Mesaj Panosu

ALMANYADA OKUMAK ISTEYENLER İCİN!!!
Yeni Konu Aç Cevap Gönder
ALMANYADA OKUMAK ISTEYENLER İCİN!!! 2004-11-03 (09:41)
simsekali
Bay
simsekali
Türkiye, Ankara
Özel Ankara Aziziye Lisesi
Kayıt: 2004-08-23 (20:51)
Mesaj: 188
ARKADASLAR BIR ISTEEN INDIRDIGIM BU SATIRLARI OKUMANIZDA YARAR GORUYORUM!!! HEPSİ BURDA OKUYUN GORUN!

Yıl 2001’in Haziran Ayı. Üniversiteden yeni mezun olmanın biraz sevinç biraz hüznüyle ne yapacağımı bilmemenin kararsızlığı içerisinde düºünüp taºınırken, yapmıº olduğum 3 is baºvurusundan da olumsuz cevaplarla birlikte, yapacağım en mantıklı isin zorunlu askerlik hizmetini yerine getirmek olduğu kararına varmıºtım. Ta ki Almanya’daki yakınlarımın Almanya’da Master eğitimi için her türlü imkanı sağlayacakları konusundaki destek sözünü alana kadar.
Almanya’ya öğrenci olarak gidebilmek için gerekli olan belgeleri toparlayıp, Ankara’daki Almanya Büyükelçiliği önündeki kuyruğa girdiğim anda vermiº olduğum bu kararın nedenli doğru olduğu konusunda düºündüm durdum. Çünkü gerçekten orada düºünecek çok zamanı oluyor insanin. Sadece Konsolosluğun kapısından girebilmek için iki gün sırada beklemiºtim. Bu zaman dilimi içerisinde ayni kaderi paylasan kuyruk çilekeºleri arasında oluºan dostluklarla, sıra için tartıºmalar, kavgalar gözümün önünde hala. Literatürüme yeni bir kavram daha ekleyen siz değerli Federal Almanya yetkililerine sonsuz teºekkürlerimi bir borç biliyorum.
Kuyrukta 55-60 yaslarındaki amcanın, evlilik yoluyla Almanya’ya gitmek için Aile Birleºimi sırasında 25 yas civarında müstakbel Alman esiyle çok komik görüntüler çizen görüntülerini unutamıyorum. Amca Almanca bilmiyor, ithal yengemizin de maalesef Türkçe'si yoktu. Evliliklerini hangi dilde yürütecekleri, devam ediyorsa yürüttükleri bende hala merak konusu! Aradaki bağlantıyı sağlayanın yanlarındaki, amcanın öz oğlu olduğunu hemen fark etmiºtik. Biz ona, sırada önümde bekleyen teyzeyle sağdıç diyorduk. Tabi ki konsolosluğun içerisindeki görevlilerin ºaºkın ve çaresiz bakıºları içerisinde. Oradaki bekleyiº sırasında o zamanın 7000 Mark pesin, 2 yıl olmak üzere ayda 1000 Mark paralık evlilik olduğunu, yani anlaºmanın ºartlarını da öğrenmiº oluyordum.
Buna değer mi ve sıranın uzunluğunun nedeni konusundaki sorulara gelince, yapabileceğim her yorumun hakkımda delil olarak kullanılabileceği korkusuyla içimde sakladım durdum. Ama aklıma dersinde „Savunma Harcamaları“ adi altında okutmuº olduğu makaleden dolayı arkadaºça dost toplantılarında yönetimden Ültimatom aldığını sır olarak öğrendiğim hocam aklıma gelince, en azından denemeye değer bir karar olduğu yani buralardan kaçıp gitme konusunda hala hem fikirdim. Ve artık Almanya daydım. Peki Almanya’da eğitimim sırasında bana destek sözü verenler nerede? Ama bu fikri devam ettirme konusunda sonsuz bir denizde gidip gelmelerim devam ediyor. Ayni zamanda „Simdi senin yerinde olmak isteyen kaç kiºi var:“ cümlesini kırık Türkçe'yle kuran yakınlarımın maddi desteklerini manevi anlamda da desteklercesine, farkında olunmadan bu sonsuz denizde alçalıp yükselen gemi misali her gün kırılan kalbim……
Birde beni, bizleri yani benim gibi Türkiye’den kapağı dıºarı atmıº öğrencileri burada gerçekten üzen üniversite ortamından yeni çıkmıº bireyler olarak Almanca dili konusunda yasamıº olduğumuz problemlerden bir kısmını da , ister istemez burada iletiºim halinde olduğumuz ayni anadile sahip olduğumuz Türkiyeli dostlarımızla yasıyorduk. Anlaºamıyorduk. Sanki ayni dili konuºamıyorduk.
