Sonra sen geldin

Gerçek dostluk üzerine... "Sonra sen geldin, Üstelik Aşk da değildin"... Yazan; Esra Güzelipek
Sonra Sen Geldin

Bu hikaye senin için!

'Anlamak' kelimesini sözlüklerden çıkartıp elimle dokunacağım kadar somut hale getirdiğin ve yüreğime yerleştirmeme yardım ettiğin için...

'Anlamak' ve 'anlaşılmanın' en güzel denilen sevişmeleri kıskandırdığını bildiğin ve bana da öğrettiğin için... Durum ne olursa olsun, dilinde bu kadar güzel bir 'özgürlük' şarkısıyla yaşayabildiğin için... Senin için...

.....................

Bu, insanın içinde yaşatıp zamanla sevdiği ve kendisine çok acı verse de, neredeyse bedenine bir organ gibi eklediği, hüzün doğuran tüm uzun soluklu duyguları yerle bir eden, kısacık bir hikayedir!


Sonra sen geldin.

Yaşayıp gidiyordum... 'Yaşayıp gitmek!' Ne saçma! Bu fiili nedense, hayatımızın sıkıcı olduğunu, bir günün diğerinden farklı geçmediğini düşündüğümüzde kullanırız. Oysa tam tersi olması gerekmez mi? 'Yaşamak ve gitmek...' Yaşıyorum, gidiyorum, yol alıyorum. O halde şöyle demeliyim: "Yaşıyordum ama gitmiyordum." veya "Gidiyordum akıp zaman içinde, kaybolmuş vaziyette, ancak yaşamıyordum."

Bir aşk hikayesine boyanmıştı bütün mevsimlerim
Tuhaflığı yoktu yazın kazak giyip de
Kışın denize girişimin
Kazağımda da aşk kokusu vardı
Acıma dokunan ve
Nasıl kokacağını şaşıran
Yosunlarda da

Sonra sen geldin.

“Hadi gel, hayatı anlayalım ve anlatalım." dedin. Çok konuştuk bu konuda, çok... Hem her duygunun tarifini almak istedin hem de hepsi hakkında, bildiğin ne varsa bana vermek. Seninle konuştukça, kendime dair son derece basit ama yine de hiç üzerinde durmadığım bir şeyler olduğunu görmek beni nasıl da şaşırtıyordu.
'Acı' konusunda çok konakladık...

Kanattıkça beni böyle acı
Ve sohbetler yetmeyince nefes almaya
Ağlardım
Yaralarımdan şiir yapardım

Acı bir annedir, durmadan hüzün doğuran. Ahh, ben o hüzünlerle boğuşmak, azıcık nefes alabilmek için kaç kitap okudum, kaç film izledim, kaç hayat belledim, bir bilseniz.

Yooo! Dostlarıma haksızlık edemem şimdi. Turuncuya boyalı güney akşamlarından, fesleğen kokulu batı ikindilerinden, kuzeyin gri sabahlarına kadar kaç sohbet vardır yüreğimde daima saklayacağım. Ahh, benim kelimelerle beyinlerinde tepindiğim dostlarım... Nasıl da isterlerdi gözlerimden yanaklarıma dökemediğim gülüşleri görmeyi. Bence, dostlar daima 'gülmek' ve 'gülümsemek' arasındaki farkı bilirler, bu nedenle onlara arkadaş değil de 'dost' deriz zaten. Her sohbette yüreğimi yatırıp masaya, son derece dikkatli ve zarif hareketlerle, acı ve hüzün doğuran parçalarıma ulaşır, üzerini örterlerdi. İyi hissederdim bir süre. Apartmanların üzerinde uçuşan martıları fark ederdim en azından. Ancak sonra yine hüzün... Yüzsüz hüzün...

Baktığım yerlerde gözlerim
Bazen öyle uzun kalırdı
İnanmazsınız ama
Baktığım yerler sıkılırdı

Sonra sen geldin.

Geldin ve: “Hele şu yükünün birazını bana ver.” dedin. Şaşırdım çünkü görünüşe göre senin yükünün benimkinden fazlası vardı ama eksiği yoktu. Sen anlatırken fark ettim ki içinde bir yerlerde bu yüklerle başa çıkmak için özel eğitimli bir parçan vardı. Bu parça, yükün niteliğini ya da niceliğini, yürekte en hafif duracak hale getirebiliyordu gerçekten.

Konuşurken bir yandan da yüreğimin en tozlanmış ve uzun süredir de yanına hiç uğranmamış parçasını koydun masaya. “Bak,” dedin "bunlar hayat dostu parçalar . Şimdi bunları öyle güzel temizleyeceğiz ki bir daha canın içindeki parçalara dokunmak istediğinde ve hüzne giderken, bunların ışıltısına takılacaksın. Takılacaksın ki hüzün doğuran acı parçaları koyuvereceksin yerinde tozlanmaya. Böylece de zamanla ağırlıkları, olması gerektiği kadar olacak. Oysa sen ha bire parlatıp parlatıp durmadan onlara bakıyordun önceden ve bu da onları olduğundan ağır hale getiriyordu. Oysa tam tersini de yapabiliriz hepimiz. Işıldayan parça daima daha ağırdır. Gel, hayat dostu parçaları ışıldatalım durmadan.”

