanların kişisel işleridir. Kimsenin inancı ya da zevkiyle uğraşmak bizim işimiz değil. Bizler evet içinden çıktığımız halkın yaşam koşullarını beğenmeyiz. Ama bunun hesabını tek tek halkın üyelerinden soramayız. Bu faşistliktir. Bizse alınteriyle çalışan ve çok daha yaşanılır bir ülkede yaşamayı hakeden emekçilerin davasını sürdürüyoruz. Onları bu bilinçte, bu kültürde ve bu kimlikte tutan egemen ideolojiyle kavgalıyız. Onu alaşağı etmeye uğraşıyoruz. Tipik bir akepe medyası okuru gibi saldıracaksan yokum.
Ergenekon adı verilen şeyin, bu ülkede "sonradan demokrat" kesilen bir çok kesim için çok büyük önem taşıdığını biliyoruz. Onlar yeni düzenin yeni kazananları, hem de çok kazananları ve bülbülleri. Rahatsız oldukları unsurların toplum nezdinde bir bir fişlenmesi, ayıplanması onların çok hoşuna gidiyor.
Bize göre Ergenekon, amerikan emperyalizminin, ülkedeki ortakları eliyle düzene yeniden şekil vermesi operasyonudur. Bu bir restorasyondur, tadilattır. Eski düzen "soğuk savaş" koşullarındaydı. O zaman hedef yalnızca "sol"du. Anti-komünist güçler ortaklardı. Kimdi bunlar? Devlet aygıtındaki "koruyucu"lar ve onların aygıt dışından milliyetçi ortakları,yeraltı örgütleri. Şimdiyse böyle bir tehlike(!) henüz olmadığından, görünür gelecekte de olmayacağını düşündüklerinden yeni planlar yapıyorlar. Devrin muhaliflerini alıyorlar. Bunların ideolojileri çok uçlarda bile olsa, aynı amaca hizmet ediyorlarmış, her nasılsa! Ergenekon uzmanları öyle diyor!
Bize göre burada ülkenin karanlık geçmişi yargılanmıyor. Aklanıyor! Sivas'ta gerici güçlerin hiç parmağı yoktu! Gazi katliamı'nda polisin suçu yoktu! Çatlı'nın parmağı yoktu! Rahipleri faşistler öldürmedi! Maraş'ta Çorum'da faşistlerin parmağı yoktu! Hrant Dink de ermeni bir yazar olduğundan öldürülmedi! Bu ülkede aslında şeriat tehlikesi hiç olmadı! Milliyetçi faşistlerin ülkede yaşayan hiçbir etnik azınlıkla sorunu yoktur! Susurluk'ta da aslında öyle büyütüldüğü kadar birşey olmamıştır. Bu ülkedeki silahlı sağ ve sol örgütler hep maşadır. Bizim insanımız devletine isyan etmez. Devletimizin isyan edilecek bir şeyi yoktur ki!
BUNLARIN HEPSİNİ ERGENEKON ADLI BİR DÜNYANIN EN EFSANEVİ, EN ORGANİZE(!), EN MUKTEDİR ÖRGÜTÜ YAPMIŞTIR!
Dedirtmek için halka, ikna etmek için halkı,
Medyaları her gün harıl harıl çalışmakta.
İçinde Muhsin Yazıcıoğlu'nun,Abdullah Çatlı'nın, Sedat Bucak'ın, Mehmet Ağar'ın Tansu Çiller'in ve daha nice halk düşmanlarının olmadığı, ama bunun yerine gazetelerinde yazı yazmak dışında bir işi olmayan pek çok yazarın gazetecinin olduğu bir dava, bizim davamız olamaz. SoL'un aklını bu işe alet edemezler. Edememenin de rahatsızlığını taşıyorlar zaten.