Almanya’ya gelmenin çok kolay ve basit olduğunun, ama esas zorlukların burada barınabilmek, ayakta kalabilmek olduğunun farkına varmıºtım. Yavaº yavaº hayatın zorluklarını hissetmeye baºlıyordum. Tabi ki bu problemler sadece ait olmadığım yerde olmanın sıkıntılarının dıºında, hukuksal anlamdaki problemlerle yeni yeni tanıºmanın baºlangıcıydı. Peki ya geri dönüsü hiç düºünmemiº miydim? Geri dönmek için bavulumu kaç defa toparlamanın ºayisini bilmeden her gün binlerce km gidip gelen hayalimde yaºattığım uçakta, eºyalarımın yer aldığı dolabımda ve bavulumda yeni bir dünya yaratmıºtım kendime! Elde kazanılan bir ºey olmadan dönüsün yıkımını tüm ömrüm boyunca taºıyacak olmam mi kararsız kılıyordu beni? Bu arada artık asker kaçağıydım! Yani Türkiye`ye giriº çıkıº yapma konusunda yaºayabileceğim problemleri biliyordum. Yani girsem çıkamayacağım. Ondan da ilginci simdi çıkmıºım giremiyorum…
Her gün yeni bir ºeyler öğrenmenin heyecanıyla Alman arkadaºlar edinmeye çalıºıyordum. Farklı ülke ve kültürlerden gelen arkadaºlarla, hep beraber kalan ve dolaºan diğer Türkiyeli arkadaºlarımın aksine Almanca'mı geliºtirme fırsatını yakalamıºtım.
Federal Almanya’da eğitim almak isteyen öğrencilerin, diğer Avrupa ülkeleri veya Amerika Birleºik Devletleri’nde öğrenim gören öğrencilerin karsılaºmadıkları birçok problemle karºı karºıya kalmakta olduklarını, çözümü bu ülkelere kaçmakta bulunan diğer üniversite arkadaºlarımızdan Internet aracılığıyla öğreniyordum. Ama nedense karºılıklı olarak bizleri yurtdıºına kaçmaya iten etkenleri tartıºmak yerine, kendi hayatimizi yeniden kurmak için geldiğimiz ülkelerde yasadığımız problemleri, her türlü görüºten olan arkadaºlarla tartıºıp duruyorduk burada. Tartıºmaya devam da ediyoruz.
Acaba bu çözüm yolu hepimizin hem fikir olduğu evlilik yolu muydu? Tarih boyunca birçok akınlarla, bugünlerde ise bir çok yasalarla ve düzenlemelerle aºındırmaya çalıºtığımız Avrupa Birliği kapısının kilit anahtarları artık evliliklerde mi yatıyor du? Bir türlü tarih alamadığımız Avrupa Birliğine, evlilik yollarıyla çoktan üye olduğumuzu burada gördüm ve öğrendim. Bu arada burada tanıºtığım 3 iyi arkadaºımıza Türk usulü Bekarlığa Veda partisi çok eğlenceli geçmiºti. Gerçekten bir oyun gibi. Sağım solum sobe! Peki bu sefer sıra kimde? Bu ay kim bekarlığa veda ediyor yoksa sıra bende miydi?