Sen geldin
Kelimelerini şekere batırarak
Sen geldin
Baktığın yerlerde çiçekler bırakarak

Acıya ve hüzne gereğinden çok yüz vermemeli insan. Ben artık hüznü içimde şişmanlatmamayı, başarıyorum galiba. Geçen gün ne gördüm dersiniz? Meğer ne kadar yakışıyormuş martılar denizin üzerine! Hikaye bu kadar...

Merak edeceksiniz belki, bu değişiklikleri sağlayan dostum kimdi? Diyelim ki, kırk yaşını geçmiş veya otuzuna gelmemiş bir adamdı, seksen yaşında bir ihtiyar, hep otuzunda yaşayan bir kadındı ya da dört yaşında bir çocuk; hem hepsiydi, hem hiçbiri değildi. Ne fark eder ki? Bir can’dı.

Canımın içi değil
İçimin canı olup da
Sen
Geldin
Üstelik
Aşk da
Değildin
..............................

Hoş geldin


Esra Güzelipek

Son güncelleme: 2004-10-09

Aradığın bilgileri bulamadın mı? Sorularını Mesaj Panosuna yaz!
Yardımsever Turkstudent topluluğundan kısa sürede cevap alacaksın ;-)
» Mesaj Panosuna geçmek için tıkla!
Özel Bir Gün
Yaşamak Şakaya Gelmez
Olgunluk
Değer Bilmek
İradenin Gücü
Mutluluğun Sırrı
Sizi Biri Arıyor
İyi ve Kötü
Türk İnsanı
Niçin Yazmaya Karar Verdim?
New York'ta Bir Bahar Günü
Haz ve Izdırap
İnsan Sevmeli Hem de Doyasıya
Bırakın Işığınız Yayılsın
Duracaksın
Başarı Yolu
Hayatı unutma
AŞK TAHMİN RAPORU...
Sonra sen geldin
Hayatımı Yeniden Yaşayabilseydim Eğer
Gerçek Dostluk
Sevgi Sofrası
Unutma, senden bir tane daha yok bu dünyada!
Bir Güvercin Öyküsü
Kelebek Öpücükler
Cennet
Arkadaşlık üzerine
Hayatın En Güzel Yanları
Anladım
Bir Vietnam Hikayesi
Dostluk
Mutluluk
En uzak mesafe neresidir?
Dostluklar
Keşke
Küçük İtfaiyeci
Sarımsak Tarlası
Erkeklerin kadınlar hakkında bilmedikleri 10 şey
Dünyada 3 Tür Sevgi Vardır...
Evli Bir Çiftin Diyaloğundan Kesitler
Aşkta alışkanlık mutlu ediyor!
Affetmek şifa getiriyor
Kadınlar ne ister erkekler ne ister?
Kız arkadaşlarını unutma...
Erkeklerin Düsüncelerini Okuma Klavuzu
Kızlar maço+light erkek istiyor
Burçlara göre erkekler
Kadınlar Hakkında Erkeklerin Bilmediği 10 Şey
Talih Her Zaman Gülmez...
Güllerin de Ağladığı Bir Zaman Vardır
İyi Oldu Gelmediğin
Mektup
AŞK Bir Fırsattır
Papatya Tarlası
Hazan Mevsiminde Aşk
Aşk Nedir?
Aşkta Yarın Yoktur Sevgili
Yaşam İçin 13 Satır
Dostluk
Eğer...
Aşk Sözleri
Özlemek
Pia'nın Peşinde
Bir Sevgi İletisi
Seni Seviyorum!
Sen
Sahibini Arayan Mektuplar
Alışmak Korkusu...
Güneşin Olsun Gönlünde
Gerçek Sevgi Denen Şey Bu Muydu?
Beğenmek mi yoksa Sevmek mi?
Sen Uzaklarda Olamazsın
Gerçek Sevgi
Sevgiyi yaşayanlar...
Sen Unutulmayansın
Bırakıp da Gidene
Dolunay
Çiçek ile Suyun Hikayesi
Artık Çok Geç
Dost
Tuzlu Kahve
Hangi Güç
Hediye
İster misin?
Sevgiler Paylaşıldıkça Artar!
Aşk Üzerine Değişik Bir Yaklaşım
Bir Liseli Silueti
Kaç Kişi Böyle Sevebilir?
Bir evlilik ne zaman sona erer...
Günü Yaşayın!
Bir Kalıp Taze Peynirin Getirdikleri...
Sanır mısın bırakırım seni?
Hayatı ıskalamaya lüksün yok senin!