Şu günlerde bir çok insan, “sorun” olarak gördükleri olayların altında eziliyor. Bu insanlar zamanların büyük kısmını Psikiatrist ve psikolog yolunda harcıyor.
Sadece bu yollarda harcasalar iyi… Büyük bir kısmı da falcılara ve medyumlara koşuyor. Bir üniversitenin etrafında “falcı” bürolarının açıldığına şahit oldum. Merakımdan bu falcılarla konuşmaya gittiğimde Üniversite öğrencilerinin para karşılığında fal baktırdıklarına şahit oldum ve dehşete düştüm.Gençlerimiz bir taraftan anti-depresan ve çeşitli sakinleştirici ilaç kullanırken, diğer taraftan yetkisiz ve sorumsuz kişilerden medet umuyor. Gerçekten Türkiye nereye gidiyor?
Bu sebeple, “sorun” olarak gördüğümüz olaylara yeniden bakmamızda fayda var. Gerçekten sorun nedir? “Sorun” olarak gördüğümüz olaylar gerçekten sorun mu?
Hayatta hepimizin öğrenmesi gereken dersler vardır. Ders, çözülmesi gereken sorunlarla karşı karşıya kaldığımız zaman öğrendiğimiz şeylerdir. Demek ki, sorun yoksa , öğrenilecek önemli bir şey de yoktur. Her insanın dünyada alması gereken ve başkalarınkinden farklı ve kendine ait dersler vardır. Bu dersler, biz onları öğrenene kadar tekrar tekrar yaşanır.
Çoğu zaman aynı dersler gelip bizi buluyor. Bu olayların karşısında biz ya kötü kaderden şikayetçi oluyoruz, ya da şanssızlıktan… Oysa bu olaylar, ne tesadüf ne de ceza… Onlar bizim öğretmenlerimiz. Bunu iyi anlamak lazım.
Bu olaylardan veya öğretmenlerden kurtulmak istiyorsak, gerekli dersi almamız ve bakış açımızı değiştirmemiz gerekir. Aksi takdirde bu durumlardan ne kadar kurtulmaya çalışırsak çalışalım, eninde sonunda gelip bizi bulacaklardır. Ders almadığımız zaman, o dersi bize öğreten öğretmenleri her zaman kendimize doğru çekeriz. Karşılaştığımız olay acı verici olsa da, içimizdeki bir güç bizi sürekli olarak o acı verici olaylara doğru sürükler.
Boşanmış insanların birinci eşine benzer insanlarla yeniden evlendiklerine ve aynı sorunları yaşadıklarına defalarca şahit olmuş bir avukatım. Bu insanlar evliliğe ve eşine bakış açısına değiştirmiş olsalar mutlu bir yuva kurup sürdürebilecekler. Yaşadıkları tatsız olayların sebeplerini kendilerinde değil eşlerinde arıyorlar. Gerekli dersi almıyorlar ve aynı olayları tekrar yaşıyorlar. Ders alıncaya kadar da yaşayacaklar…
Esas olan, gelişmek, olgunlaşmak ve bilgeliğe doğru yolculuk yapmaktır. Acı veren veya sorun olarak algıladığımız olaylar, sadece birer araçtır. Her olaydan almamız gereken dersler vardır. Karşımıza çıkan her olayı iyi gözlemlemeli, iyi algılamalı, iyi anlamalı, iyi yorumlamalı ve bize verdiği dersin ne olduğunu net bir şekilde gün ışığına çıkarmalıyız. Bu olayı sorun olarak görüp şikayetçi olmak çözüm değildir. Bu olaylar bize ceza olsun diye ortaya çıkmıyor. Bunlar bizim için öğrenme fırsatıdır.
Önemli olan olaylar değil, olayları algılama, anlama, yorumlama ve değerlendirme şeklimizdir. Her olayın ardından kendimize Bu olay bana neyi öğretti? sorusunu sormak zorundayız.
Demek ki sorun olarak gördüğümüz olaylar ve insanlar, bizi düşündürüyor, kamçılıyor, yeni bir şeyler öğretiyor ve bizi uyanışa sevk ediyor. O halde hayatımızda karşılaştığımız olayları sorun olarak görmekten ziyade, bir öğrenme fırsatı olarak görmemizde fayda vardır. Gelişmiş olgun bilge insanların anlayışı böyledir. Gelişmemiş, olayların farkına varmamış ve bilinçlenme sürecine girmemiş insanlar, başkalarına ve olaylara ya şükreder ya da küfreder. Bilinçlenme yolculuğundaki insan ise bir ömür boyu uyanık kalma ve farkında olma halini sürdürmek için önüne çıkan bütün fırsatlardan istifade eder.
Bu önemli konunun ayrıntılarına girmeyi daha sonra ki yazılarımıza bırakarak, bu çalışmamızı, çeşitli kaynaklardan alınmış çok önemli sözlerle bitirelim. Bu sözlerden yola çıkarak konuyu genişletmek mümkündür. Aslında bu ifadeler sorun olarak gördüklerimize nasıl yaklaşmamız gerektiğini, yanlış anlamaya fırsat vermeyecek şekilde, açık olarak gözler önüne seriyor.
Her güçlük içinde aynı büyüklükte veya daha büyük bir faydanın tohumunu barındırır.
Napoleon Hill
İnsan büyüklüğünü bir uca giderek değil, her iki uca da dokunarak gösterir.
Pascal
Derman arar idim derdime,
Derdim bana derman imiş.
Niyazi Mısri
Her sorun bir kılıç gibidir. Bıçağından tutarsanız elinizi keser, sapından tutarsanız size hizmet eder.
B. Russel
Yaklaşım, geçmişten, eğitimden, paradan, şartlardan, yenilgilerden, başarılardan ve diğer insanların yaptıklarından önemlidir. İnanıyorum ki hayat % 10 başımıza gelenlerden, % 90’ da başımıza gelenlere gösterdiğimiz tepkilerden oluşuyor.
Charles Swindoll
Sorunlarla karışlaşan kimse, sorunların kaynağını dışarıda değil, kendinde aramalıdır.
Zülfikar Özkan
Beni öldürmeyen şey, beni daha da güçlü kılar.
Nietzsche
Fırsatlara kapını aç. Çevrenizdeki herkes ve her şey öğretmeninizdir. Olumlu düşünce üretir, olumsuz düşünce sekte vurur, yıkar.
Og Mondino
Acı duymadan bilinçli olmak mümkün değildir.
Carl Jung
Sorun dediklerimiz gerçekten sorun mu?
Dr. Özkan bu yazısında sorunlarımızın gerçek kaynağını irdeliyor...
Aradığın bilgileri bulamadın mı? Sorularını Mesaj Panosuna yaz!
Yardımsever Turkstudent topluluğundan kısa sürede cevap alacaksın ;-)
» Mesaj Panosuna geçmek için tıkla!
Yardımsever Turkstudent topluluğundan kısa sürede cevap alacaksın ;-)
» Mesaj Panosuna geçmek için tıkla!
- doğuş üniversitesi hakkında bilgi..
- yaz okundaki arkadasların platformu
- aşk
- Almanya'da universite okuyabilmek için A'dan Z'ye bilgi ala…
- kırgızistan hakkında
- Acil Yardim isteyenler buraya lütfen!!..
- afyonu tercih edeckler buraya:)
- 2008-2009 DAU HARÇ
- sözel2den toplam 301 aldım
- HACETTEPE ALMANCA HAZIRLIK ATLAMA SINAVI