Ama öncelikle neden diğer bir Avrupa ülkesi veya ABD değil de Almanya. Federal Almanya İstatistik Enstitüsü`nden elde edilen bilgilere göre, halen bu ülkenin üniversitelerinde 32 000 Türk veya Türk kökenli (alman vatandaºlığına gecen Türk) öğrenci bulunmaktadır. Bu sayı içinde Türkiye´den Federal Almanya´ya lisans veya yüksek lisans öğrenimi yapmak üzere gelmiº bulunanların oranı 20-30 % olarak bildirilmekte, ve bu oranın içinde devlet bursu alanların oranı 1-2 % olduğu tahmin edilmektedir. (Federal Yabancıları Sorumlusu: Yabancıların Durumlarına İliºkin Bilgi ve Veriler, 20 .Baskı, ªubat 2002)
Türkiye`den Almanya´yi öğrenim için seçmenin ana sebebi, ailelerimizin veya yakınlarımızın burada yasıyor olmasıdır. Ama Almanya da 4 kuºaktan beri yasayan sadece belli bir dönem için isçi olarak bu ülkeye gelmiº ailelerimizin ve yakınlarımızın hangi bir kanun maddesiyle hala yerleºim hakkına sahip olduklarını bilmemekle beraber, Entegrasyon kavramı çerçevesinde o ülkenin dilini kullanma yeteneğinden yoksun, kendini Alman toplumundan soyutlayarak, Almanya’da küçük İstanbul’u yaratarak Alman vatandaºı olmaları Sosyo-politiğin bir cilvesi mi acaba?
PEKİ NEYDİ BU YAªADIĞIMIZ PROBLEMLER?

Burada yaºanan problemlerin baºında Türkiye ile Almanya arasındaki öğretim sistemlerinin farklı olması sebebi ile Türkiye’den alınan diplomalar tanınmaması gelmektedir. Almanya’ya gelmeden önce oranın eğitim sistemiyle ilgili olarak yapmıº olduğum araºtırmalarda direk Master adi altında bölümlerin olmadığını biliyordum. Burada Türk Üniversitelerinden alınan diplomalar, Alman Üniversitelerinin ilk 4 sömestrine denklikte kabul edilmekte olup bu süreç içerisinde fark dersleri alınarak 5.sömestrden baºlayabileceğimi tahmin ediyordum. Yapmıº olduğum baºvurular sonucunda ikinci sömestrden baºlayabileceğimle ilgili belge elime ulaºtığında, Almanya büyüsü yavaº yavaº bozulmaya mi baºlamıºtı? Denklik için ilgili Profesörlerle yapmıº olduğum görüºmelerde, yeminli tercüman tarafından çevrilmiº ve Noter tasdikli belgelerimle beraber özellikle orijinal diplomamın kabartmasının Hoca tarafından büyüteçle iyice kontrol edilmesi karsılaºmıº olduğum en ilginç olaylardan biriydi. Baºlangıçta olaya bir anlam verememekle beraber, ardından sahte diplomalarla üniversitelere baºvuru yapan, benimle ayni ülkeden gelmiº sahtekarlarla ayni kefeye koyulmak zorunda olduğumu ilgili profesörden öğreniyordum. Neyse en azından diplomamız sağlam çıktı diyerek gönül rahatlığıyla çıkmıºtım odadan.
