Dost ve dostluk dediğimiz çokluk ruhlarımızın beraber olmasını sağlayan bir rastlantı ya da zorunlulukla edindiğimiz ilintiler, yakınlıklardır. Benim anlattığım dostlukta ruhlar o kadar derinden uyuşmuş, karışmış kaynaşmıştır ki onları birleştiren dikişi silip süpürmüş ve artık bulamaz olmuşlardır. Onu niçin sevdiğimi bana söyletmek isterlerse bunu ancak şu şekilde anlatabilirim sanıyorum: Çünkü o, o idi; ben de bendim.
Ruhlarımız o kadar sıkı bir birliktelikle yürüdü, birbirini o kadar coşkun bir sevgiyle seyretti ve en gizli yanlarına kadar birbirine o kadar açıldılar ki ben onun ruhunu benimki kadar tanımakla kalmıyor, kendimden çok ona güvenecek hale geliyordum.
Öteki sıradan dostlukları buna benzetmeye kalkışmayın: Onları, hem de en iyilerini ben de herkes kadar bilirim. O dostluklarda insanın eli dizginde, yürümesi gerekir. Aradaki bağ, güvensizliğe hiç yer vermeyecek kadar düğümlenmiş değildir. Chilon dermiş ki: “Onu (dostunuzu), bir gün kendisinden nefret edecekmiş gibi sevin; ondan, bir gün kendisini sevecekmiş gibi nefret edin.” Benim anlattığım yüksek ve yalın dostluk için hiç yerinde olmayan bu davranış, öteki dostluklara uyabilir. Bunu için, Aristoteles’in sık sık tekrarladığı şu sözü de kullanabiliriz: “Ey dostlarım, dünyada dost yoktur...”
Onsuz yorgun ve bezgin sürüklenip gidiyorum. Tattığım zevkler bile, beni avutacak yerde ölümünün acısını daha fazla arttırıyor. Biz her şeyde birbirimizin yarısı idik; şimdi ben onun payını çalar gibi oluyorum.
Nec fas esse ulla me voluptate hic frui
Decrevi, tantisper dum ille abest meus particeps
(Terentius)
Onunla her şeyi paylaşmak zevkinden mahrum kalınca
Hiçbir zevki tatmamaya karar verdim.
Her işte onun yarısı, ikinci yarısı olmaya o kadar alışmıştım kişimdi artık yarım bir varlık gibiyim.
İllam meae si partem animae tulit
Maturior vis, quid moror altera,
Nec charus aeque, nec superstes
Integer? İlle dies utramque
Duxit ruinam
(Horatius)
Mademki zamansız bir ölüm seni, ruhumun yarısı olan seni alıp götürdü, yeryüzünde varlığımın yarısından, en aziz parçasından yoksun yaşamakta ne anlam var? O gün ikimiz birden öldük.
Ne yapsam, ne düşünsem onun eksikliğini duyuyorum. O da benim için elbette aynı şeyi duyardı. Çünkü o, diğer bütün değerlerinde olduğu gibi dostluk duygusunda da benden kat kat üstündü.
Kitap I Bölüm XXVIII
Dostluk
Montaigne'den dostluk üzerine bir deneme...
Aradığın bilgileri bulamadın mı? Sorularını Mesaj Panosuna yaz!
Yardımsever Turkstudent topluluğundan kısa sürede cevap alacaksın ;-)
» Mesaj Panosuna geçmek için tıkla!
Yardımsever Turkstudent topluluğundan kısa sürede cevap alacaksın ;-)
» Mesaj Panosuna geçmek için tıkla!
- tellere konan kuşlar neden çarpılmazlar? (ilginç) :)
- Serbest Kürsü II
- yeteeeeeeeeer!!!
- ts forumu bi kamyon olsaydı arkasına ne yazardınızzz????
- WORK AND TRAVEL HAKKINDA BİLGİ İSTİYORUM
- gel buraya...
- Yeni Üyeler!! Hoşgeldiniz!!
- 3 Çocuk Yapmak
- 2 temmuz sivas içiniz rahat mı...
- İlginç bir röportaj okumanızı tavsiye ederim