Eğitimime yeniden baºlamayı tercih ederek 1.sömestrden Bilgisayar Mühendisliği(İnformatik) bölümüne baºladım. Birbirleriyle çok ilgili iki bölüm! Türkiye’de Jeoloji Mühendisliğini bitiren arkadaºımın denklik alamaması dolayısıyla Tıp okumaya baºlaması gibi. Türkiye’den alınan diplomaların tanınması ve denklik konusunda tüm öğrenciler yaºamıº oldukları deneyimleri sonucunda bu durumu iyice bilmelerine öğrenmelerine rağmen, bu konuda uzman olması gereken Türk Konsolosluklarının Eğitim Ataºeliklerinin bu konuda bilgi sahibi olmayı bırakın bilgi edinebilme yetisine sahip olmaması üzücü. Daha da traji komiği Almanya’da yaºamasına rağmen ne yazık ki ahbap çavuº iliºkisiyle atanmıº olması ihtimaliyle, kendi günlük ihtiyaçlarını karºılayacak Almanca bilgisine sahip olmaması ayrı bir tartıºma konusuydu. Aslında Almanca bilgisinin nedenli büyük bir rol oynadığına, bu konunun Almanya’da yasayan 1.ve 2 nesil Türkiyeliler arasında ne denli büyük bir problem olduğuna, Almanya’ya geliºimin 8.ayında, Yabancılar Polisi’nde 20 yıldan beri Almanya’da isçi olarak yasayan bir bayana tercümanlık yaparak yaºadım. Yapmıº olduğum tercümanlık Almanca dilini süper bir ºekilde konuºmamdan değil, ilgili görevlilerin benden yardim ricası üzerine olmuºtu. Bu da Almanca konusundaki ilk olumlu deneyimim ve memurdan hayretler içerisinde ilk aferin alıºım olmuºtu. Tüm bu olaylar olurken Türk kökenli hastalarıyla Almanya’da Almanca kontak kuramayan Alman Doktorun Türkce'yi çok güzel bir ºekilde öğrenmesi ve hastalarla direk Türkçe anlaºması nedenli bir mentalite farklılığımız olduğunun en basit göstergesiydi. Önümüzdeki yıllarda Federal Almanya Devletinin ikinci resmi dillinin Türkçe olarak kabul edilmesi konusunda çalıºmaların baºlayabileceğini düºünmemek elde değil.
Almanya`da Eğitim sistemine göre „Diploma“ öğrenimi yapılmaktadır. Bu öğrenimden sonra alınan diploma, denklik yönetmeliklerine göre Türkiye’de yüksek lisans olarak geçerli olmaktadır. Federal Almanya’da diploma öğreniminden sonra direk olarak doktoraya baºlanabilir. İlk defa 2001 yılı kıº Sömestrinden itibaren bazı özel Üniversitelerde Master öğrenimine baºlandı. Fakat bu imkan seçilmiº öğrencilere burs karºılığı, yada paralı olarak verilmektedir. Sömestr baºına yaklaºık 7500 euro olup kabul edilen öğrenci sayısı kısıtlıdır. Ayrıca öğrencilerin büyük kısmı Türkiye Cumhuriyeti Milli Eğitim Bakanlığı´ndan devlet bursu almadan kendi imkanları ile Almanya´ya gelmektedir. Kendi imkanlarından daha çok Almanya’da yasayan yakınlarının yıllar sonra yüzüne vurulacak maddi yardımlarıyla desek daha doğru olacaktır. Ama emin olunki bu yakınları tarafından yapılan maddi yardımlar bu öğrencinin sadece Türkiye’den Almanya’ya gelene kadar gerekli olan yol masrafı, gerekli evrakların temini konusundan baºka bir ºey değildir. Çünkü diğer Avrupa ülkelerinde ve ABD`de eğitim alan öğrencilerin profiline bakınca Türkiye’den yüksek gelirli diyebileceğimiz tüm masrafları aileleri tarafından karºılanırken, Almanya’daki öğrencilerin çoğu eğitimleri sırasında sinirli halde çalıºma izinleri bulunmalarına rağmen akil almayacak islerde çalıºıp, kendi masraflarını karºılamakla birlikte, kendileri Türkiye’deki orta halli ailelerine maddi anlamda yardımcı olmaya çalıºmaktadırlar.
Öte yandan birçok öğrenci Türkiye’de mezun ve diplomaya sahip olunduğu için, Almanya´nin öğrenci bursları ile ilgili mevzuatına göre, bu ülkenin verdiği öğrenci bursundan yararlanamama hakkına sahip değildir. Türkiye’den alınan Diplomaların tanıtılması söz konusu olduğunda; Türkiye’deki öğrenim göz önüne alınmamakta, buna karºın burs için müracaat ettiğinizde “ sizin Türkiye´den diplomanız var burs almaya hakkiniz yoktur” denilmektedir. Bütün bunlar kendi geçimlerini sağlamak için çalıºma izinleri olmayan öğrencilerin olumsuz ºartlarda çalıºmamıºa ve öğrenimlerinin aksamasına neden olmaktadır.(Almanya Türk Öğrenci Dernekler Birliği, Basın Bildirileri&Presse;Kasim2003)

Öğrenimin uzamasının diğer bir nedeni ise Alman makamlarının oturma iznini uzatma konusundaki kati tutumudur.Türkiye’den Almanya’ya eğitim amaçlı gelen öğrencilerin oturum izni dolayısıyla Yabancılar polisiyle haºır nesir olacağı kaçınılmazdır. Almanya sınırlarına adim atmakla beraber yabancı kökenli öğrencinin 18 ay içerisinde ilgili dil kursu sınavını baºarması ve direk olarak üniversite eğitimine baºlaması gerekmektedir. Bu zaman dilimi içerisinde dil sınavını veremeyen öğrencilerin oturumu uzatılmamakta, Almanya maceralarına son verilmektedir. Almanya’ya eğitim amaçlı gelmek isteyen öğrencilerin gerekli yabancı dil konusunda gelmeden önce en azından temel nitelikteki almanca bilgisine sahip olması büyük bir avantaj sağlayacaktır. En azından dil sınavını baºarma konusunda zaman problemi olmayacağı gibi, buradaki yüksek dil kursu ücretlerinden kurtulmuº olacaktır. Burada bizler Federal Alman makamlarından vize alma cabası içindeyken, kendi Türk makamlarımızın bizlere, pasaport uzatılmasında türlü sorunlar çıkarması anlaºılamamakla birlikte, Türk iyeden gelirken pasaportların 5 yıllık yapılmasını en mantıklı ve akilli davranıº olarak görüyorum. Bu gibi bürokratik iºlemler ister istemez, öğrenimini sürdüren öğrencilerin,akademisyenlerin konsantrasyonunu azaltmaktadır. Bir düºünün sınava bir hafta kala Türkiye Cumhuriyeti Milli Eğitim Bakanlığından gelen bir yazı ile askerliğinin sevk tehirinin yapılamayacağını öğrenen bir öğrencinin psikolojik durumunu. Acaba bu koºullar altında kaç öğrenci sağlıklı bir ºekilde sınavını yazabilir. Biz burada alman makamlarından yeterince engel gören öğrenciler, hiç olmazsa kendi makamlarımızdan destek görmelidirler. Almanya´daki Türkiye Cumhuriyeti Konsoloslukları´nın bildiği üzere burada öğrenim, bölümlere göre 5 ½ ile 7 yıl sürmektedir. Bunun üzerine 1 yıl süren Almanca kursu ilave edildiğinde, yüksek lisansı ancak (hiç bir problem olmaması ºartıyla) 8 yılda bitirmek mümkün olmaktadır. Burada tanıtılabilecek dersler en iyi durumda 1 ½ yıla denk tutulacak olursa, 22-24 yasında Türkiye´den buraya gelen bir öğrencinin burada yüksek lisansı bitirmesi, en iyi durumda 27-30 yasları arasında gerçekleºmektedir. Bu durum; gerek pasaport uzatmada gerekse askerliğin ertelenmesinde bizleri zor duruma düºürmektedir. Bunlardan kaynaklanan sıkıntılardan ötürü öğrenimdeki verimlilik azalmaktadır. Pasaportlarımızın süresi uzatılmamakta ve öğrenciliklerimiz iptal edilerek dosyalarımız kapatılmaktadır. 5-6 yıllık emeğin boºa çıkması demek olan bu durum düºünülemez. Bu ayni zamanda öğrencilerin geleceğe yönelik bütün yaºamlarını olumsuz yönde etkilediği gibi, ülkemizin ihtiyacı olan ama ülkemiz içinde kullanılamayan eğitilmiº insan gücünün yurtdıºında da heba olması anlamına gelmektedir.( Almanya Türk Öğrenci Dernekler Birliği, Basın Bildirileri & Presse;Kasım 2003)
Aslında duygusal anlamda yetiºtirilme tarzının veya Çukurova topraklarının ve Akdeniz ikliminin bizlere yansıttığı bir duygu selinin özelliklerini yasamamak elde değil buralarda. Ama aslında en üzücü olacak ºey buradaki yasadığımız sıkıntıları, belki de bu yazıyı bilip üzülecek anne yüreğinin hasreti.
Tüm bu sıkıntıların yanında, yeni bir kültürle tanıºmanın ve kültürle kaynaºmanın en önemli unsuru olan yeni bir yabancı dili öğrenmenin, özellikle her gün artan kelime dağarcığınla kendi islerini yapabilmenin sevinci insana ayrı bir motivasyon ve moral sağlıyor.
Bazı iyi dostlarda edinmedik değil buralarda
Adi: Gökhan TOK
ODTU İsletme Mezunu: Mercedes fabrikasında gece 22-04 arası çalıºtığımız Makine temizleme isinde tanıºmıºtık. Amacı Master yapmaktı. Evlendi.

Adi: Hakan ERDEM
Ankara SBF Kamu Yönetimi Mezunu: Gece yollardaki kar temizleme isinde çalıºmıºtık. Benim gibi tekrar geri dönme cesaretini kendinde bulamayanlardan.
Adi: Mehmet KARADAG
İstanbul Teknik Üniversitesi Makine Mühendisi Mezunu: Simdi çok güzel döner kesiyor. Beraber dönercide çalıºıyoruz. Ha bu arada birimiz 1,5 alacağımızı Türk kökenli patronumuzdan alamıyoruz.
Adi: İsmail Bülent Yavuz
ODTU Fizik Mezunu: Doktora için Almanya’ya gelmiºti. Bir festivalde beraber güvenlik görevlisi olarak çalıºırken tanıºmıºtık. Kendini bilime adayanlardandı. Ama o artık …
Adi: Selman Eskiocak
Mersin Üniversitesi Sosyoloji Mezunu: Doğum gününde çalıºmanın ve domuz eti kesmenin ezikliğini hala her sohbet ortamında ezilerek anlatmanın burukluğunu yaºıyor.
Adi: Ahmet Kocatepe
Ankara Üniversitesi Psikoloji Mezunu: Simdi her hafta psikologa terapiye gidiyor.
Ve daha sayabileceğim ve burada isimlerini yazabilmem için izinlerini alamadığım bir çok dostlarım var. Ama hepimizin ortak problemi ülkemize geri döndüğümüzde ne yapacağımızı bilmemek. Gerekli iº olanaklarının sınırlı oluºu. Ülkemizde mutlu olamayan insanların, yurt dıºında ne denli problemlerle uğraºtığının ve burada yapmıº oldukları islerle içlerinde bulundukları psikolojileri tahmin edeceğinizi umuyorum.
Almanya'ya eğitim amacıyla gelecek arkadaºlarımın bunun uzun ve zahmetli bir yol olduğunu, kendilerini psikolojik olarak hazırlamaları gerektiğini söyleyerek yazımı bitirmek istiyorum.

HAZIRLAYAN : simsekali2@mynet.com msn:simsekali1@hotmail.com
2006-11-22 (14:56)
narinoglu
Bay
narinoglu
Türkiye, İzmir
Kayıt: 2006-11-08 (10:32)
Mesaj: 42
kardesım bızlerı bılgılendırdıgın ıcın sagolasın
2006-11-27 (16:31)
Kayıt: 2006-08-23 (15:43)
Mesaj: 6
almanya ya gidebileceğim halde gitmemiştim zamanında.sonradan pişman olmuştum.hemde cok.şimdi bu yazıyı okuyunca kendimi tuhaf hissettim.türü farklı olsada okumuşlar olarak bizlerde burda acı cekiyoruz.hakettiğimiz parayıda muameleyide görmüyoruz.yazı için teşekkür ederim.
Ücretsiz Kayıt Ol